Yazı Detayı
26 Aralık 2017 - Salı 00:53
 
SOHBET KÖŞEMİZDE ŞEMS-İ TEBRİZİ
Ahmet AYAZ
 
 

                                                                Ahmet AYAZ

       Saygıdeğer okurlarım; Bugün buradan, hepinize merhaba diyorum. Çok eski mekana yeniden döndüm ve sizler ile  beraber olmanın sevincini ve mutluluğunu yaşıyorum. Su aktığı yere bir daha akarmış. Her şeyin bir başı olduğu gibi, bir de sonu vardır. Hayat bir yerde biter, diğer yerde yeniden başlar. Yeter ki sağlık mutluluk olsun. Bugünden itibaren sizler ile beraber olacağım, Allah utandırmasın. Geçen cumartesi günü değil, daha önceki cumartesi günü, bir yılı aşkın süredir yolumun düşmediği kumru Dergisine uğradım ve orada güzel insanları gördüm. Elbette, hal ve gidişleri zayıf olduğu için, sınıfta kalan bazı yaşlılarımız vardı.  Onlarla da, apayrı bir mutluluk yaşadım.  Sınıfta kalan yaşlılarımız üzülmesinler. Çünkü gençlerimizden de sınıfta kalanlarımız var. Kumru Dergisinin sahibi Av Abdulhadi Bay Şems-i Tebrizi anlatıyordu. Bugün de ben sizlere   “Kaf dağı kadar büyük olsan, kefene sığacak kadar küçüksün” diyen  Şems-i Tebrizi  beraberimde getirdim. Şimdi sizin ile birlikte öğrenelim diyorum. Öğrenmekte yarar var. Peygamber efendim “Bilenle bilmeyen bir olmaz” Demiştir. Biz de bilenlerden  olalım düşüncesindeyim.

       ŞEMS-İ  TEBRİZİ KİMDİR? Şems-i Tebrizi 1185 yılında Tebriz'de doğmuştur. Asıl adı Mevlana Muhammed'dir. Melik Dad oğlu Ali adında bir zatın oğludur ve "Şemseddin" yani dinin güneşi lâkabıyla anılmıştır.

Henüz küçük yaşlarda, manevi ilimleri tahsil ederken yetenekleri ile dikkat çeken Tebrizi, din ilimleri öğrendikten  sonra, genç yaşlarında Tebrizli Ebubekir Sellaf'a talebe olmuş, ismini duyduğu bütün meşhur şeyhlerden feyz almaya çalışmış ve bu sebeple pek çok yöreleri gezmiştir.

Daha sonraları Secaslı Şeyh Rukneddin, Tebrizli Selahaddin Mahmut ile mutasavvıf Necmüddin Kübra’nın halifelerinden Centli Baba Kemal'e intisap ederek onlardan feyz almıştır. Muhammed'in ahlakını örnek alan Şemseddin-i Tebrizi, devamlı bir arayış içerisinde olmuş, manevî bir işaret üzerine de Mevlana'yı arayıp bulmuştur. Dünyaya, kılık ve kıyafete önem vermeyen Şems, Mevlana ile üç-üçbuçuk yıl süren beraberliği neticesinde onun hayatında yeni ufukların açılmasına vesile olmuş, onu ilahî aşkın potasında eriterek, kâmil bir Hak aşığı yapmaya muvaffak olmuştur. Şems-i Tebrizi Şam'a döndüğünde, Mevlana Celaleddin için onun yokluğu dayanılmazdır. Şems'in varlığını kabullenememiş kimseler, Mevlana Celaleddin'e ileri geri laflar etmişlerdir. Mevlana'nın bu kimselerden birine verdiği cevap şöyledir:"Onun ışığı vurmazdan önce ölü bir nakıştım sadece taş duvarlarınızda. O, elindeki yay ile vurmazdan önce tellerime; hep aynı nameyi çalıp söyleyen, kendi sesine yabancı bir kuru rebaptım. Ben onun avucunda bağlar, bahçeler ağaçlar görür; deryalar gibi geniş, deryalar kadar berrak sular görürüm. Onun avucunda çıkan ağaçların gölgesinde dinlenirim. Lâkin siz bunların hiçbirini göremezsiniz." der. Bir süre sonra Şems, Celaleddin'in oğlu Sultan Veled'in çağrısı üzere Konya'ya geri gelir. Celaleddin, bir daha şehirden ayrılmasın diye, onu bir kızla evlenmeye ikna eder; bu kız Celaleddin'in evinde evlâtlık olan Kimya Hatun'dur. Kimya Hatun'a gizliden aşık olan Alaaddin bu durumu hazmedemez ve Şems aleyhtarlarının yanında yer almaya başlar.

Şems Hicri 645 Miladi 1247 tarihinde Mevlana'da meydana gelen büyük değişikliği hazmedemeyenler tarafından öldürüldü mü, yoksa geldiği gibi, kimseye haber vermeden Konya'yı mı terk ettiği bilinmemektedir.

Bu gün Konya’da Şems makamı olarak bilinen, halk ve bilhassa Mevlevilerce Mevlana türbesinden önce ziyaret edilen bu mescit-türbe de mevcut sanduka, boş bir sanduka mı, yoksa Mehmet Önder Bey'in bir hatırasında anlatıldığı gibi, Şems gerçekten burada mı gömülüdür, bu da bilinmez.

Niğde'deki Kesikbaş Türbesi de Şems'e izafe edilir. Bunlardan ayrı olarak Tebriz'de Geçil denilen mezarlıkta, Hoy'da, Pakistan'ın Multon şehrinde Şems türbeleri veya makamları vardır. Bunlar çeşitli rivayetlerle süslenmiştir. Pakistan'lıların söylediklerine göre de Şems, Konya'dan bir gece yarısı gizlice ayrılmış, batı İran'da Hoy şehrine hareket etmiş ve orada yerleşmiştir. Şems-i Tebrizi Hoy'da ölür ve orada gömülür. Mezarı, Unesco Dünya Kültür Mirası'na aday gösterilir. Bir rivayete göre, Mevlana'nın oğlunun, Şems'i öldürenler arasında olduğudur.

Şems'in Konya'daki türbesi küçük, mütavazi, adeta saklanmış bir yerdir. Mevalana'nın o ihtişamlı türbesinin yanında -ki Mevlana "en güzel türbe Gökkubedir" der.- sade, sakil ve sıradan.

       Saygıdeğer okurlarım; Beni unutmayın, sohbet köşemde sizler ile yeniden  buluşalım. En güzel ve mutluluk dolu günler, hep ve hepimizin olsun. Hoşça ve dostça kalınız.

 
Etiketler: SOHBET, KÖŞEMİZDE, ŞEMS-İ, , TEBRİZİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Ağustos 2018
KÜLTÜR-SANAT VE EDEBİYATIMIZDA İHSAN IŞIK
07 Ağustos 2018
SİVAS’TA ŞAİRLER SEÇKİSİ ÇIKTI
31 Temmuz 2018
YUSUF DURSUN’DAN BİR KESİT
24 Temmuz 2018
SULTAN ŞEHİR SİVASTA SRT TV’NİN MİSAFİRİYDİK
17 Temmuz 2018
“TÜRK GİBİ BAŞLA, ALMAN GİBİ BİTİR”
10 Temmuz 2018
MUSTAFA CEYLAN’IN ARDINDAN
03 Temmuz 2018
VEKİLLERİMİZ MAZBATALARINI ALDILAR
26 Haziran 2018
24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİNİN ARDINDAN
19 Haziran 2018
SEÇİME GİDERKEN
11 Haziran 2018
BOŞUNAMI YAZMIŞLAR ?
05 Haziran 2018
YAZMAKTA ÇOK GEÇ KALDIM
29 Mayıs 2018
MEYHANEDEN MESCİDE
22 Mayıs 2018
SANAT DÜNYAMIZDA TARIK BUĞRA
15 Mayıs 2018
ALİ EKREM BOLAYIR KİM?
08 Mayıs 2018
USUMDA HASAN ALİ YÜCELİ
01 Mayıs 2018
HALİMİZE ŞÜKRETMEK GEREKİR
24 Nisan 2018
CEMAL SAFİ’Yİ KAYBETTİK.
17 Nisan 2018
BOZGEYİKLER CEDDİNİ UNUTMADI
10 Nisan 2018
ÜLKÜ TAMERİN ARDINDAN
03 Nisan 2018
VAHİTTİN BOZGEYİK ANISINA
27 Mart 2018
DERVİŞİN KAHVESİ
20 Mart 2018
“ARUZ ÇİÇEKLERİM”
13 Mart 2018
İNTİZAM DÜZEN VE KURAL
05 Mart 2018
RAHMETLİ BİZDEN BİRİSİYDİ
27 Şubat 2018
KARINCAYA SORMUŞLAR- NEREYE ?
20 Şubat 2018
ŞİİR UÇAR
13 Şubat 2018
KÜLTÜR VE EDEBİYATTAN BİR ANI
06 Şubat 2018
HER ŞEY AİLEDE BAŞLAR
30 Ocak 2018
HATIRA DEFTERİNDEN BİR YAPRAK
24 Ocak 2018
NEVZEN TEVFİK KİMDİR?
18 Ocak 2018
G.G:C. ÖDÜL TÖRENİNİN ARDINDAN
16 Ocak 2018
(HACI) SANİ KONUKOĞLU’NU UNUTMADIK
09 Ocak 2018
KAHVE TADINDA SOHBET
03 Ocak 2018
ÖMER HAYYAMDAN SÖZ EDİYORUM
Haber Yazılımı