Nejat Güneri

Nejat Güneri

Mail: [email protected]

ANLAMAK YA DA ANLAMAMAK

 

Herhalde bütün mesele bu olsa gerek!

Zaman…

Şu anda içinde bulunduğumuz zamanı…

Bu zamanın bize uymayan değişimlerini bir türlü anlayamıyorum…

Herhalde anlayamayacağım da!

Muhakkak ki; bizim kuşak ekseni etrafında dolanan ve de yaşayan, yaşarken de içinde bulunduğu zamanı dünde yaşadığı zamana  - benim gibi - uydurmaya çalışanlar bu işi pek başaramıyor olsalar gerek!

Dün…

Bir markete girdim. Alış verişimi yaptım, hesabımı ödedim çıktım.

Avucuma baktım. İki tane 1 lira, iki tane 10 kuruş…

Kasiyer kızımız herhalde yanlış verdi diye yeniden içeriye girerek:

“Kızım yanıldın mı acaba?” dedim.

Hanım kızımız kendinin değil benim yanıldığımı anlamıştı…

“Amca, siz bana 20 lira verdiniz, (doğru) ben size iki lira yirmi kuruş verdim. Hesabınız 17,80 TL tuttu…

Avucumda iki tane bir lira, iki tane de 10 kuruş vardı.

Kendi kendimden utandım, bir tuhaf oldum.

“Kusura bakma yanılmışım kızım” diyerek marketten ayrıldım.

Malumunuz bu kış aylarında Antepli “soğan kebabını” sever.

Aldıklarım:

Kebaplık – sözde – küçük kuru soğan                        7.42 TL

Üç adet ev ekmeği                                                         5.99 TL

Altı adet maden suyu (soda)                                        4.39 TL

                                                                                 +------------------

                                                     YEKÛN                         17.80 TL

O sıralar hangi zamanın karmaşasıyla boğuşuyordum, bilemedim.

Böyle bir gaflete düşmenin sebebi ise; kafamdan geçirdiğim hesap tutarının 10-15 lira arası olacağıydı!

İşin özüne gelince…

Yaşadığım bu durum, bir emekli maaşına talimin getirdiği yetmezliğin girdabı olsa gerek!

Bu zamanda emekli olmak kolay şey değil…

 

 

 

 

    

Facebook Yorum

Yorum Yazın