Yazı Detayı
14 Mayıs 2018 - Pazartesi 06:21 Bu yazı 186 kez okundu
 
ROMAN
Erhan BAŞER
kullaniciadi@@
 
 

Bundan tam 23 yıl  sonra 2041yılının,  şubat ayının,  ilk çarşamba günü yazacağım umutsuzluk romanının ilk sayfası şöyle olacak. O gün hava çok soğuk olacak ve ikindi vakti yağmur  yağacak. Ayaklarım hep olduğu gibi üşüyecek. Kalitesiz çoraplar giymeye devam ediyor olacağım. En samimim dostumla elli lira için, dostluğumu, o gün bitireceğim.

  Hulki her zaman lekeli bardaklarla su içmişti, asla yediği yemekler tam tadında olmazdı, ucuz sigaralar onun kaderi olacak ve onu öldürecekti, kalitesiz kanepeler belini ağrıtacaktı, kireçli suyla demlenmiş çay, krem rengi masada duran bayatlamış ekmekler, marketteki çok çirkin ve bir o kadar da bekar olan kız, iyice sünmüş pijama ve tişörtle geçen yıllar onda bir bıkkınlık yaratacaktı. Dana etinin kilosu, yeterli dana olmadığından 800 lira olacaktı. Dans etmeyi bilmediğinden önce kendini suçlayacak, sonra dans denen saçmalığı suçlayacak, daha sonra burdan yola çıkarak dansın insanın umudunu artıran bir zehir olduğunu idrak edecek ve yine dans bilmediği için tanrıya sitem edecekti. Arkadaşının evine gittiğinde pis yastıklara tişörtünü kılıf yapıp yatmak onu fevkalade neşelendirirdi, çünkü her türlü iyi şeylere rağmen dünyanın bir köşesinde azıcıkta olsa bir umutsuzluk vardı.

Ahh derdi Hulki ‘beni biraz olsun umutsuzluğa sürükleyecek bir şey için nelerimi vermezdim ki’, o yıllardır peşinden koştuğu umutsuzluğu bulmak için çok çabalamıştı ama daha bulamamıştı. Yağlı bir vücudu vardı Hulki’nin, zaten umutsuzluk için yağlı bir vücut olmazsa olmazlardandı. Karanlık bir odada yaşardı Hulki, camları asla açmazdı, duvarları siyaha boyadı kendi elleriyle, birkaç yaşlanmış at resimleri vardı, atlar ölmek üzereydi, kurumuş bataklık fotoğrafı da vardı ayrıca.  Özlem duyduğu umutsuzluk ve hayal kırıklığı tanrının cezası hangi cehennem çukuruna gizlenmişti kim bilir. Diş macunları ve fırçaları onun en büyük düşmanlarıydı çünkü temiz dişler bir insanı gülümsetebilirdi. Hulki ise gülmeyi bir şeytan icadı olarak görür ve gülen insanlara nefret duyardı. Yeşil renkli meyveleri sevmezdi. Meyvelerin içinin zehir dolu olmasını hayal ederdi hep. Hulki iyi kalpli bir insandı.

  Aranızda o yıllara yetişecekler geri kalan umutsuzluk arayışını okuyacaklar belki de. İnsanlar neden hep umudu arar ve geleceğe dönük güzel hayaller kurar ki? Belki de bize iyi gelecek olan şey umutsuzluktur.

 

 
Etiketler: ROMAN,
Yorumlar
Haber Yazılımı