Abdullah Yeniekinci

Abdullah Yeniekinci

Mail: [email protected]

TOPLUMUN KANAYAN YARASI BİAT KÜLTÜRÜ

Biat kültürü, lidere kayıtsız, koşulsuz bağlı insanlar yetiştirir. Bu insanlar sorgulayamaz, başkaldıramaz, itiraz edemez. Bu insanlar sorgulayanları, itiraz edenleri başkaldıranları da asla hoş karşılamaz. Hatta sorgulayanları, itiraz edenleri, başkaldıranları liderden önce onlar cezalandırmaya girişir. Sorgulayamayan, başkaldıramayan, itiraz edemeyen insanlar buluş yapamazlar. Dünyanın en iyi okullarında, en iyi hocalarla okusalar bile buluş yapacak, teknoloji geliştirecek, teoriye katkıda bulunacak adımlar atamazlar. Çünkü önceliklerinde hep bağlı oldukları lider ve onun düşünce sistemine biat vardır. Bu önceliğe aykırı düşünceleri geliştiremezler ve dolaysıyla mevcudu devam ettirir, yeni bir şeyleri çıkaramazlar.

 

Tarihin her evresinde kendini yok sayan, kimliğini, kişiliğini, insanlığını yok sayan herşeyiyle biat eden insanlar var olmuştur. Bu tip insanlar düşünmezler, irdelemezler, sorgulamazlar, araştırma nedir okuma nedir bilmezler, kemiğin hatırı için kendini köpek yerine koymaktan çekinmezler. Biat kültürü genellikle emperyalizmin sarmaşık gibi sardığı her açıdan geri bıraktığı, özellikle Asya, Afrika, kısmen doğu Avrupa ve Ortadoğu coğrafyasında bulunan bütün ülkelerde rastlayabilirsiniz. Bu tipe sahip insanlar için ülke önemli değildir, millet duygusunu, devlet duygusunu bilmezler varsa da yoksa da egoları ve kendi menfaatleri doğrultusunda ikballeri ön plandadır. Bu tipler, bilhassa iktidarı elinde bulunduran güce karşı koşulsuz biat kültürüne sıkı sıkıya bağlıdırlar. Bu tipler Allah’a inanır ama Allah’a değil kula biat ederler.

                   

 

Güzelim ülkem Türkiye’de de durum aynıdır;

 

* Ülkenin parsel parsel kamu kurumları satılır, koşulsuz biat eden yalaka takımı sesini çıkarmaz,

* Ülkenin değerlerine saldırılır, koşulsuz biat eden yalaka takımı gıkını çıkarmaz.

* Çocuk tecavüzleri olur, kadın cinayetleri olur, hırsızlık olur, yolsuzluk olur koşulsuz biat eden yalaka takımı gıkını çıkarmaz.

* Üretime zerre kadar katkısı olmayan şer yuvaları olan tarikatlar, cemaatler, saf ve temiz Müslüman kardeşlerimizi din siyaseti üzerinden sömürür koşulsuz biat eden yalaka takımı gıkını çıkarmaz.

 

Oysaki neyin yanlış, neyin doğru olduğunu senden benden çok daha iyi bilirler ama menfaatleri ülke sevdasından, vatan sevdasından, bayrak sevdasından üstün geldiği için gıklarını çıkarmazlar. Bunların birincil görevleri iktidara yalakalık yapmak, iktidar ne derse ona koşulsuz biat etmektir. Kişilikleri olmadığı için günaha mübah, mübaha günah demekten asla çekinmezler.

 

Türkiye bu adımı atmadığı, biat kültürüyle insan yetiştirmeye devam ettiği sürece, Menderes’in, Özal’ın ve Erdoğan’ın yaptığı gibi organizasyon değişiklikleriyle ya geçmişin birikimini harcayarak ya da geleceğin gelirini kullanarak bir süre refah artışını yakalıyor gibi görünebilir ama bu durum sürdürülemez. Bu tür temelsiz sıçramalar ülkeyi buluş yapan, marka yaratan, teknoloji üreten bir ekonomi durumuna getiremez. Bu duruma gelemeyen bir ekonomi ise birinci sınıf bir ekonomi konumuna ulaşamaz. 

 

Biat kültüründen çıkamadığımız, başkaldıran, sorgulayan, araştıran, bulan, eleştiren kuşaklar yetiştiremediğimiz sürece ara sıra geçici refah artışları yaşayabiliriz ama gelişmiş bir toplum konumuna asla ama asla gelemeyiz. 

Facebook Yorum

Yorum Yazın