Yazı Detayı
01 Mart 2018 - Perşembe 07:53
 
NASILSIN ŞEKERİM ?
Latif BAYHAN
 
 

Ülke gündemi son günlerde şeker fabrikalarının satış kararı ile çalkalanıyor. Nasıl çalkalanmasın ki, Cumhuriyet’in ilk kazanımlarından kalan son fabrikaların da satılacak olması gündem olacak illa ki.

Ama esas mesele bu mu? Tabii ki değil. Ben ekonomik değeri üst seviyeye çıkan ya da ekonomik ömrü biten işletmelerin satılabileceğine inananlardanım. Ama konu stratejik öneme sahip kurumlar olunca durum değişir.

Öncelikle satılması demek, kapatılması demek değil. Bunu bir tarafa koyalım. Ancak özel sektör kar odaklı çalışmaya mecburdur. Ya kar edecek, ya kapatacak. Peki maliyeti çok düşük olan NBŞ(Nişasta bazlı şeker) karşısında nasıl dayanacak?  Burada da iki alternatif önümüze çıkıyor. Ya fiyat yükseltecek, ya da rekabete dayanamayıp fabrikayı kapatacak. Yani her ihtimalde sonuç kötü.

NBŞ’nin kötü yanı ne? Kronik hastalıkları salgına dönüştürdüğü ve kanser, kalp, siroz, diyabet gibi çok sayıda hastalığa neden olduğu biliniyor. Bu sebeple Fransa, Hollanda ve İngiltere’de yasaklandı. En büyük üretici olan ABD’de de üretim kotası yüzde 10’dan yüzde 2’ye düşürüldü.

 Türkiye’de ki NBŞ kotası ise 10. Bu kotanın yüzde 82’si ABD’nin küresel şirketi Cargill ve Amylum tarafından kullanılıyor.

Bu durumda sosyal devletin yapması gereken şey, şeker fabrikalarını bünyesinde tutarak gerekirse sübvanse etmek, halkın sağlığını 2 ABD şirketine teslim etmemektir.

Ülkemiz büyük bir devlettir. 3 milyon Suriyeliye bakan bir ülke, 14 şeker fabrikasını ayakta tutacak güce de sahiptir. Hatta yapılması gereken bunların üretim miktarlarını arttırarak NBŞ kullanım oranını düşürmektir.

Sonuç olarak yazının başlığına verilecek cevabımız belli…

AĞZIMIZIN TADI KALMADI ŞEKERİM

 
Etiketler: NASILSIN, ŞEKERİM, ?,
Yorumlar
Haber Yazılımı