Yazı Detayı
22 Kasım 2016 - Salı 12:19 Bu yazı 255 kez okundu
 
ÖĞRETMENLİK
Sibel Doğan
 
 

İnsanoğlunun yeryüzüne gelişi ile başlayan öğretim faaliyetleri başlangıçta aile üyeleri kabile büyükleri tarafından gerçekleşmiştir. Bilgiler artıp karmaşıklaştıkça genç nesile bilgi aktararak onun hayata hazırlanmasına yardımcı olacak bilgiler bu iş için ayrılan özel bir kurumda ve görevi yalnızca öğretme olan kişilerce yapılması benimsenmeye başlanmıştır. Buradan yola çıkılarak öğretmenlik mesleğinin dünyanın en eski mesleklerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Ancak uzun yıllar öğretmenlik din adamlarının ve filozofların kendi işleri yanında sürdürdükleri ikincil bir görev olmuştur. Daha sonraları bu meslek için belirli bir hazırlığa sahip kişilerce yapılması yaygınlaşmıştır.

 

Selçuklu Türkiye’sinde öğretmenlik genel olarak "din adamlığı", "hocalık", "imamlık" ve "müezzinlik" ile iç içe bir meslekti. Bu dönemde öğretmenlik mesleği dinsel ağırlıklı çok işlevli bir meslek niteliği taşır. Örgün eğitim kurumlarından sıbyan mekteplerinde öğretmenlik "muallimlik" olarak medreselerde öğretmenlik ise "müderrislik" olarak adlandırıldı. Sıbyan okullarında ve genel medreselerde öğretmenlik mesleğine ilişkin görevlerin temeli ve ağırlık merkezi dini öğretmekti. Bu dönemde öğretmenlik mesleğini edinim genel eğitimden ve din adamlığından ayrı bir uzmanlık alanı olarak düşünülmezdi. Bu nedenle öğretmenlik için ayrı bir program veya ayrı bir meslek ve ihtisas medresesi yoktu.

 

Osmanlı Türkiye’sinde öğretmenlik mesleğine ilişkin durum 15.Yüzyıl ortalarına kadar Selçuklu dönemindekinin hemen hemen aynıydı. Osmanlı döneminde ilk kez Fatih Sultan Mehmet öğretmenlik mesleğini dinsel ağırlıklı olmaktan kurtarma, laikleştirme doğrultusunda çok önemli bir adım atmıştır. Eyüp ve Ayasofya medreselerinde sıbyan mektebi öğretmeni olmak isteyen medrese öğrencilerine zor bir ders olan Fıkıh (İslâm Hukuku) dersini okutmamış, onlar için programa Tartışma Kuralları ve Öğretim Yöntemi adında bir ders koydurmuştu. Bu çok ileri bir pedagojik görüştü. Bu adım Türkiye'de öğretmenlik mesleğine ilişkin ilk gerçek bir atılımdır. Ancak eldeki bilgilere göre ne yazıktır ki bu atılımcı girişim Fatih'ten sonra sürdürülmemiş, süreklilik kazanmamıştır.

 

Tanzimat dönemi eğitim alanında birçok yeniliklerin gerçekleştirildiği bir dönem olmuştur. 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesinin yayınlanması başta olmak üzere ilköğretim ve orta öğretimde ıslahatlar yapılmıştır. En önemlisi ilk öğretmen okulu olan Dârülmuallimîn-i Rüşdî, Dârülmuallimîn-i Sıbyan ve Dârülmuallimât bu dönemde açılmıştır.  II. Abdülhamid devrinde, Tanzimat Dönemi’nde temeli atılan eğitim kurumlarının nitelikleri artırılmaya ve ülke geneline yayılmaya çalışıldı. Bu durum öğretmen yetiştirme konusu için de geçerliydi.  

 

Cumhuriyet Türkiye’sinde öğretmenlik mesleği Cumhuriyet'in kurucusu Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün yönlendirmesiyle çağdaş, Ulusal ve laik bir temele dayandırılmış: bu temelden kaynaklanan anlayış ve yaklaşımla yeniden yapılandırılmıştır. Bu doğrultuda gerçekleştirilen yasal düzenleme ve uygulamalarla Cumhuriyet döneminde öğretmenlik mesleği çok saygın etkin ve etkili bir meslek niteliği kazanmıştır. 1924'te öğretmenlik mesleği yasayla tanımlanmış, böylece yasal bir meslek niteliğine kavuşmuştur. Bunda Atatürk'ün eğitime, öğretmene ve öğretmenlik mesleğine bakışı çok etkin ve belirleyici rol oynamıştır.

 

 

 

 
Etiketler: ÖĞRETMENLİK,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Rüzgar
Atatürk ve Bayrak
Süryaniler
Gençliğimsin
Mustafa Kemal’in İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne Eleştirileri
Kût'ül-Amâre Savaşı
Hürriyet ve İtilaf Partisi
Ahmet Rıza Bey
Sol Partilerin Gençlerle ilişkisi
Akıp giden yaşam
İttihatçılar
Sen Lazım
Ruhumun Aynası
İttihat ve Terakki
Mustafa Kemal
Vatan Yahut Silistre
VATANIM SENSİN
Kravatın Tarihi
HER ŞEY NORMAL
İstanbul
MİSAKI MİLLİ NEDİR?
Türkiye’de 29 Ekim
İleri Çağ İleri Medeniyet demek midir?
İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde Neden Lider yoktu?
Almanya’nın Osmanlı ile İttifak Yapma Nedenleri
Babı Ali Baskını
Kafkas Cephesinde Osmanlı- Alman Çatışması
İttihat ve Terakki Partisi’nin ideolojisi
Deniz Gezmiş’e
Mustafa Kemal ya da Enver
Sarıkamış Harekatı
I.DÜNYA SAVAŞINDA ALMANLARLA İTTİFAK YAPMAK ZORUNLU MUYDU?
Fatih’in Osmanlısı
Latin Alfabesinin Kullanımı
I.Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusunun Durumu
Başka Bir Dünya
Çanakkale Savaşı Özel Bir Savaştır
Komutanlık Yetenektir
II. Abdülhamit’in İttihatçılarla İktidar Mücadelesi
Enver Paşa’nın Kişiliği
Mobbing zayıflığın göstergesidir.
Sevgiliye Mektup
Türklerde milli bilinç
Güzellik emek ister
İttihat ve Terakki Kuruluşu
Enver Paşa ve Mustafa Kemal ilişkisi
Enver
Vatan Nedir?
25 Aralık
Kahraman mı, Vatan haini mi?
Ermeni Soykırım iddialarına Türk yanıtı ne olmalı?
İhmal Edilen Bayırbucak
Osmanlı Ordusunun Almanlara Teslimi
Osmanlı Aydınları İttihatçıları İttihatçılar…
Muhteşem savaş konuşmaları
Haber Yazılımı Haber Scripti Haber Sistemi Haber Paketleri