M.Bora Zor

M.Bora Zor

Mail: [email protected]

LİYAKAT VE MİMARLAR ODASI

Yapılan her atamada, her görevlendirmede liyakati gündeme getirir, yapılan yanlışları eleştiririz.

Gazeteleri okuyanlar sanır ki, ülkede liyakat en önemli unsurdur.

Halbuki iktidarı eleştirenler, iş kendilerine geldiğinde unuturlar bu kriteri.

**

Bir makam söz konusu olduğunda liyakatin “layık olma” anlamı öne çıkarılır. Bahse konu kişi göreve layık görülmemesine sitem eder.

Halbuki Liyakat’in diğer anlamları sözlükte; Uygunluk, yeterlilik, yetenek olarak açıklanır.

İşte bu kısmı atlamayı tercih ederiz.

Bakın muhalefet başkan adayı, 200 cenazeye gittiğini, 500 el sıktığını söyleyerek oy istemektedir partilisinden.

Neler yapılacağı, projeler değil, cenazeye gitme liyakat kriteri ise;

Her gün onlarca cenaze namazı kıldıran bir imam, en iyi başkan adayı olacaktır…

Ama irdelenmez bu söylem.

**

Siyasette durum böyle de, toplumda farklı mı?

Bir çok STK’da liyakat yine en son akla gelen kriterdir ülkemizde.

Bakın, bu hafta Mimarlar Odası’nın seçimleri yapılacak.

Üç aday yarışıyor…

Oda başkanlığına aday isimlerden birisi ise bu mesleği icra etmiyor.

Bu örnekte, liyakat sadece diploma sahibi olmak mıdır?

**

Mimarlık eğitimi almış. Ancak daha sonra farklı bir sektörü tercih etmiş.

Diyet işlerine başlamış, meslekten kopmuş…

Meslektaşlarının yaşadığı sorunları, bizim gibi dışarıdan izleyen haline gelmiş.

Bu şartlarda diploma, liyakat için yeterli midir?

O diploma, başarılı bir başkanlığı garanti edebilmekte midir?

**

Mimarlar Odası’ndan devam edecek olursak;

Her mimar, bu odaya başkan olmaya layıktır.

Ama her mimar, başkan olma yeterliliğine sahip midir?

Hele de meslekten uzaklaşmış, başka sektörlere yelken açmışken…

Bunun cevabını mimarlar verecek.

Göreceğiz…

Facebook Yorum

Yorum Yazın