Yazı Detayı
01 Haziran 2018 - Cuma 00:20
 
Üniversite paradoksu?
Mehmet KOÇAK
kullaniciadi@@
 
 

Üniversite sayısının artıyor olması eğitimli insanların daha da çoğaldığı anlamına gelmiyor. Üniversite sayısı arttıkça mezun insan potansiyeline  iş bulamamak büyük bir problemdir  Ülkelerin eğitim altyapısının hazırlanması ve her alana yayılması için üniversite kurulmasına gerek yoktur.

Varolan üniversitelerin kaliteleri arttırılarak ve yeniden yapılandırılarak bu problem çözülebilir. O üniversite mezunlarının sosyal hayatta Üniversite mezunu olmayanlara göre daha çok problem yaşadıkları ve iş bulmakta güçlüklerle karşılaştıkları acı bir gerçektir. Her ilde birden fazla üniversitenin yer alması eğitim kalitesi açısından büyük bir tehlikedir ve  her isteyenin ya da parası olanın üniversiteye girebilmesi kalitenin düşmesi açısından en büyük sebeptir. Üniversitelere niye gittiklerinden farkında olmayan bir neslin sayısını arttırmak eğitime vurulmuş darbedir. Bu sebeple üniversite sayılarının çoğalması ile eğitim kalitesinin artıyor olması doğru orantılı değildir.

 Bir  çok çeviri kitap olan yine bir çoğu bati takliti olan kitapların okunması ile yapılan adına eğitim denilen üniversite gelecek açısından bir önem taşımıyor. Özellikle Türkiye’nin İhtiyacı olmayan bölümlerin hızla çoğalmasının  hiçbir anlamı yoktur. Burada verilebilecek örnek iktisadi idari bilimler fakültesinin bir çok bölümleridir; özellikle işletme fakülteleri giderek çoğalmakta ve mezunları iş hayatında zorluklar çekmektedir. Herkesin üniversite okumak gibi bir zorunluluğunun olduğu yönünde bir algı yaratılarak ailelerin düşünceleri yönetilmektedir. Ülkenin 100 ya da 150 yıllık bir plan dahilinde hangi meslekten ne kadar insana ihtiyacının olduğu belirlenerek bu yönde üniversite planlaması yapılması gerekiyor. Üniversite sayısı ne kadar artarsa kalite o kadar düşecektir. Eğitim kurumlarının sayısı stratejik önem taşımaktadır. Eğer herkes istediği okula gidebiliyorsa ve bu okullardan mezun olan gençlerin topluma verebilecekleri çok şeyler yoksa üniversite açılmasının hiçbir değeri yoktur. Üniversitelerden mezun olan gençler her işi yapmamaktadır bu sebeple bir çok sektörde eleman sıkıntısı çekilmektedir fakat bir taraftan da mezun işsiz sayısı artmaktadır. Üniversite okuyan gençler emek isteyen özellikle sahada çalışma gerektiren işlere burun kıvırmaktadır. Üniversite sayıları artırılarak ortaya çıkan manzara koca bir üniversite mezunu işsiz ordusudur.

Üniversite sayılarının bir an önce stabil hale getirilerek özellikle bölümlerde revizyona gidilerek durum düzeltilmelidir. Var olan bölümler çağdaş dünyanın gittiği yönde alt yapısal olarak düzenlenmelidir. Üniversite sayılarındaki artış beraberinde ticari bir rekabeti getirecektir Buda eğitimin amacı ile çelişmektedir. Üniversitelerin siyasi bir alan olmaktan çıkartılıp stratejik birer kurum haline getirmek için tam bir özerklik içinde faaliyetlerine devam etmesi gerekir ki bunun yolu da siyasilerin üniversitelerden ellerini çekmesiyle olur. Fikri hür vicdani hür aklı hür akademisyenlerin üniversitelerine sahip çıkarak buldukları her alandan siyasi figürleri dışarı atarak belki de kariyerlerinin en iyi işlerini yapmış olacaklardır.

Bir bölümden mezun olan insan sayısı arttıkça iş dünyasında da işler daha da yozlaşmaktadır. Örneğin Türkiye’de ihtiyaç duyulan genel cerrahi uzmanı sayısı 1 milyon ise ve piyasada 1.500.000 genel cerrahi uzmanı  varsa fazla olan beşyüzbin genel cerrahi uzmanı iş yapabilmek için fiyatları aşağı çekmek zorunda kalacaklar. İş yapan 1 milyon insan ise bu durum karşısında fiyatları aşağı çekmek zorunda kalacaklar ve kalite olarak rekabet etmesi gereken insanların fiyatları aşağı çekerek dolayısıyla kaliteyle oynayarak halk sağlığını tehlikeye düşürebilecekler. Diğer bir örnek ise mali müşavirlik mesleği. Piyasanın ihtiyacı olmadığı kadar mali müşavir vardır. Piyasa fazlası mali müşavirler iş yapabilmek için fiyatları aşağı çekerek daha çok müşteri toplarken dolayısı ile ilgilenemeyeceği kadar müşteri portföyü ile kaliteyi  hiçe sayarak İş yapmaya çalışıyor. Müşterilere verilen hizmet kalitesi düşerken fiyatlar da düşmüş oluyor.

 Burada yapılması gereken piyasanın ihtiyacı olduğu kadar mali müşavir ruhsatına izin vermek. Piyasada ihtiyaç fazlası meslek mensupları ayakta durabilmek için hizmet kalitesi yerine fiyat eksenli iş biçimi geliştirmişlerdir. Söylemeye çalıştığım şey toplumun ihtiyacı kadar meslek mensubu , ihtiyac kadar üniversite toplumun ihtiyacı kadar fakülte toplumun ihtiyacı kadar öğrenci . Bütün gençleri üniversitelere  doldurarak bir yandan onların hayallerini yanlış yönlere kanalize etmiş oluyor diğer taraftan bir ülkenin geleceğini yok etmiş oluyorlar. Her ilde birden fazla üniversitenin yer alması sadece şovenist bir eylemdir. Ülkenin geleceğine hiçbir katkısı yoktur. Ülkenin maddi ve beşeri sermayesinin yok edilmesidir. Yazıktır günahtır.

                         

 
Etiketler: Üniversite, paradoksu?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
21 Haziran 2018
İktisatta ‘Değer Paradoksu’
14 Haziran 2018
İnsanın tabiatı okumak yerine seyretmeyi seviyor!
13 Haziran 2018
GÜNCEL EKONOMİDEN NOTLAR
12 Haziran 2018
Bir İneğin bir insandan daha fazla Medeniyete katkıda bulunması
08 Haziran 2018
Sosyal Patlamaya Doğru!
07 Haziran 2018
Back to Back: Bir Türk Banka Hortumlama Hikâyesi
06 Haziran 2018
Kısa Vadede Zengin Olmanın Hikâyesi: Türk Bankerciliği ve Hazin Sonu
05 Haziran 2018
Doların ateşinin yükselmesi ve Banker Yeşuva
04 Haziran 2018
Gaziantep’te İhracat Ne oldu?
02 Haziran 2018
Dış Ticarette açık: 27,4 Milyar Usd oldu.
31 Mayıs 2018
Kime Kafa Tuttuğunuzun Farkına Varabilmek.
30 Mayıs 2018
Ben Nesli!
29 Mayıs 2018
Kâr ve Yolsuzluk!
28 Mayıs 2018
Aile Şirketlerinde Başarı
26 Mayıs 2018
Hepimiz Köle’yiz. Sadece Fark Edenler Anlayabilir!
25 Mayıs 2018
Ekonomide Güncel Gelişmeler
24 Mayıs 2018
Planlandığı gibi gerçekleştirilemeyen iki tehlike: Batılılaşma ve Modernleşme
23 Mayıs 2018
MİLLETVEKİLLİĞİNDEN PARTİ VEKİLLİĞİNE! GEÇMİŞ OLSUN!
22 Mayıs 2018
FİNANSAL YÖNETİMİN ALTIN KURALLARI
21 Mayıs 2018
Zeytin, Zeytinyağı Üretimi ve Sorunları
19 Mayıs 2018
Türkiye’nin en Önemli Sorunlarından birisi: Serveti Yatlara ve Katlara Bağlayan İş Adamları
18 Mayıs 2018
Moody’s ne yapmaya çalışıyor?
16 Mayıs 2018
SİYASİ PARTİLER BİRBİRLERİNİ YERKEN EKONOMİ SOS VERMEYE DEVAM EDİYOR!
15 Mayıs 2018
Sayılarla Aile
14 Mayıs 2018
Finans Müdürü Ne İş Yapar?
12 Mayıs 2018
İTHALATA KARŞILIK VEREMEYEN BİR ÜLKE!
11 Mayıs 2018
MUHTEŞEM İKİLİ: GAZİANTEP VE İHRACAT
10 Mayıs 2018
Yeni Saadet Zinciri: Girişimcilik!
09 Mayıs 2018
Büyüme ve Kalkınma
Haber Yazılımı