Özgür ZOR

Özgür ZOR

Mail: [email protected]

BABALAR BIYIKLI MI OLUR?

BABALAR BIYIKLI MI OLUR?

Düşün

BABALAR BIYIKLI MI OLUR?

Haftada iki kez gördüğüm Kemal Bey bıyık bırakmaya başladı. “Niye?” diye sordum. “Kızım istedi,” dedi. İlgimi çekti. Niye acaba, diye düşündüm; bilmek istediğimi söyledim.

Kemal Bey’i bir ay sonra bugün gördüm; bıyık yoktu. “Ne oldu, bıyık gitmiş,” dedim; bana gülümseyerek kızının mektubunu verdi. İlkokul 4’e giden Aysu Ceren Üzmezler’in resmini ve yazdığı mektubu –hiç değiştirmeden- babasının izniyle, sizlerle paylaşıyorum.

“Merhaba, ben Aysu Ceren Üzmezler, bizim okula gelen babaların ortak özelliğinin bıyıklı olduğunu fark ettim. Eve geldiğimde babama;

- Babalar bıyıklı mı olur? diye bir soru sordum. Babam da;

- Kimiler bıyıkları olur, kimilerinde de olmaz, dedi

Bende;

- Sende bıyık bıraksana dedim. Babamda benim isteğimi anlayışla kabul etti.

Bir gün babam işten eve geldiğinde beni öptü bende bıyıklarının batmaya başladığını fark ettim. Demek ki babam beni öpmek için daha önce bıyık bırakmamış.

///

Hisset

SEVDA YARATAN

Bu şehrin adları durmadan değiştirilen,

                sokaklarında dolaşırken,

eski bir şarkıyı çağrıştırır bazen

                aklına takılır olmadık adlar.

Örneğin, Konstantin Nikoleyeviç Batyuşkov

                Puşkin'in bir çağdaşı -

hani şu ölen Tasso'ya ağıtlar yazan -

                evet, senin Tasso'na,

Kutsal Kudüs'ü özgürlüğe kavuşturan.

 

Bu yaştan sonra, sınırsız bir çağrışımlar

                zinciridir hayat;

başka kokular, başka görüntülerle

                saldırır üstüne tekleyen belleğinle

ve birden başka adlarla uyanırsın

                bir dağ yamacında daldığın düşten.

Bir İsveç filminde miydi

                o küçük madenci çocuğu

Auguste Renoir'ın adını hecelemeye çalışan?

 

Her şey ne kadar kül rengi ve dağınık

                gökle denizin maviliği ötesinde.

Bir kadın "Gecenin matemi"ni söylüyor öğle üzeri

                ve herkesten bir şeyler kalan bu sokaklarda

kırılan camdan kalplerin parçalarını toplarken

                belalısı gizlice zehirliyor içindeki aylak köpeği.

Ve uzakta, düşlediğim Girit'te, belki de,

                denize eğilen çamları yıkıyor yıldızlar.

 

Sonunda sana sığınıyorum, ey şiir,

                rüzgârları, fırtınaları yararlı kılan.

Yaşarken, güzel adlar koydum çocuklarıma:

                Nigâr, Leylâ, Alişan.

 

Cevat ÇAPAN

///

Gülümse

Seçme hakkı     

Akşam evin beyi neşeli evine geldi, peşinden de bir hamal yükü viski, hamal viski şişelerini yatağın üzerine koydu ve gitti.

Adam viski şişelerini karısının yatağına özenerek dizerken hanımı geldi. Durumu görüp:

_Hayrola. Ne bu hal kuzum? Çıldırdın mı sen Allah aşkına?

Kocası: Sakin ol bakalım... Dün gece sen bana rest çekerek ya ben, ya viski dememiş miydin? Ben de tercihimi yaptım.

///

Kulağına küpe olsun

Her birimiz tek kanatlı melekleriz ve bizler ancak birbirimizi kucaklayarak uçabiliriz.

 

{Hz.Mevlana}

Facebook Yorum

Yorum Yazın