Derya Sabuncu

Derya Sabuncu

Mail: [email protected]

GÖNÜL DUVARLARINI YIKANLAR

İnsan hukukuna riayet etmeyip kişilerin  her türlü hakkını gasp etmek,  onun sosyal hayattaki itibarını düşürmek, onuruna kırıcı  sözler sarf etmek,  ruhsal yaralama;  firavunlaşmış nefislerin hakkı veya haddi olamaz. Toplumda nasıl konuştuğunu ve ne konuştuğunun şuurunda olmayan, her şeyi kendisi bilen kibirli, nefsinin esiri  nice insanlar var ki bu kimseleri söyle tepeden tırnağa süzünce görüyorum ki  belli bir seviyeye gelmiş, eğitimli yaşını başını oturtmuş kimseler olduğunu görmek ayrıca taaccube şayan bir durum. 

 

Bu insanlar bilhassa toplum içinde karşısındakinin kırılıp kırılmadığından emin olmayıp,  kimseyi  dinlemeye bile gerek duymayan,   kendi hevasatınca istediği gibi konuşabilen ,kendince doğru yorumlar yapan  acımasız kimselerdir.

 

 Kişiliklerini oturtma kısmına gelince nasıl oturttukları  konusunda  epey üzerinde  tartışılmaya açık bir mevzu olduğunu  düşünüyorum. Onca yıllık eğitim ve yaşanmışlıklar hala medenice yaklaşımın nasıl olması gerektiğini öğretmemiş mi diye  düşünmeden geçemiyorum.  Bu saatten sonra da bu durumun pozitif yönde kabil olmayacağını düşünüyorum. Ancak nefsinin idaresini eline almaya karar verebilen yaptığı günahlara tövbe edecek münib(Hakk'a yönelen, günahları terk ile pişman olabilen )bir kul düzelebilir.

İlim ilim bilmektir ilim kendini bilmektir, sen kendini bilmezsen ya bu nice okumaktır?  

 

Kul hakkı deyince akla otomatikman insan yaralama, kıylül kâl ve maddi değerlere zarar vermek gelebilir. Fakat dil ile yapılan kul hakkı ihlali  vardır ki çoğu haktan daha acıtıcı ve yaralayıcıdır. Adam yaralama fiziksel bir zarardır son derece acıtıcıdır. Tedavisi mümkündür. Dil ile yaralanan hiç bir  ruhun tedavisi mümkün değildir. Bu nedenle insan olmanın en önemli kuralı nerede ne konuştuğuna hakim olabilmektir. Şu meşhur sözü çok severim: 

Namludan çıkan kurşun belki ıskalar ama dilden çıkan söz tam hedefi vurur, kurşun belki öldürür ama sözler bir ömür yaralı bırakır. 

 

Belki ruhu yaralanan, kalbi incinen unutsa da ,  

Kudsi hadisin mucibince; 

"Kul hakkı ile huzuruma gelme"

diyen rabbi rahim  olan Allah unutmayacak! 

 

İnsanın insana olan zulmü ağırdır . Bu da ayrı imtihan sınıfındandır. Bu sebeple incinen varsa gönlünü bu hakikatle ferahlatıp yoluna bakmaya devam etmelidir. 

 

İyi insan ol, fakat iyi insan olduğunu kanıtlamak,  veyahut göstermek için çabalamana lüzum yok. Kim nasıl bir kimliğe sahip ise karşısındakini de o kimlikte ve kişilikte  bilir. 

Sana şah damarlarından bile yakın olan Allah cc her şeyi gören ve işitendir. Senin niyetini  de yine ancak habir olan (her şeyden haberdar olan) Allah biliyordur. Öyleyse insanların dilleriyle yaptıkları  zulmü sana ağır gelmesin,  seni fena insanlarla imtihan eden hakim (hikmetle is gören)' in hikmetine tabi ol ve ferahla! 

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın