Yazı Detayı
24 Kasım 2015 - Salı 15:54 Bu yazı 761 kez okundu
 
Osmanlı Ordusunun Almanlara Teslimi
Sibel Doğan
 
 

Osmanlı  Ordusunun Almanlara Teslimi

Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde İttihatçı önderleri Türk ordusunun komutasını Almanlara bıraktı. Bu kadar idealist komutanlar nasıl oldu da bu yanılgıya düştüler? Kendilerine güvenleri mi yoktu acaba? Belki de iyi komutan olduklarına inanmıyorlardı. ‘Bu savaşı biz yönetirsek kesin yeniliriz.’’ diye mi düşündüler, bilemiyorum.

Ülkeleri için, vatanlarının sınırlarını genişletmek için savaşa giriyorlar ama ordularının komutasını başka bir millete teslim ediyorlar. Almanların bizim topraklarımızı bizden daha iyi koruyacağını düşündüler demek ki. Koruyamadılar, hatta en kritik zamanlarımızda bizi bizimle bırakıp kendi ülkelerine gidip kendi vatanları için mücadele ettiler. Türkleri kendi kaderleriyle baş başa bıraktılar. Bizler, Türk topraklarını ancak Türk subayların koruyabileceğini hem Çanakkale’de hem de Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu’da gördük..

I.Dünya Savaşı’nda Osmanlı’nın savaş planlarını Almanlar yaptı. Türk ordusuna Alman subaylar taarruz emri verdi. Savaşta askerlerin ölümü kutsaldır. Şehit olurlar. PekiI.Dünya Savaşında Türk askeri hangi kutsal amaç için, hangi vatan ve hangi ulusal değerler için öldü? Alman idealleri miydi savunulan yoksa Türk vatanı mı?

I. Dünya Savaşında Almanların büyük idealleri vardı ve bunları gerçekleştirmek için askere ihtiyacı vardı. Bu ihtiyacını karşılayacak en uygun devlet de Osmanlı’ydı. İttihatçılar Osmanlı çıkarlarını da düşündü ama Osmanlı’nın en büyük çıkarı savaştan uzak durmak olacaktı.Osmanlı, Ruslara karşı Turan idealini gerçekleştirmek ve Rusya’ya Berlin Anlaşmasıyla verilen toprakları geri almak amacıyla taarruza geçti. Ancak bu taarruzu Almanlar planladı ve Taarruzu yöneten Almanlardı. Bu durumda ya Almanlar Osmanlı’yı kullandı yani amaç buymuş gibi gösterdi ya da Almanlar da Türk hayranıydı. Yusuf Hikmet Bayur (1953) bu konu için ‘’Alman askeri heyetine Osmanlı ordusu üzerinde fiili nüfus sağlayan Anlaşmanın 3. Maddesi, Almanya’ya Osmanlı ordusunu istedikleri anda savaşa sürükleme imkânını verdiği gibi savaşı daima Alman menfaatleri gereğince idare etmek ve Türk kuvvetlerini bu devlet uğruna harcamak imkanını vermekteydi.’’ der. Sadece bu ifadeden Almanların amacının ve Osmanlı ordusunun komutasını niçin aldıklarını anlamak güç değildir.

XIX. yüzyılın ikinci yarısında Almanya Osmanlı ilişkileri doruk noktasını yaşıyordu. Birçok Türk subay Almanya’da eğitim gördü. Buna rağmen Türk subaylar Alman ordusunda yönetim görevi alamadı. Osmanlı muktedirleri, eşitsizliği bu kadar mı kanıksamıştı? Genelkurmay İstihbarat Şubesinin Türk Şefi olan Kazım Karabekir (2000), bu konuda, Türk subayların kendi devletleri tarafından ikinci sınıf muamele gördüklerini ve Almanların kendi ülkemizde nasıl otorite olduklarını ve Türk subayların fikriyatının önemsenmediğini   ‘’Müdürlerimiz Alman idi. Biz Türk şefler Almanların müdür muaviniydik.’’ Sözleriyle ifade eder.

Özetle, I.Dünya Savaşı’nda Osmanlı vatandaşı Almanlar için feda edilmiş oldu. I.Dünya Savaşı bizim savaşımız değildi. Almanya’nın büyük idealleri vardı, biz Türklerde  Almanlar için maşa olduk ve onların ateşinde yandık. Temennim bundan sonra uluslararası ilişkilerimizde ulusal çıkarların hep ön planda tutulması.

 

Kaynaklar

Bayur,Y.Hikmet (1953)Türk İnkılap Tarihi. TTK yayınları Ankara.S:653.

Karabekir, K. (2000) Birinci Cihan Harbine Neden Girdik?  Emre yayınları İstanbul 

 
Etiketler: Osmanlı, , Ordusunun, Almanlara, Teslimi,
Yazarın Diğer Yazıları
27 Temmuz 2017
Bizde Tarih Anlayışı
20 Temmuz 2017
Vahdettin ülkeyi Neden Terk Etti?
13 Temmuz 2017
Şehzade Evlilikleri
08 Temmuz 2017
ENDERUN MEKTEBİ
22 Haziran 2017
Karakol Cemiyeti
01 Haziran 2017
Kitap Severliğimiz
25 Mayıs 2017
Rüzgar
18 Mayıs 2017
Atatürk ve Bayrak
14 Nisan 2017
Süryaniler
05 Nisan 2017
Gençliğimsin
28 Mart 2017
Mustafa Kemal’in İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne Eleştirileri
22 Mart 2017
Kût'ül-Amâre Savaşı
08 Mart 2017
Hürriyet ve İtilaf Partisi
22 Şubat 2017
Ahmet Rıza Bey
07 Şubat 2017
Sol Partilerin Gençlerle ilişkisi
31 Ocak 2017
Akıp giden yaşam
24 Ocak 2017
İttihatçılar
17 Ocak 2017
Sen Lazım
11 Ocak 2017
Ruhumun Aynası
04 Ocak 2017
İttihat ve Terakki
27 Aralık 2016
Mustafa Kemal
20 Aralık 2016
Vatan Yahut Silistre
14 Aralık 2016
VATANIM SENSİN
07 Aralık 2016
Kravatın Tarihi
30 Kasım 2016
HER ŞEY NORMAL
22 Kasım 2016
ÖĞRETMENLİK
16 Kasım 2016
İstanbul
08 Kasım 2016
MİSAKI MİLLİ NEDİR?
02 Kasım 2016
Türkiye’de 29 Ekim
19 Temmuz 2016
İleri Çağ İleri Medeniyet demek midir?
12 Temmuz 2016
İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde Neden Lider yoktu?
29 Haziran 2016
Almanya’nın Osmanlı ile İttifak Yapma Nedenleri
31 Mayıs 2016
Babı Ali Baskını
24 Mayıs 2016
Kafkas Cephesinde Osmanlı- Alman Çatışması
17 Mayıs 2016
İttihat ve Terakki Partisi’nin ideolojisi
10 Mayıs 2016
Deniz Gezmiş’e
03 Mayıs 2016
Mustafa Kemal ya da Enver
26 Nisan 2016
Sarıkamış Harekatı
19 Nisan 2016
I.DÜNYA SAVAŞINDA ALMANLARLA İTTİFAK YAPMAK ZORUNLU MUYDU?
12 Nisan 2016
Fatih’in Osmanlısı
05 Nisan 2016
Latin Alfabesinin Kullanımı
29 Mart 2016
I.Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusunun Durumu
22 Mart 2016
Başka Bir Dünya
15 Mart 2016
Çanakkale Savaşı Özel Bir Savaştır
08 Mart 2016
Komutanlık Yetenektir
01 Mart 2016
II. Abdülhamit’in İttihatçılarla İktidar Mücadelesi
23 Şubat 2016
Enver Paşa’nın Kişiliği
16 Şubat 2016
Mobbing zayıflığın göstergesidir.
09 Şubat 2016
Sevgiliye Mektup
02 Şubat 2016
Türklerde milli bilinç
26 Ocak 2016
Güzellik emek ister
19 Ocak 2016
İttihat ve Terakki Kuruluşu
12 Ocak 2016
Enver Paşa ve Mustafa Kemal ilişkisi
05 Ocak 2016
Enver
29 Aralık 2015
Vatan Nedir?
22 Aralık 2015
25 Aralık
15 Aralık 2015
Kahraman mı, Vatan haini mi?
09 Aralık 2015
Ermeni Soykırım iddialarına Türk yanıtı ne olmalı?
01 Aralık 2015
İhmal Edilen Bayırbucak
17 Kasım 2015
Osmanlı Aydınları İttihatçıları İttihatçılar…
10 Kasım 2015
Muhteşem savaş konuşmaları
Haber Yazılımı Haber Scripti Haber Sistemi Haber Paketleri