Orhan yalkın

Orhan yalkın

Mail: [email protected]

GAZİANTEP’İN VERGİDE DAHA YUKARIDA OLMASI GEREKİR

            Gaziantep Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre 2018 yılında vergi tahsilatı bakımından Gaziantep, Türkiye sıralamasında 12. Sırada yer almıştır. Açıklamaya göre Gaziantep’in vergi geliri 6 milyar 125 milyon 49 bin 520 TL olmuştur.

            ***

            Vergi gelirlerinde ön sıralarda olmak iyi bir şeydir. Ancak Gaziantep bir sanayi şehridir. Sanayide emeğin yeri de küçümsenemeyecek miktarda değildir. Dolayısıyla Gaziantep’te toplanan vergilerin içerisinde emekten kesilen vergilerin oranı da yüksek olması gerekir.

            Gelir idaresi Başkanına soruyorum; on ikinci olmak iyi de toplanan bu vergilerin cinsleri ile Gelir Vergisi miktarındaki işçilerin ödediği vergi miktarını açıklar mısınız?

            ***

            Bana göre Gelir Vergisi tahsilatında yine işçilerin kazançları önde gelmektedir. Geriye kalan Gelir Vergisi tahsilatı da ticaretle uğraşanlardan, esnaftan yapılmıştır.

            Çünkü Gaziantep’te belge isteme ve verme kültürü yerleşmemiştir.

            Maliye yetkilileri, haftanın belirli günlerinde içkili lokantaların; beyran, kelle-paça sunan işyerleri takip edilse, buraların tıka basa dolu olduğu, ama bir tek belge verilmediği görülecektir. Bu gibi yerde gerek Gelir Vergisi gerek KDV kaçağı küçümsenmeyecek kadar büyüktür.

            ***

            Şehrimizde vergi kaçağı fazladır. Eğer bu kaçaklar önlenebilse sıralamada daha yüksek yerlere gelebiliriz.

            Vatandaşlara soruyorum. Meşhur bir lokantada bir kap beyranı yediniz; bedelini ödediniz ama belge almadınız, sonucun nasıl işlediğini biliyor musunuz?

            Vergi dairelerine ödenmesi gereken KDV, işyeri sahibinin cebinde kalmaktadır. Diğer taraftan, belge düzenlenmediği için G.V. de vergi dairelerine gitmeyecektir; mükellef düşük vergi matrahı gösterecektir.

            ***

            Yetkililer, “Vatandaş, harcamalarınız için belge isteyiniz” sloganı ile vatandaşlara, belge alma alışkanlığını aşılamaya çalışmalıdır.

            ***

            Temel’le yazıma son vereyim:

            Zamanın en büyük mafya babası idamlık bir suçtan yargılanıyordu. Jüride bizim Temel de vardı.

            Babanın adamları Temel’in yanına gelip:

            -Temel ne yap et bu cezayı müebbete derler.

            Jüri toplandıktan sonra hakim kararını ‘müebbet’ olarak açıklar.

            Babanın adamları Temel’in yanına gelip bunu nasıl başardığını sorarlar. Temel:

            -Sormayun uşağum, jüri beraat diye tututurdi, müebbete çevirene kadar anam ağladi.

 

                                                                                    Orhan YALKIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın