Yazı Detayı
13 Nisan 2016 - Çarşamba 16:33 Bu yazı 735 kez okundu
 
TAŞERON YALANI
Ömer Kılıç
 
 

  AKP iktidarı seçim vaatleri arasına taşeron işçiliğin kaldırılmasını da almıştı. Diğer partilerin propaganda faaliyetlerinin akıl almaz bir şekilde kısıtlandığı o dönemde AKP, işçilerin oylarını devşirmek için “taşeron işçiliğe son veriyoruz” bağırtısıyla meydan meydan gezdi.

           

            Seçimler sonlandı, sandığı demokrasinin tek olgusu kabul edenler, sandığı iktidarlarının tek meşru kaynağı görenler, seçimin galibi oldular. Halka verdikleri sözü yerine getirmelerinin zamanının geldiği hatırlatıldı. Derhal çalışmaya koyuldular. Önce havuz medyası taşeron müjdesi diye bol bol haber yaptı. Konunun ayrıntısı hiçbir şekilde ortaya konmadı. Halkta her zamanki gibi bir algı yaratıldı.
 

            İş başa düşünce konunun detayları ortaya döküldü. Havuzun algı operasyonu tuzağına düşmeyen bizler, taşeron işçiliğe son sloganının büyük bir aldatmaca olduğunu anlamış olduk. Bu kapsamda sendikalar ve konuyla ilgili sivil toplum örgütleri halka gerçeği anlatmaya başladılar.

 

            Konuya ilişkin DİSK Genel-İş Genel Yönetim Kurulu aşağıda sunduğum aydınlatıcı metni kaleme aldı. Metni dikkatlerinize sunuyorum

            1- Kamuda çalışan taşeron işçilere, işçilerin beklediği şekilde bir kadro verilmeyecektir.

            2- Bu işçiler, ne memur statüsüne alınacak ne de kadrolu işçi olarak çalıştırılacaktır. “Özel sözleşmeli personel” olarak ifade edilen ne olduğu henüz belli olmayan, çerçevesi belirsiz bir statü yaratılıp, bu statüde çalıştırılmaları planlanmaktadır.

            3- Güvencesiz bir çalışma öngörülmüş, yapılacak sözleşmenin 3 yıllık olacağı ifade edilmiştir. Süre sonunda sözleşmenin yenilenip yenilenmeyeceği belirsizdir.

            4- Asıl iş- yardımcı iş ayrımı yapılmadan bütün taşeron işçiler, kamuda kaç yıl çalışmış olurlarsa olsunlar özel sözleşmeli personel olmak için sınava tabi olacaklardır. Sınavın kazanılamaması halinde yıllarca çalışmış olsalar bile mevcut işlerini kaybedecek, haklarını yitireceklerdir.

            5- Düzenlemenin 12 ay ve tam zamanlı işçileri kapsadığı belirtilmektedir. Bu, kamu idarelerinin çok defa yaptığı kısa süreli ihalelerle çalıştırdığı işçilerin kapsam dışında tutulması demektir. Kapsam dışı kalacak bütün işçilerin Meclis gündemindeki özel istihdam büroları düzenlemesi çerçevesinde geçici iş ilişkisi ile çalışmaya mahkum edileceği anlaşılmaktadır.

            6- Taşeron işçiler bu özel sözleşmeli personel olmak için geçmişe dönük taleplerinden, varsa davalarından vazgeçmek zorunda kalacaklardır. Geriye yönelik kıdem tazminatı haklarının ne olacağı belirsizdir.

            7- Bu işçiler, toplu pazarlık ve grev haklarının olmadığı bir statüye sokulmak istenmektedir. Taşeron şirket işçileri bugünkü durumlarını arar hale gelecektir.

            8- Taşeron işçiler, bu düzenleme ile kıdem tazminatı alamayacakları bir statüde çalıştırılacaktır. Hükümet bu işçileri, işçi kadrosuna almayarak yılda 52 günlük ikramiye hakkından da tasarruf etmeyi hedeflemiştir.

            9- Belediye ve il özel idarelerinde çalıştırılan taşeron işçilerin ise bu idarelerin kuracakları şirketlerde çalıştırılacağı ifade edilmiştir. Bunun anlamı belediye ve il özel idarelerinde taşeron şirketlerde çalışan işçilerin kadro beklentisinin boşa çıkarılmasıdır. Bu işçilerin kaderi söz konusu yerel yönetimlere bırakılmaktadır. Bu yönetimler isterlerse işçileri kendi şirketlerinde çalıştıracaklar isterlerse taşeron şirket düzenini sürdüreceklerdir. Hükümet açıklaması belediye hizmetlerinde asıl işi yapan taşeron şirket işçilerinin geleceğini karartmıştır.

            Başbakan’ın müjde diye açıkladığı taşeron şirket işçileri ile ilgili düzenleme işçilerin güvenceli iş ve kadro beklentilerini ortadan kaldırmış ve üstelik sendikal hakları da ortadan kaldırarak işçileri iyice güvencesiz ve tedirgin çalışma koşullarına itmiştir.                 

 
Etiketler: TAŞERON, YALANI,
Yorumlar
Haber Yazılımı