Yazı Detayı
20 Aralık 2016 - Salı 13:30 Bu yazı 330 kez okundu
 
Vatan Yahut Silistre
Sibel Doğan
 
 

Namık Kemal edebiyat vasıtasıyla toplumu yönlendirmek ister. Tiyatroyu bu amacına ulaşabilmek için kullanır. Vatan Yahut Silistre isimli oyunu Türk Edebiyat tarihinde romantik tiyatronun ilk tipik örneklerindendir. Bu oyunun konusu Kırım Savaşı sırasında geçer. Silistre Kalesi’nin kurtarılması için askerin gösterdiği fedakârlık ve kahramanlık anlatılır. Bu iki erdemle telkin edilen, vatana sahip çıkmak, vatanı sevmek ve vatan uğrunda mücadele etmek yani vatan duygusudur. Vatan yahut Silistre bir kıyameti durdurma çabasını, vatanın elden çıkışını, anlatır.

Romanda adı geçen Silistre Bulgaristan’da bulunan bir kenttir.  Bulgaristan 1388 tarihinde Osmanlılar tarafından fethedilmiştir. Daha sonra 1853-1856 Kırım Savaşında büyük bir Rus ordusu tarafından kuşatılan Silistre büyük bir kahramanlık örneğine şahit olmuştur. Silistre’de Ruslara karşı kahramanlıklar gösterilmiştir. Bu sırada gerçekleşen bir aşk hikâyesi de eserde konulu edinilmiştir.

İslam Bey ve Zekiye Hanım birbirlerini sevmektedirler. İslam Bey vatansever bir insan olduğu için askere gidecektir. Daha önce Zekiye Hanım’a olan hislerini açıklamamıştır. Gönüllü olarak askere gitmeden önce Zekiye Hanım’a olan duygularını anlatır ve sevgisinin karşılıklı olduğunu görür fakat buna rağmen askere gider. Zekiye Hanım da erkek kılığına girerek İslam Bey’in arkasından askere gönüllü olarak katılır. Gönüllü olarak askere katılan bu iki insan, Silistre Rus kuşatması altında olduğu için orada kalmak zorunda kalırlar.

Burada düşman kuvvetlerine karşı müthiş bir direnç ve savunma gösterilmektedir. İslam Bey savaş sırasında yaralanır ve ona erkek kılığında olan Zekiye bakar. İslam Bey yaralı olmasına rağmen savaşa devam etmektedir. Ve birlikte düşman kuvvetlerinin cephanesini ateşe vermek için yola çıkarlar. Döndüklerinde ise düşmanın Silistre’den geri çekildiğini görürler. Bu arada Silistre’de bulunan kumandanlardan Sıtkı Kumandanın Zekiye’nin babası olduğu ortaya çıkar. Zekiye ile İslam Bey’in evliliği zafer havasında kutlanır.

Vatan Yahut Silistre ilk kez 1 Nisan 1873’te, Gedikpaşa’daki Güllü Agop Tiyatrosu’nda sahnelenir. Oyun seyircinin taşkınlığına sebep olur. Oyun bittikten sonra seyirci yazarını görmek ister. “Yaşasın vatan!” nidalarının arkasından “Allah muradımızı versin” cümlesi duyulur. Oyunun içinde de yer yer geçen “Murad” kelimesi padişah Abdülaziz’in yerine veliaht Murad Efendi’nin tahta geçirilmesi dileği olarak algılanır.

Bu olaylı oyun, yazarını Magosa’ya sürgüne gönderir. Ayrıca Menapirzâde Nuri, Ebuzziya Tevfik, Ahmet Mithat Efendi gibi Namık Kemal’e yakın isimler de tutuklanır ve sürgün cezasına çarptırılırlar. Oyun yasaklanır. Ancak kısa bir süre sonra, yazarı sürgündeyken yeniden sahnelendiği, İstanbul, İzmir ve Selanik’te yüzlerce defa oynanır. Abdülaziz de oyunun sarayda iki kere oynanmasına izin verir.

Namık Kemal hakkında geniş bir araştırma yapan Önder Göçgün sürgün hadisesinin sadece bu oyunla ilgili olmadığını, Ahmet Mithat Efendi’nin Menfa isimli hatıra kitabında da işaret ettiği gibi, Veliaht Murad Efendi’ye yakınlıkları dolayısıyla başlarına bu işin geldiğini ifade eder. Sürgüne giderken yazdığı bir mektupta yer alan “Ben Magosa’ya gidiyorum, ama Kâğıthane’ye gider gibi gidiyorum” cümlesinde amacına ulaşmış bir insanın zafer duygusunun hissedildiğini belirtir

 
Etiketler: Vatan, Yahut, Silistre,
Yazarın Diğer Yazıları
27 Temmuz 2017
Bizde Tarih Anlayışı
20 Temmuz 2017
Vahdettin ülkeyi Neden Terk Etti?
13 Temmuz 2017
Şehzade Evlilikleri
08 Temmuz 2017
ENDERUN MEKTEBİ
22 Haziran 2017
Karakol Cemiyeti
01 Haziran 2017
Kitap Severliğimiz
25 Mayıs 2017
Rüzgar
18 Mayıs 2017
Atatürk ve Bayrak
14 Nisan 2017
Süryaniler
05 Nisan 2017
Gençliğimsin
28 Mart 2017
Mustafa Kemal’in İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne Eleştirileri
22 Mart 2017
Kût'ül-Amâre Savaşı
08 Mart 2017
Hürriyet ve İtilaf Partisi
22 Şubat 2017
Ahmet Rıza Bey
07 Şubat 2017
Sol Partilerin Gençlerle ilişkisi
31 Ocak 2017
Akıp giden yaşam
24 Ocak 2017
İttihatçılar
17 Ocak 2017
Sen Lazım
11 Ocak 2017
Ruhumun Aynası
04 Ocak 2017
İttihat ve Terakki
27 Aralık 2016
Mustafa Kemal
14 Aralık 2016
VATANIM SENSİN
07 Aralık 2016
Kravatın Tarihi
30 Kasım 2016
HER ŞEY NORMAL
22 Kasım 2016
ÖĞRETMENLİK
16 Kasım 2016
İstanbul
08 Kasım 2016
MİSAKI MİLLİ NEDİR?
02 Kasım 2016
Türkiye’de 29 Ekim
19 Temmuz 2016
İleri Çağ İleri Medeniyet demek midir?
12 Temmuz 2016
İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde Neden Lider yoktu?
29 Haziran 2016
Almanya’nın Osmanlı ile İttifak Yapma Nedenleri
31 Mayıs 2016
Babı Ali Baskını
24 Mayıs 2016
Kafkas Cephesinde Osmanlı- Alman Çatışması
17 Mayıs 2016
İttihat ve Terakki Partisi’nin ideolojisi
10 Mayıs 2016
Deniz Gezmiş’e
03 Mayıs 2016
Mustafa Kemal ya da Enver
26 Nisan 2016
Sarıkamış Harekatı
19 Nisan 2016
I.DÜNYA SAVAŞINDA ALMANLARLA İTTİFAK YAPMAK ZORUNLU MUYDU?
12 Nisan 2016
Fatih’in Osmanlısı
05 Nisan 2016
Latin Alfabesinin Kullanımı
29 Mart 2016
I.Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusunun Durumu
22 Mart 2016
Başka Bir Dünya
15 Mart 2016
Çanakkale Savaşı Özel Bir Savaştır
08 Mart 2016
Komutanlık Yetenektir
01 Mart 2016
II. Abdülhamit’in İttihatçılarla İktidar Mücadelesi
23 Şubat 2016
Enver Paşa’nın Kişiliği
16 Şubat 2016
Mobbing zayıflığın göstergesidir.
09 Şubat 2016
Sevgiliye Mektup
02 Şubat 2016
Türklerde milli bilinç
26 Ocak 2016
Güzellik emek ister
19 Ocak 2016
İttihat ve Terakki Kuruluşu
12 Ocak 2016
Enver Paşa ve Mustafa Kemal ilişkisi
05 Ocak 2016
Enver
29 Aralık 2015
Vatan Nedir?
22 Aralık 2015
25 Aralık
15 Aralık 2015
Kahraman mı, Vatan haini mi?
09 Aralık 2015
Ermeni Soykırım iddialarına Türk yanıtı ne olmalı?
01 Aralık 2015
İhmal Edilen Bayırbucak
24 Kasım 2015
Osmanlı Ordusunun Almanlara Teslimi
17 Kasım 2015
Osmanlı Aydınları İttihatçıları İttihatçılar…
10 Kasım 2015
Muhteşem savaş konuşmaları
Haber Yazılımı Haber Scripti Haber Sistemi Haber Paketleri