Yazı Detayı
02 Kasım 2016 - Çarşamba 14:27 Bu yazı 268 kez okundu
 
Türkiye’de 29 Ekim
Sibel Doğan
 
 

Cumhuriyet sözcüğü dilimize Arapça “cumhur” kelimesinden geçmiş olup; halk, ahali, büyük kalabalık anlamına gelir. Başka bir deyişle cumhuriyet, ulus egemenliğine dayanan bir devlet biçimidir. Bu devlet biçiminde temel ilke, devlet başkanı ile en üst yöneticilerin seçim yolu ile iş başına gelmesidir.

Cumhuriyet rejimini Avrupa’da teoriden uygulamaya taşıyan olay ise Fransız İhtilali olmuştur. İhtilalden sonra Fransa aşamalı olarak ilk önce, monarşi daha sonraları ilk cumhuriyet dönemlerini yaşadı. Fransa’da kurulan bu rejim, daha sonraları dünyada kurulan cumhuriyet idarelerinin de temelini oluşturmuştur. Tarihte gerçekleşen her olayda olduğu gibi Cumhuriyet’in ilan edilmesi öncesinde, Cumhuriyet’in ilan edilmesini sağlayan, birbiriyle ilgili birtakım olaylar vardır. Bu olayları yani demokratikleşme hareketlerini, Osmanlı Devleti’nde XVIII. yüzyılda ortaya çıkan batılılaşma hareketleriyle başlatabiliriz. Devlet, askerî alanda yaptığı yenilikler ile istediği başarıyı yakalayamayınca sorunun çözümünü, askerî alan dışında yönetim alanında yapacağı düzenlemelerde aramaya başlamıştır. İşte bu arayış Osmanlı Devleti’nde egemenliğin paylaşımı ve anayasal çalışmaları yani demokratik rejime gidişatın kapısını aralamıştır. II. Mahmut Senedi ittifak Anlaşmasıyla ayanların haklarını tanıması anayasal düzenin ilk adımı olmuştur. Tanzimat fermanının kabulüyle kanun üstünlüğü kabul edilmiştir. I. ve II. Meşrutiyetin ilanı ile padişah iradesi meclis ve anayasa ile sınırlanmış halk ilk kez yönetime dahil olmuştur.

Meşrutiyet yönetimi aydınların, Genç Osmanlıların ve İttihat ve Terakki Cemiyetinin mücadeleleri sonucunda elde edilmiştir. Meşrutiyet uğruna sürgünler hücre cezaları baskılar gördüler. Halkın gücüne ve halk iradesinin gerekliliğine olan inançları direnişlerini arttırdı. Bu mücadeleler sonucunda iki kez meşrutiyet ilan edildi. Yüzyıllar boyunca monarşi yönetimlerin egemenliği altında yaşayan Türk milleti 19. Yy’ da Osmanlı döneminde kısmen cumhuriyetle tanıştı.  Kurtuluş savaşında ise içinde bulunulan zor koşullarda halk, padişah varken, padişaha rağmen egemenliği tamamen eline almış, kendi geleceği için bütün kararları kendisi vererek cumhuriyeti fiilen yaşamıştır. Savaş sonrası kurulan yeni düzende var olan fiili durumun adı 29 Ekim 1923’te konulmuştur. 

 

 

 
Etiketler: Türkiye’de, 29, Ekim,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Vahdettin ülkeyi Neden Terk Etti?
Şehzade Evlilikleri
ENDERUN MEKTEBİ
Karakol Cemiyeti
Kitap Severliğimiz
Rüzgar
Atatürk ve Bayrak
Süryaniler
Gençliğimsin
Mustafa Kemal’in İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne Eleştirileri
Kût'ül-Amâre Savaşı
Hürriyet ve İtilaf Partisi
Ahmet Rıza Bey
Sol Partilerin Gençlerle ilişkisi
Akıp giden yaşam
İttihatçılar
Sen Lazım
Ruhumun Aynası
İttihat ve Terakki
Mustafa Kemal
Vatan Yahut Silistre
VATANIM SENSİN
Kravatın Tarihi
HER ŞEY NORMAL
ÖĞRETMENLİK
İstanbul
MİSAKI MİLLİ NEDİR?
İleri Çağ İleri Medeniyet demek midir?
İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde Neden Lider yoktu?
Almanya’nın Osmanlı ile İttifak Yapma Nedenleri
Babı Ali Baskını
Kafkas Cephesinde Osmanlı- Alman Çatışması
İttihat ve Terakki Partisi’nin ideolojisi
Deniz Gezmiş’e
Mustafa Kemal ya da Enver
Sarıkamış Harekatı
I.DÜNYA SAVAŞINDA ALMANLARLA İTTİFAK YAPMAK ZORUNLU MUYDU?
Fatih’in Osmanlısı
Latin Alfabesinin Kullanımı
I.Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusunun Durumu
Başka Bir Dünya
Çanakkale Savaşı Özel Bir Savaştır
Komutanlık Yetenektir
II. Abdülhamit’in İttihatçılarla İktidar Mücadelesi
Enver Paşa’nın Kişiliği
Mobbing zayıflığın göstergesidir.
Sevgiliye Mektup
Türklerde milli bilinç
Güzellik emek ister
İttihat ve Terakki Kuruluşu
Enver Paşa ve Mustafa Kemal ilişkisi
Enver
Vatan Nedir?
25 Aralık
Kahraman mı, Vatan haini mi?
Ermeni Soykırım iddialarına Türk yanıtı ne olmalı?
İhmal Edilen Bayırbucak
Osmanlı Ordusunun Almanlara Teslimi
Osmanlı Aydınları İttihatçıları İttihatçılar…
Muhteşem savaş konuşmaları
Haber Yazılımı Haber Scripti Haber Sistemi Haber Paketleri