Derya Sabuncu

Derya Sabuncu

Mail: [email protected]

HASSASİYET ÖNEMLİ

Bu haftaki yazımda yaşadığım kısa bir ânımı paylaşmak istiyorum.

Camide din görevlisinin; "çocuklar koşuşturmaca ile gitmeyin, camii cemaati rahatsız oluyor" diye uyarıda bulunması doğrusu canımı sıktı. O çocuklar Allah'ın evine heyecan ve mutlulukla girmesi gerekirken, gereksiz telkinle karşılaşması bana göre çok yersizdi. Bırakın onlar çocuklar;  bağırsın, koşsun, oynasın. Hatta namaz kılanların üstüne çıksın ne olacak ki ? O güzel manevi ortamı minicik kalplerine yaşlandıklarında mı yerleştireceğiz?  O zaman onlar büyük olsun, biz çocuk olalım ? Durum nasıl olurdu ?  Yanlış bir uyarı belki de  bir ömür  soğukluğa neden olabilecek bir tehlike olduğu neden düşünülmez ki ? Diğer dinin mensupları çocuklara gösterdikleri hassasiyeti,  bizim din görevlilerinin de bu duruma özen göstermelerini görmek en büyük mutluluğumuz olacağı kesin. Hatta camiye gelen çocuklar için özel ikramlar olmalı... Bu düşüncelerimi  kaleme alma sebebim din kardeşlerimizi tahkir ve istihfaf değildir. Tamamen güzel bir ihtardır. Küçük yaşlarda camii, mescit, dergah, medrese gibi ibadethane ve ilim  yerlerinde bu tarz durumlarla karşılaşan çocuklar, tamamen İslam’dan, haktan soğuyan bireyler  haline dönüşüyor. Sonra onları İslam düşmanı gibi addeden şahıslar çıkıp, ortalığı velveleye veriyor. Yeni neslin İslam’la ve manevi değerlerle yakından-uzaktan alakası olmadığından dem vuruyor.  İşin ilginç yanı bu yıkımı hep beraber hazırladığımızın farkında bile değiliz. Oysa kainatın efendisinin çocuklara olan hassasiyeti bize örnek olarak yetmiyor mu ?

"Peygamber Efendimiz (asm) secdede iken torunu Hasan geldi, sırtına çıktı. Peygamber Efendimiz (asm) de onun elinden tuttu ve ayağa kalktı. Tekrar rükûa varıncaya kadar onu sırtında tuttu. Rükûdan kalktıktan sonra bıraktı ve çocuk gitti." (Heysemî, IX/176)

Yine katade ra buyuruyor;

Bir defasında Peygamberimiz (asm), kızı Zeynep (r.anha)'ten olan torunu Amame kucağında olduğu halde yanımıza geldi. O şekilde namaza durdu. Rükûa varırken çocuğu yere bırakıyor, kalktığı zaman da kaldırıyordu."

Başka bir sahabe ise;

"Resulullah bize sabah namazını kıldırmıştı. Namazda iki kısa sûre okudu. Namaz bitince Ebû Said el-Hudrî sordu:

"Yâ Resulallah bugün daha önce yapmadığınız bir şekilde namazı kısa kıldırdınız?.."

Peygamberimiz şöyle açıkladı:

"Geride kadınlar safındaki çocuk sesini duymadın mı? Annesinin onunla ilgilenmesini temin edeyim dedim." (bk. Nesai, Kıble, 35)

Facebook Yorum

Yorum Yazın