Nil Akan Palacios

Nil Akan Palacios

Mail: [email protected]

Farkındalık / Mış gibi yapmayı bırakmak

 

Sevgili Yaşamseverler,

Karantina döneminin bitmesiyle tekrar toplum yaşamına dönüyoruz.

Karantinaya nasıl biri olarak girdiniz? Nasıl biri olarak çıkıyorsunuz? Merak ediyorum  doğrusu. Bana sorarsanız, ben karantinaya şu şekilde girmiştim:

- Azıcık arafta
- Bolca umutlu
- Günlük koşturmanın durmasından dolayı mutlu

Karantinadan nasıl çıkıyorum?

- Hala arafta
- Umuda devam
- Profesyonel koçlukla ilgili kurmak istediğim dijital derginin temelini atmış
- Yeni normal her ne getirecekse onu kucaklamaya hazır

Karantinada şunun iyiden iyiye farkına vardım: Mış gibi, tahammülle yaşamak hiç bana göre değil. Aslında bu hiç kimseye göre değil ancak ben uyandığım için bunun farkına vardım. Uyuyanlarınız hala maalesef bunun farkında değiller. Olmak istediğim yerin samimiyet, sevgi ve bolluğun olduğu bir yer olduğunu iyice fark ettim.

Anthony De Mello Farkındalık isimli kitabında tam da bunu anlatmış.

Yaşantınızı samimiyetle mi sürdürüyorsunuz? Yoksa birilerini veya düzeni mutlu etmek uğruna içinizdeki yaratım gücünü rafa kaldırıp öyle bir şey yokmuş gibi mi yaşıyorsunuz?

Mış gibi yaşamak uyku halinde olmakla aynı şey. Mış gibi yaşadığınızın birkaç göstergesini hemen paylaşabilirim:

1. Yaşıyorsunuz ama iç pusulanızı takip ederek değil, size öğütlenen yolu, sorgusuz sualsiz takip ederek. Yani yaşamınızın dümenini otomatik bir pilota emanet etmişsiniz.

2. Kendinizi iyi hissetmek için başkalarının sizden memnun olmasını bekliyorsunuz. Kendinizde takdir edecek herhangi bir şey göremiyorsunuz.

3. Alma-verme dengeniz bozulmuş. Ya çok fazla verip bitap düşüyorsunuz, ya da sürekli alarak doyumsuz bir kişiye dönüşüyorsunuz.

4. Yaptığınız şeyleri kalpten severek değil, zihninizin “bunu yapman gerek” öğüdünü takip ederek yapıyorsunuz.

Kısacası özünüzü kocaman bir maskenin arkasına saklıyor ve tahammülle geçen bir yaşam sürüyorsunuz.

O maskeyi bir parça kaldırsanız, yaşama içinizdeki hazineyi akıtmaya başlasanız yaşam sizin için neye dönüşür acaba?

Hiç merak ettiniz mi?

“Okuduklarınızı ve duyduklarınızı değil, kendi öz düşüncelerinizi, kendi içinizde olup bitenleri söyleyin. Başkalarının ağaçlarından meyve yeme alışkanlığından sıyrılarak kendi bahçenizin fidanlarını yetiştirin. İşte o zaman meyve yemenin zevkini tadacaksınız.” Sokrates

Faydalanabileceğiniz kaynakçalar:

1) Akış / Dr. Mihayl Csikszentmihayli
2) Sanatçının Yolu / Julia Cameron

Bu kitapları henüz okumadım ancak okuma listemde. Okuyunca edineceğim ilhamı ayrıca paylaşacağım.

Sevgi ve samimiyetle kalın.

 

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın