Yazı Detayı
24 Mayıs 2018 - Perşembe 01:00
 
Planlandığı gibi gerçekleştirilemeyen iki tehlike: Batılılaşma ve Modernleşme
Mehmet KOÇAK
kullaniciadi@@
 
 

Aslında her iki kelime ile anlatılmak istenen daha doğrusu yapılmak istenen şey aynı. Maziden kurtulup Ati’ ye yol almak. Niye mi böyle yazdım? Çünkü iki kelime ile yola çıkan 2 devletin yaptığı bundan başka bir şey olmamıştır. Şöyle anlatayım:

Osmanlı ve Batılılaşma Sevdası!

Yanlış teşhis ve yanlış tedavi yöntemi seçerek Devleti Aliye’nin malum sonunu hızlandıran adımların başlangıcı oldu Batılılaşma sevdası. Gelinen noktada yaşanılan tüm olumsuzlukların çaresi kayıtsız şartsız batılılara benzemek ve taklit etmek daha doğrusu ayrıcalıkları arttırmakla aradı Osmanlı siyasi ve bürokratları. 17. Asra kadar batılılaşma hareketleri pek gündeme gelen bir şey olmadı. Özellikle 17. Yy ilk yarısından sonra baş gösteren siyasi ve sosyal patlamalarla 2. Osman ve 4. Murat dönemlerinde özellikle Köprülülerin desteği ile adımlar atılmaya başlandı. 1789 yılında 3.Selim ile bu batılılaşma sevdasında yeni bir döneme geçildi. Kaybedilen savaşlar, toplumsal huzursuzluklar, teknik ilerlemenin sağlanamayışı gibi sebepler bilhassa Batı ile kıyas edilerek araştırılmaya başlandı. Yeni düzen adını alan yani Nizami Cedit hareketi maalesef Osmanlı’nın hem askeri hem de bürokrasi üzerindeki egemenliğinin zayıflaması sonucu gerçekleştirilemedi. Yeniliğin önündeki toplumsal direnişin en büyük mimarlarından olan Yeniçeri Ocağının 2. Mahmut tarafından kaldırılması ile (1826) yeni bir döneme geçilmiş olduysa da yine tam anlamı ile batı taklitçiliği becerilemedi. Bu tarihten sonra çeşitli anlaşmalar ile tabancılara müthiş haklar verilmeye başlandı. Batılılaşma adına yapılan her icraat sadece şekil değişiminden öteye geçmedi. Batının kültürel değerlerini, yaşam biçimlerini hatta yer yer inanışlarını da kapsayacak şekilde toplumsal değişimler başladı. Teknik ve bilim yönünden Osmanlı’dan önde olan Batı’nın ilim ve fenni yerine toplumsal dokusu kopya edilmeye ve sonucunda Osmanlı kimliğinin sonunu oluşturacak milli ve kültürel akımlara yem olmaya devam ederek sonunu hazırladı. Planların pratikte tamamen tersinden gerçekleştiği toplumsal vaka örneği idi Osmanlı’da Batılılaşma ve maalesef Kültürel Erozyon ile bir kimlik yok edilmiş oldu.

Cumhuriyet ve Modernleşme:

Osmanlı örneğinde olduğu gibi Batının ilerlemesini kendisine hedef tayin eden genç devlette aynı yolu izlemiş oldu. Bilimin ve terakkinin yegâne sebebi olan kültürel olgunlaşmanın selameti düşünülmeksizin hızlıca hayata geçirilmek istenen Batının bire bir kopya ürünleri ile geçmiş ile bağlantı koparılmıştır. Geçiş bir utanç vesilesi olmasının önü, böylelikle ona ait olan her bir varlığın yok edilmesi ile kesilmiş oldu. Batının hukuk, edebiyat, dil, sosyal yaşam araçları, inanış mekanizmaların aynen kopyalanması sonucu 200 yıl ara ile yeni bir değişim süreci başlamış oldu. Bu değişimin kalıcı olması için kanunun yaptırıcı ve ezici gücü ile korundu. Kültürel, siyasi, ekonomik devrimlerin devamı için yasa ve askeri gücün çalışması önemliydi.

