Vedat DİRİ

Vedat DİRİ

Mail: [email protected]

TOPLANIN ANLATIYORUM

TOPLANIN ANLATIYORUM

Transfer yavaş yavaş imzaya dönüşmeye başladı nihayet…

Anlaşmak istediğimiz bir sürü futbolcu isim dolanıp duruyor medyada.

Yönetim, ilk sene olmasından dolayı hedefi süper ligde kalmak olarak belirlemiş olacak ki, ne kadar deneyimli (!) oyuncu varsa onlara yöneliyor.

Emre Çolak, Muğdat Çelik, Güray Vural, Olcay Şahan, Kana Bıyık…

Kimi imzaladı kimi imzalayacak…

Kim bunlar.?

Eskilerin tabiri ile PAPAZ oyuncular.

Ne demek papaz oyuncu? “ belli bir kariyere ulaşmış, para ile pul ile çokta işi kalmamış ve kulüp içinde ben bilirim havasına girmiş oyuncular” olarak tanımlanabilir kısaca.

Daha da amiyane tabirle;

Her an problem çıkarmaya aday oyuncu…

Bizim gibi küçük çaplı Anadolu takımları için en büyük tehlikede ise PAPAZ oyuncu sayısının fazlalığıdır.

Saha içinde ama özellikle saha dışında büyük problemlere gebe isimlerden bahsediyoruz.

Yukardaki isimlere takılmayın. Onları sadece örnek olsun diye verdim.

Futbolculuklarına söz etmesek de başka konulardaki yaratacakları sorunları şimdiden görüyorum.

Aslında Takımın başındaki Smudica bile bu tür futbolculara ayak uyduracak cinsten bir hoca.

Hiç anlamazsınız. Bir bakmışsınız ben yokum deyip bavulu toplayıp gidebilecek potansiyele sahip biri.

Anadolu kulüpleri kendi içlerinden takımı koruyacak bir denetim mekanizması çıkarmadıkları sürece başarılı olamıyorlar.

Alın size son örnek BURSASPOR.

5 şampiyon takımdan biri. Ama gel gelelim kümeye düştüler.

Ankaragücü, Gençlerbirliği…

Örnekleri çoğaltabiliriz.

Ben yönetimin yerinde olsam Trabzonspor modeli bir transfer politikası izlerdim. Yetenekli ama henüz keşfedilmemiş ucuz maliyetli ve de başarıya aç gençleri takıma monte ederdim.

30‘unu devirmiş 15 adamla bu iş biraz zor olacak gibi geliyor bana.

Morias ve olkowski dışında of be diyebileceğimiz bir transfer görmedim henüz…

Sıfırdan bir takım kurmak ve başarılı olmak gerçekten zor bir iştir, kabul ediyorum. Ama yönetimin transferdeki politika ve başarısı takımın başarısını getirmez mi?

İşin daha ilginç yanı ise Gaziantepspor küme düştükten sonra yerel basının etkinliğinin iyice kaybolmuş olması…

Hemen hiçbir medya organından alternatif ses çıkmaması…

Oysa bu şehirde takımın iyiye gitmesi için eleştirilerini ve önerilerini çekinmeden söyleyen bir sürü gazeteci vardı…

Şimdi ise ; “ yönetim ne yaparsa doğrudur alkışlayalım “ felsefesi hakim…

Aslında bu bile çok büyük bir tehlike…

Barak köylerinin birinde çok varlıklı bir ağa varmış, oğlunu evlendirecek çağa getirmiş, düğün dernek hazırlıkları yapılıyor. Aşiret de 8-10 davul zurna ile düğüne iştirak etmiş haliyle.

Ağa ne yapsa aşiret davula daha hızlı vurup keyifleniyormuş…

Ağa durumdan biraz rahatsız olmuş davulcunun birini yanına çağırmış ve sormuş söyle bakalım ben nasıl biriyim.? Davulcu allamış pullamış yağlamış, yoğurtlamış…

Ağa keyiflenmiş tabi aşiretin cebine hatırı sayılır bir miktar sıkıştırmış bahşiş olarak.

Davulcu aşiret uyanık ya; Ağam demiş sen her şeyi bilirsin sen var ya sen diye devam etmiş …

Ağa biraz duraksamış her şeyi bilir miyim demiş. Tabi demiş aşiret…

Hemen yapıştırmış soruyu; Ağam şu karşıki dağı görüyor musun.?

Evet demiş ağa…

Peki o dağdan bir kaya yuvarlasak aşağıya ne olur demiş aşiret.

Yuvarlanır yuvarlanır ovaya düşer demiş ağa…

Davulcu yapıştırmış cevabı; ” ağammm da her şeyi biliy “ ha…

Demem o ki herkes her şeyi bilemez.

Bilenlerin bilmeyenlere doğruyu göstermek adına olumlu eleştiri yapması gerekir.

İyi haftalar…

Facebook Yorum

Yorum Yazın