Nil Akan Palacios

Nil Akan Palacios

Mail: [email protected]

Farkındalık / Ego ile Ben arasındaki fark

Değerli Okurseverler,

Vücudumuzdaki hücrelerin her 7 yılda bir tamamen yenilendiğini biliyor muydunuz? 7 yıl önceki hücrelerimizin hiç biri şu anda vücudumuzda değil. Yerine yeni hücreler gelmiş. Doğa kanunu.

Biyolojik yenilenmeyle birlikte içsel/ruhsal yenilenme de yaşıyoruz. Bunu da doğa istiyor. Astrolojiye göre doğduğumuz andan itibaren yaşamımızın her 7 yılında 1 ruhsal yaş bitiriyoruz. Yani her 7 yılda bir ruhumuzun yeniden doğumunu, doğumgününü kutluyoruz.

Mesele, vücudumuz ve ruhumuz her 7 yılda bir doğa kanunu gereği yeniden doğarken zihnimizi bu yeniden doğuşlara hazır ve hizmet eder hale getirebilmekte.

İşte tam da bu noktada egolarımız, yani yıllarca besleyip büyüttüğümüz sosyal kimliklerimiz devreye giriyor, mızırdanmaya başlıyor.

Sosyal statümüz diyor ki; “Ne yani yıllardır yöneticilik, liderlik yapmış ben artık bir adım geriye mi çekileceğim? Olmaz öyle şey!”

Ebeveyn kimliğimiz diyor ki; “Yıllarca besle, büyüt, bağrına bas, sonra gitsin, aklına eseni yapsın. Olur mu öyle şey?”

Arkadaş kimliğimiz diyor ki; “Bu kadar yıl birlikte yürüdük biz bu yollarda. Şimdi başka arkadaşlar edindi, beni unuttu. Bu nasıl dostluk!”

Gerçek şu ki acı duygusunun sebebi, egolarımıza yapışıp kalmamızdan, Ben’imizi bunların içine hapsetmemizden kaynaklanıyor. Vücudunuz ve ruhunuz her 7 yılda bir tamamen yenilenirken sizin sosyal kimliklerinize, yani egolarınıza, takılıp kalmanız ne kadar sağlıklı?

Bu noktada size yardımcı olabilecek en büyük farkındalık, sosyal kimliklerinizin, yani egolarınızın, içinizdeki Ben’in hayallerini gerçekleştirmek için var olan birer araçtan ibaret olduğunu anlamanız olacaktır. Siz egolarınız değilsiniz. Siz, içinizdeki Ben’siniz.

Egolarınız, yani sosyal kimlikleriniz geçicidir. Size hizmet için vardır.

İçinizdeki “Ben” ise tektir ve değişmez. Doğumdan ölüme kadar oradadır. İçeride.

Egolarınız, ancak ve ancak, vücudunuzdaki hücreler ve ruhsal döngüleriniz gibi, her 7 yılda bir gözden geçirilip yenilenirse size hizmete devam eder. İş yerindeki yöneticilik şeklinizi yeni ihtiyaçlara göre yeniden tanımlarsanız, ebeveyn olarak çocuklarınızın yaşamına yaptığınız katkının içeriğini çocuklarınızın yeni ihtiyaçlarına göre evirirseniz veya arkadaş olma halinizi/şeklinizi arkadaşınızın ihtiyacına göre yeniden düzenlerseniz o zaman yeniden doğmuş gibi hissedersiniz.

Bu yenilenmeye, değişime direnir, eski “olma” halinizde kalmakta ısrarcı olursanız acı duygusu yanı başınızda beliriverecektir.

“Sen değiştiğinde talihin de değişir.”
Portekiz atasözü

Faydalanabileceğiniz Kaynaklar:

1. Şifa Çemberinden Bakış / Leo Rutherford

2. Birim / Dr. Deniz Şimşek

Sağlıcakla,
 

Facebook Yorum

Yorum Yazın