DUYARLILIK MI DEDİNİZ?

2 Nisan Boykotu, bir tepki eylemiydi ve bitti…
Ve daha bir gün öncesinden amacına ulaştı…
Boykot karşısındakiler, aynı elden çıkmış tasarımlarla, söylemlerle boykot aleyhine paylaşımlarda bulundular. Bakanlar, siyasetçiler, marketlerde alışverişe koştu. 
Boykotun başarısızlığını ispatlamaya yönelik paylaşımlar, peş peşe yapıldı.
Sanıyorlardı ki amaç; alışveriş yapmamaktı.
Eylemin amacı, gündem yaratmaktır.  O gündem yaratıldı…
Dün bütün gün boyunca boykot konuşuldu. 
Başarıya ulaştı, ulaşmadı”ları konuşmak zaman kaybından başka bir şey değil.
**
Başta da belirttiğim gibi bir tepki eylemiydi ve sona erdi.
Amaç, milli ekonomiyi çökertmek” diyen siyasetçiler,
Ülkemize ve ekonomik dengeye zarar verir” diyen iş adamları
Ekonomi üzerinden siyaset olmaz” diyen meslek odaları yöneticileri…
Toplu halde duyarlılık mesajları paylaşıldı iki gündür.  Ne de olsa en çok onlar düşünüyordu bu milleti, bu ülkeyi, bu esnafı…
**
Dün duyarlılık mesajı verenlerin başka bir konuda ise sessizliğini izliyoruz hep birlikte.
10 gündür tutuklu gençler ile ilgili bir paylaşımlarını umutla bekliyoruz.
Klasik söyleminize mi sığınacaksınız; “Yargıya intikal etmiş bir olay hakkında konuşamayız.
Bir kez de siyasetçi, iş adamı, yönetici kimliğinizden sıyrılarak söyleyin.
Bir anne, bir baba olarak empati yapabilir misiniz; “Çocuğum tutuklansa ve 10 gün boyunca görüşmeme izin verilmese, ne yapardım?
Gözümden bile sakındığım çocuğumun, azılı suçlularla aynı koğuşa verildiğini duysam. O çaresizliği yaşasam, dayanabilir miydim?
Esnafın bir günlük kaybına bu kadar duyarlılık gösteriyorsunuz.
Bu çocukların, şimdiden 10 günleri çalındı. Neden sesiniz çıkmıyor?
**
Hak ettiklerini mi düşünüyorsunuz?
Boykottaki kadar kolay değil bunu dile getirmek. Değil mi?
En iyi bildiğiniz şeyi yapın siz;
GÖRMEZDEN GELMEYE DEVAM EDİN…