Ne demeye Çalıştık:

Gerek Osmanlı’da ki Batılılaşma hareketleri gerekse Türkiye Cumhuriyetinde ki Modernleşme çabaları çok yanlış anlaşılmıştır. Maziden bağları koparılan, yeni bir kültür yaratılmaya çalışılan eylemlere dönüşmüştür. Batının ilerlemesinde nelerin önemli olduğunun ve hayata geçirilmesi gerektiği yanlış anlaşılmıştır. İleri medeniyetlerin çıktıları olan ürünler ithal edilerek sentezlenmeye tabi tutulan bir olguya sebep olmuştur. Muasır medeniyetlerin ürünlerini toplumsal değişime malzeme etmek yerine toplumun muasır medeniyet olma yolunda yeni ürünler üretmesine ve hazmetmesine zemin hazırlamak ve teşvik etmek lazımdır.

 
Etiketler: Planlandığı, gibi, gerçekleştirilemeyen, iki, tehlike:, Batılılaşma, ve, Modernleşme,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
21 Haziran 2018
İktisatta ‘Değer Paradoksu’
14 Haziran 2018
İnsanın tabiatı okumak yerine seyretmeyi seviyor!
13 Haziran 2018
GÜNCEL EKONOMİDEN NOTLAR
12 Haziran 2018
Bir İneğin bir insandan daha fazla Medeniyete katkıda bulunması
08 Haziran 2018
Sosyal Patlamaya Doğru!
07 Haziran 2018
Back to Back: Bir Türk Banka Hortumlama Hikâyesi
06 Haziran 2018
Kısa Vadede Zengin Olmanın Hikâyesi: Türk Bankerciliği ve Hazin Sonu
05 Haziran 2018
Doların ateşinin yükselmesi ve Banker Yeşuva
04 Haziran 2018
Gaziantep’te İhracat Ne oldu?
02 Haziran 2018
Dış Ticarette açık: 27,4 Milyar Usd oldu.
01 Haziran 2018
Üniversite paradoksu?
31 Mayıs 2018
Kime Kafa Tuttuğunuzun Farkına Varabilmek.
30 Mayıs 2018
Ben Nesli!
29 Mayıs 2018
Kâr ve Yolsuzluk!
28 Mayıs 2018
Aile Şirketlerinde Başarı
26 Mayıs 2018
Hepimiz Köle’yiz. Sadece Fark Edenler Anlayabilir!
25 Mayıs 2018
Ekonomide Güncel Gelişmeler
23 Mayıs 2018
MİLLETVEKİLLİĞİNDEN PARTİ VEKİLLİĞİNE! GEÇMİŞ OLSUN!
22 Mayıs 2018
FİNANSAL YÖNETİMİN ALTIN KURALLARI
21 Mayıs 2018
Zeytin, Zeytinyağı Üretimi ve Sorunları
19 Mayıs 2018
Türkiye’nin en Önemli Sorunlarından birisi: Serveti Yatlara ve Katlara Bağlayan İş Adamları
18 Mayıs 2018
Moody’s ne yapmaya çalışıyor?
16 Mayıs 2018
SİYASİ PARTİLER BİRBİRLERİNİ YERKEN EKONOMİ SOS VERMEYE DEVAM EDİYOR!
15 Mayıs 2018
Sayılarla Aile
14 Mayıs 2018
Finans Müdürü Ne İş Yapar?
12 Mayıs 2018
İTHALATA KARŞILIK VEREMEYEN BİR ÜLKE!
11 Mayıs 2018
MUHTEŞEM İKİLİ: GAZİANTEP VE İHRACAT
10 Mayıs 2018
Yeni Saadet Zinciri: Girişimcilik!
09 Mayıs 2018
Büyüme ve Kalkınma
Haber Yazılımı