Yazı Detayı
10 Şubat 2018 - Cumartesi 00:17 Bu yazı 352 kez okundu
 
Şah Mağara Efsanesi
Mustafa ASİLTEKİN
 
 

Uzun zamandır sonbahardaki bir iki çiselemeden sonra toprağın yüreğine bir damla yağmur düşmedi. Dağ başlarındaki beyaz bir takkeyi andıran kar var o da taş kesilmiş ayazdan. Oysa şubat sonu mart ağzı sular sellere döndü, su girilmedik taş, toprak oyuğu kalmadı. Cümle coğrafya bahar yağmurlarına teslim oldu. Bununla birlikte ekinler büyüdü, boy verdi Şah Mağara’da yağmur yağmasına yağdı; ancak kabileler arasındaki kavgalar bitmedi. Oysa Şah Mağara öyle bir yer ki toprağı altınla eş değer. Çünkü yer altından derenin suyu ile beslenen bir toprak. Bundan dolayı çağlar öncesinde dağların kovuklarında yaşayan insanlar bile bu topraklar için birbirine düşmüş. Toprak bereketlendikçe kabileler arasındaki kavgalar şiddetlenmiş. Çünkü kimi zaman dağda, bayırda, yolda birbiri ile karşılaşan kabileler kavganın eşiğine gelmişlerdir. Bazen da çetin kavgalar yaşanmaktaydı. Kabilelerin biri karşı kabileyi son ve sert bir hamle ile ortadan kaldırmak veya başka bir coğrafyaya sürmek niyetindedir. Ve içten içe buna hazırlıklar dahi yapmaktaydılar. Nihayet o kanlı gün gelip çattı öbür kabileyi mağara kovuklarına doğru önlerine katıp kılıçtan geçirilirken tam o esnada yeryüzü şiddetle sarsılmaya, homurdanmaya başlar. Bir yandan bereketli toprakların sahibi kabile kılıçtan geçirilirken diğer yanda yeryüzü gazabını göstermekte. Tam o esnada ters giden bir şeyler olur. Dağdan kopup gelen taşlarla ezilen insanlar, bu puslu ve karmaşık hengamede genç bir kızı kovalayan birkaç kötülüğü yüzlerine yansımış adamlar. Artık kaçacak mecali kalmayan genç kız, dağdan kopup gelen koca bir taşın önünde diz çöker ve öyle içten yalvarır ki Allah’a kendisini bu durumdan kurtarması için yürekten dua eder. Yükselen dumanların arasında kılıç kalkan seslerinin birbirine karıştığı bir sırada kızın önünde diz çöktüğü kocaman taş ikiye yarılır ve kız usulca yarılan taşın içine adımını atar atmaz taş yeniden kapanır ve genç kızı o kötü adamlardan kurtulmuş olur. Kanlı olaylara sahne olan bu toprakların ortasında duran taşın yüreğinden çıkıp bir ceylan gibi suyun kenarına inen saçları ipeksi, gözleri ay parçası, güneş yüzlü, peri masallarından çıkmış bir ceylan. Elinde tahtadan tarağı, envai çeşit bitki özlerinden yapılmış sabuna benzer bir sıvı. Saçları kuluncundan aşağı tel tel dökülmüş, ayakları karnında ayın şavkı altında neredeyse kaburga kemikleri sayılabilen narin ve nazenin bir güzellik. Bir ceylan gibi böyle günlerde suya inip, aklanıp, paklandıktan sonra tasını tarağını toplayıp tekrar içinden çıktığı taşa geri döner. Kimi rivayetlere görev bahar aylarında taşın tepesinden yeşeren otların genç kızın saçı olduğu var sayılır. Ondandır ki o bölgede kimi zamanlar değişik mistik olaylar yaşanmıştır.

Araban’ın köylerinden birinde halkın diline pelesenk olmuş tarihi bir efsane. Bahsedilen dağın dibinde taşın içinde bir genç kız olduğu söylenile gelmektedir. Ancak bu efsanenin bu içeriği, eklemeleri ve kurgusu bana aittir. Şah Mağara ( Şambara ) Efsanesi.

 
Etiketler: Şah, Mağara, Efsanesi,
Yorumlar
Haber Yazılımı