Nejat Güneri

Nejat Güneri

Mail: [email protected]

HEY GİDİ GÜNLER HEY!

Mazide kalan güzellikler…

Oysa günümüzü yaşamak; günümüzü özlemini çektiğimiz o güzelliklerle ihya etmek, o güzelliklerle programlamak ve dönü özlemeden; “Hey gidi hey” demeden yaşamak…

Durup dururken yıllar yıllar evvele gittim!

Ve içimden neydi o yıllar, o günler diye geçirdim…

Hemen hemen bütün ilkokullarda, bir sınıf: MİLİ EĞİTİME BAĞLI,  HALK EĞİTİM ERKEZİ KURSLARI için tahsisi edilirdi!

Ve kursların özel öğretmenleri vardı!

Bu kurslarda ne mi yapılırdı?

Nakış-dikiş öğrenmek istediği halde buna imkânı olmayan, genç kızlarımız, hanımlar ücretsiz nakış- dikiş öğrenirlerdi.

Ayrıca, sadece KIZ SANAT ENSTİTÜLERİNDE yüzeysel olarak gösterilen EL İŞİ güzellikler, bahsettiğim Halk Eğitim Kurslarında detaylı olarak öğretilirdi.

Ana amaç, evde işsiz güçsüz oturan – Antep tabiriyle – pislik düşünen genç kızların, ev kadınlarının bir şeyler öğrenerek, meşgul olmaları; yaptıklarıyla da, ailelerine maddi katkı sağlamalarıydı…

Çok genç kız, genç hanımefendi tanıdım bu kurslarda öğrendikleriyle ev geçindiren…

Neler mi öğretilidir, bu kurslarda?

  1. İpek kumaştan yapılan çiçeklere, ‘yapma çiçek’ denirdi ki; önce sentetik olmayan ipek kumaş kolalanır, kırışıksız olarak kurutular,   kurutulduktan sonra yapılacak çiçeğin ( o zamanlar bu tür çalışmalar için çeşitli kaynak kitaplar vardı) kartondan çıkartılmış kalıplar kumaşın üzerine çizilir, makasla kesilerek şekillendirilir ve en önemli işleme sıra gelirdi. Takım halinde satılan; saplı boy boy yuvarlaklardan, değişik şekillerden oluşan “çiçek ütüsüyle” ütülenerek çiçek yapraklarına şekli verilir,  yeşil krepon kâğıdıyla üzeri sarılarak çiçek sapı haline getirilmiş tellerin üstüne mümkün olduğunca aslına uygun olarak tanzim edilirdi…

Ve bu el emeği güzellikler aileler arasında satılı ya da hediye olarak gönül alınırdı.

Daha sonra bu çiçekleri gözden düşüren “Japon Çiçeği” denilen sentetik çiçekler ithal edildi.

Bir başka örnek:

Makrame ipliği denilen özel değişik kalınlıklardaki ipliklerden örülen:

Çiçeklikler, hamaklar, çantalar ve bunlara benzer şeyler… Ve bu çalışmalar da hısım-akraba, tanıdık arsında el emeği olarak değerlendirilir satılır, hediye olarak gönül alınırdı

Bir başka örnek:

  •  

Cam üzerine özel boyasıyla çeşitli desenler çizmek… Dikkat isteyen, maharet isteyen bir çalışmaydı.

İşte o zamanlar genç hanımlar, kızlar bu tür el işlerini ya hobi olarak, ya da aileye katkı sağlamak amacıyla değerlendirirlerdi…

  •  

Günümüzde; hemen herkesin elinde bir telefon…

Hemen herkes, televizyon başında…

Ya da anasından babasından öğrenmeleri gereken kimi gerçekleri o konularda açılmış kurslara giderek ya da gönderilerek vakit öldürüyorlar…

Başka?

Başkası yok!

 

 

 

     

Facebook Yorum

Yorum Yazın