Bu haftaki yazımı okuduğum bir internet sayfasından alıntıladım. Bu yazıyı beğenerek okudum ve sizlerle de paylaşmak istedim.
Burada bizim meselemiz şudur: Bütün anlatacaklarımın özü, Allah’ın rahmetine erişmek ve Allah’ın rahmetinden mahrum olmamaktır. Ne yaptığımız takdirde Allah (cc) Ramazan'ı bizim için hayra çevirir de şerden bizi muhafaza eder?
Konuşacaklarımı iki parçaya ayıracağım:
1- Ramazan gelmeden 3-4 gün önce, müslümanın içerisinde olması gereken bazı âdaplar var.
2- Ramazan'dan daha iyi faydalanabilmek için nelere dikkat etmeliyiz?
İlk olarak ;
Ramazan gelmeden önce müslümanın sevinç içerisinde olması gerekir. Sevinçle, sanki çok özlediği, çok sevdiği ve uzun zaman ayrı kaldığı, hasret kaldığı bir şeyi karşılıyormuş gibi, onu bekliyormuş gibi sevinç içerisinde olması gerekir.
Niye?
Çünkü bizim Peygamberimiz (sav) böyleydi!
Sahabe diyor ki Peygamber (sav) için:
"Ramazan geldiğinde Peygamber sevinir, müjdelenir ve ashabını da şöyle müjdeledi, derdi ki;
"Size Ramazan ayı geldi, bu ay mübarek bir aydır." diye.
Başka bir sahabe diyor ki; "Peygamber (sav) semada hilali gördüğü zaman sevinir ve Allah’a şu şekilde dua ederdi:
"Allah’ım emniyet ve eman içerisinde, o hilali bizim üzerimize doğur,
selamet ve İslam içerisinde o hilali bizim üzerimize doğur,
ve Allah'ım sevip razı olduğun şeylere bizi bu Ramazan ayında muvaffak kıl." diye. Peygamber (sav) Allah’a (ac) bu şekilde dua ederdi.
Peki Peygamber (sav) niye seviniyor? Yani müslüman niye sevinir?
Çünkü Ramazan'da elde edeceği hayırları, bereketleri düşünür ve bundan dolayı müslüman sevinir.
Yani Ramazan'da ne vardır?
Ramazan'da Allah’ın rahmeti vardır,
Ramazanda Allah’ın sevmesi,
Allah'ın razı olması,
Kişiyi cennetle müjdelemesi,
Meleklerin merhamet ve sekînetle insanı kuşatması...
Ramazan'da bunlar vardır. Müslümanın bunları düşünerekten ramazanı bir sevinç içerisinde beklemesi gerekir.
Bedbaht olan insan kimdir?
"Ramazan bu yıl yine yaz ayına denk geldi, on altı saat oruç tutacağız, akşam karpuz yersek veya üzüm yersek susamayız, şu saate kadar çalışır, şu saate kadar uyursak Ramazan'ı iyi bir şekilde geçiririz, acaba patronla konuşsak mesai saatlerini değiştirsek; gece çalışsak gündüz uyusak olur mu...
Şimdi Ramazan'ı bir bu ruh hâli ile karşılamak var, kardeşler... bir de Peygamber (sav) gibi sevinç içerisinde Ramazan'ı karşılamak var! Siz ikinci zikretmiş olduğum bedbaht olan, şeytanın kendilerini dünyanın sıcağıyla, uzunluğuyla aldattığı insanlardan olmayın! Ramazan'ın hayrını, bereketini düşünün, Ramazan'ı bu şekilde karşılayın. Şunu da eklemek gerekirse
Bilindiği gibi Ramazan ayında birlik ve beraberliği daha çok yenilenmesi gereken bir ay olduğunu unutmayalım (Alıntı)