Nejat Güneri

Nejat Güneri

Mail: [email protected]

YANMASIN YÜREKLER

Yeter…

Sizlerde görmüşsünüz, dinlemişsinizdir televizyonlarda yürek yakan acı olayı…

On yaşında…

Daha dünyanın hiçbir acısını, olumsuzluğunu, acımasızlığını görmemiş yaşamamış;

Sadece gülüp oynamayı, annesinin şefkatli kollarında onun sıcaklığıyla huzur bulmayı görmüş, yaşamış…

Ve bir eğlence mekânında çıkan arbedede serseri bir kurşunla; acıların en büyüğünü yaşamış, onun yerine binlerce defa ölmeyi yeğleyen anaya-babaya acıların en acısını, dayanılmazını yaşatmış…

 Bigünah bir yavru…

İsteyen istediği markada, evsafta silahı, istediği yerden alabilindiği – dünde yazdığım gibi sarhoş bir güruh olduk – hatta internetten bile alınabiliniyormuş(?)

İnsan hayatı bu kadar ucuz olmasın beyler!

Silah denilen melaneti temin etmek bu kadar kolay olmasın beyler!

Daha evvelde yazdım.

Allah rahmet eylesin bizim talebeliğimiz sırasında Baki Nalbant isimli bir cebir hocamız vardı. Bizim kuşaktan olan hemen herkesin hocası olmuştur.

Bir gün durup dururken sınıfta arama yaptı. Ne arıyor? Sigara ve kesici şu-bu…

Benim cebimde açıldığında 5 cm olan Antep’in o zamanlar en meşhur bıçakçısı “Bıçakçı Kasım Usta’nın” yaptığı kemik saplı kurşun kalemimin ucunu inceltmeye yarayan bir çakı var.

Ve Baki Nalbant Hoca:

“Okula kesici aletle gelinmeyeceğini bilmiyor musun?” diyerek; açıldığında 5 cm olan çakıyı ayaklarının altına alarak, çiğnedi, paramparça etti!

Ben bir daha – lisedeyim yav – okula kesici bir şeyle gidebilir miyim?

Böyle bir yaz günü.

O zamanlar ülkenin köyünden, kasabasına, kentine her yerde ahalinin eğlenebileceği tek yer olan “YAZLIK SİNAMALAR” vardı…

Bizde üç beş arkadaş gece bir yarısı sinemadan çıkmış güle- yala evlerimize gidiyorduk.

Şimdilerde pek kimsenin bildiğini sanmıyorum ESKİ HALİN önünde 3-4 tane GECE BEKÇİSİ – o zamanın hayat garantisiydiler – önümüz keserek:

Hem üzerimiz aradılar kesici bir şeyler var mı diye, hem de biraz daha sessiz olmamızı tembihleyerek gönderdiler!

Bunları biz yaşadık!

Günümüz yobazları, magandaları neden yaşamasın?

Oysa bizim kuşak gençleri ne yobazdık, ne de magandaydık…

Bizler haddini; büyüğünü-küçüğünü bilen beyefendilerdik!              

 

    

Facebook Yorum

Yorum Yazın