Orhan yalkın

Orhan yalkın

Mail: [email protected]

KURAN-I KERİM VE UYGULAMALAR

 

            Mukaddes Kitabımız Kur’an-ı Kerim’i okuyunca, laik yaşantı içerisinde insan, neleri yapıp neleri yapmayacağını görüyor.

            Etrafımıza baktığımız zaman, Kur’an-ın mealini okumadıkları için veya Arapçasını bildiği halde, bir çoklarımızın kendilerine göre bir anlayış içinde yaşama tarzını uyguladıklarını görmekteyiz.   

            İşte bazı Ayetler:

            ***

            İbrahim 4. Ayet de “Biz her gönderdiğimiz peygamberi, onlara iyi açıklasın diye ancak bulunduğu toplumun diliyle gönderdik…” ve Muhammed 24. Ayet de “… Kuran-ı hiç anlamaya çalışmazlar mı? Yoksa kalpler üzerinde üst üste kilitler mi var?” dendiği halde ezbere kuranı öğrenip okur, ama kendi dilinden Kuran-ı okumayı günah sayan kişi ne okuduğunu bilmez.

            Nisa 1. Ayet “… Allah’tan ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının” ayetini, kendi dilinden Kuran-ı okumadığı için Allah’ın bu emrini bilmez. Öz kardeşi ile küsülür, birbirlerinin gölgesine kurşun sıkarlar.

            Bakara 263. Ayet “Bir tatlı dil, bir bağışlama, arkasına incitme takılacak sadakalardan daha iyidir. Allah ihtiyaçsızdır, halimdir” birliğin en başta gelen bir unsuru olduğu halde değil birçok insanlarımız, siyasetçiler bile bunu bilmemekte, tatlı dil yerine ağza alınmayacak sözler söylemekteler.

            Bakara 267. Ayet “… Kendinizin, iğrenmeden alamayacağınız kötü şeyleri vermeye kalkışmayın” hükmüne rağmen, giyemeyeceğimiz eski giysileri fakirlere veririz.

            Fatır 7. Ayet “İnkâr edenler için şiddetli bir azap vardır…” ayetine, bazı Müslüman geçinenler hiç uymaz. Özellikle bazı siyasiler söyledikleri birçok şeyleri, sonradan inkâr ederler.

            Tur 47. Ayet “O zulmedenlere, ondan daha evvel de bir azap var, fakat pek çoğu bilmez” hükmüne rağmen, zulmedenlere rastlamıyor muyuz?

            Bakara 205. Ayet, Ne güzel açıklıyor: “İş başına geçti mi yeryüzünde fesat çıkarmak, ekini ve neslini yok etmek için koşuşturur durur. Allah ise bozguncuları sevmez.”

            Bakara 42. Ayet İnsanların hakkı ile şöyle demektedir: “Hakkı batıla karıştırıp da bile bile hakkı gizleme.”

            Bakara 283. Ayet, şahitliğin doğru yapılmasını inkâr yoluna sapılmamasını yalancı şahitlik yapılmamasını şu şekilde emrediyor: “… Bir de şahitliği gizlemeyin. Her kim onu gizlerse, mutlaka onun kalbi vebal içindedir. Allah, yaptıklarınızın hepsini bilir.”

            Al-i İmran 57. Ayet “… Allah, zalimleri sevmez.”

            Al-i İmran 130. Ayet “Ey iman edenler, öyle kat kat katlayarak faiz yemeyin. Allah’tan korkun ki, kurtuluş bulasınız.” hükmü apaçık ortada iken, gerek bankalar gerekse yeni bina satanlar vadeler için kat kat faizin tipik örneği olan  birleşik faizi uyguladıkları halde Diyanet Başkanımız, bina alanlara faizin mubah olduğu konusunda fetva verebilmektedir.

            Saff 2. 3. Ayetler “Ey iman edenler! Yapamayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz? Yapamayacağınız şeyi söylemeniz, Allah yanında çok nefreti gerektirir.” Bu ayete genellikle siyasilerin, seçim öncesi konuşmalarında rastlanır.

Araf 29. Ayet “… Rabbim, adaleti ve insafı emretti…”

Şura 20. Ayet “Her kim ahiret kazancı isterse, onun kazancını artırırız. Her kim de dünya kazancı isterse ona da ondan veririz; ama ahirette ona hiçbir nasip yoktur.” hep bu dünyada edilenlere öbür dünyada hiçbir nasibin olmadığını ifade etmiyor mu?

 Zümer 3. Ayet “… Muhakkak ki Allah, yalancı nankör olan kimseyi doğru yola çıkarmaz” demekle, yalancılığın ne kadar kötü bir şey olduğunu ortaya koymuyor mu?

A’RAF 31. Ayette “Ey Ademoğulları! Mescide her gidişinizde ziynetinizi- elbiselerinizi- alın…” dendiği halde çok kimse en kötü kıyafetleriyle camiye giderler.

Nur 19. Ayet “Mü’minler arasında edepsiz sözlerin yayılmasını arzu edenler için, muhakkak dünya ve ahirette acıklı bir azap vardır. Siz bilmediğiniz halde Allah bilir.” Bizlerin güzel sözler söylememiz için uyarmıyor mu?

Kalem 10. 11. 12. 13.Ayetler “Tanıma şunların hiçbirini: Çok yemin eden aşağılığı; Gammaz, koyuculukla gezeni; Hayra mâni olan, saldırgan, günah yüklü olanı; Zorba, üstelik de kötülükle tanınmış olanı” diyor.

Bakara 62. Ayet, yalınız Müslümanlar için değil hangi dinden olursa olsun, ayetteki şartlara uyduğunda, onlar için de iyi şeylerin olduğunu söylüyor: “Şüphesiz iman edenler, Yahudiler, Hıristiyanlar, Nasraniler ve Sabiiler’den her kim Allah’a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve iyi bir iş yaparsa, elbette bunların Rablerinin katında mükafatları vardır. Bunlara bir korku yoktur ve bunlar üzülmeyeceklerdir.”

Bakara 122. Ayet “Ey İsrailoğulları, sizlere ihsan ettiğim nimetimi ve vaktiyle sizi alemdeki ümmetlerden üstün kılışımı hatırlayın” ayeti, Yahudilerin, diğer ümmetlerden üstün olduğunu” söylüyor. Ama Yahudiler Allah’ın kendilerine söylediği çok konuyu bozmuşlardır.

Bu üstünlük durumu, Tevrat’ta da geçmektedir.

            Hadid 20. Ayet “… Dünya hayatı aldatıcı bir menfaatten başka bir şey değildir” lafzına rağmen etrafa bakındığımızda, her şeyin dünya için olduğuna inanan ne kadar çok insan var.

            NÛR 31. Ayet “Mümin kadınlara da söyle: Bakışlarını yere indirsinler. Irzlarını / eteklerini korusunlar. Süslerini / ziynetlerini, görünen kısımlar müstesna, açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerinden bıraksınlar …” Bugün başörtülerini Kur’an-a uyarak kullanan bayanlara nadiren rastlanıyor.

 

                                                                       Orhan YALKIN  

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın