Vedat DİRİ

Vedat DİRİ

Mail: [email protected]

KOVUN DEMEDİK Kİ…

 

 

Gaziantep’in tek futbol kulübü GAZİANTEP FK…

Takım olarak 24 puanla tehlike bölgesinden uzakta lige devam ediyor.

Fenerbahçe maçından sonra takımın oynadığı oyun yerine teknik direktörümüzün bir basın mensubu ile olan diyalogları gündem olmuştu.

Maçtan hemen sonra yönetim teknik direktörümüzü yedirmeyiz tarzında bir açıklama yaptı.

Şehirdeki tüm medya ise alkışladı. Öyle ya herkes ekmek parası derdinde.!!!

Ancak sorulması gereken bazı sorular var.

  1. Mesela teknik direktörümüzü kim ve neden yemek istesin?
  2. Takımı neden yıpratmak için birileri uğraş versin?
  3. Hocanın tüm söyledikleri ve yaptıkları kanun hükmünde kararname midir?
  4. Takım oynadığı futbol yerine neden sürekli teknik heyetin söylemleri ile gündeme gelmektedir?

Bu soruları bir tek ben soruyorum. Çünkü ben DON KİŞOT’um.!!!

“Basın mensubu arkadaş eğer yalan bir haber yaptıysa bunun hesabını direk hukuk karşısında vermelidir” diye yazdım maçın ardından.

Peki o salladığı parmağın hesabını kimse sormayacak ya da soramayacak mı?

Sevgili meslektaşlarım size sesleniyorum; Gaziantepspor kümeye düştü tek satır yazmadınız. Gaziantepspor bir kere daha küme düştü yine tek satır yazmadınız.  Bu takım KAPANDI yine tek satır yazmadınız.

Peki ya bu parmak meselesi, onda da mı sus pus kalacaksınız? Benim gibi cılız birkaç ses çıktı hepsi o kadar.

Sayın başkan Konukoğlu varken kulüpte böyle şeyler olmazdı. Kol kırılır yen içinde kalırdı. Ancak şimdi işler biraz değişmiş galiba…

Eğer Adil başkan göreve devam ediyor olsaydı Eyüp özkan’ı hemen yanına çağırır işin aslını sorar ve sonrasında bu tür bir haberin kulübe zarar vereceğini anlatıp, ya yayınlanmasını önler ya da yazar arkadaşın TEKZİP etmesini isteyerek konuyu kapatırdı.

Peki bugün ne oldu? Yazan tuuu kaka, en büyük Sumudica.

Sayın başkan ve Sayın yönetim kurulu üyesi arkadaşlar bu takım ne hocalar gördü geçirdi hepsi gitti ama biz kaldık. Siz kendinizce haklısınız belki. Zira takımın zarar görmesini istemiyorsunuz. Eyvallah. Ama elinizi vicdanınıza koyup hocayı da biraz eleştirin.

Oynattığı futbolu, davranışlarını ve açıklamalarını…

Size kimse hocayı kovun demiyor. Ama gidişat pekte iç açıcı değil bunun önlemini alın diyor.

Son sözüm de meslektaşlarıma:

Siz sarı öküz hikayesini bir okuyun bence.

Kısaca şöyle…

Kurtlar gelmiş sürüye demiş ki; Bizim derdimiz şu sarı öküzle verin onu kurtarın kendinizi.

Vermişler…

Aradan zaman geçmiş siyahla derdimiz var verin siyahı size dokunmayalım.  Onu da vermişler.

Bronz’u verin. Vermişler.

Kahverengiyi verin vermişler…

Kala kala 8 10 tane kalmışlar. Kurtlar akıllı tabi. Bakmışlar ki sayıları azaldı hepsine birden saldırmışlar.

Can havli ile kaçarlarken bir diğerine sormuş biz nerede hata yaptık?

Öbürü cevap vermiş “ o sarı öküzü vermemeliydik”.

Kıssadan hisse, teşbihte de hata olmaz.

Ama şimdi soruyorum size; Hikayedeki sarı öküz nerede?

Neyse…

 

 

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın