Yazı Detayı
12 Şubat 2018 - Pazartesi 00:10 Bu yazı 591 kez okundu
 
MÜCADELE
Sait Köse
 
 

Canlı dünyası var oluşundan bu yana tüm türleri ile yaşama mücadelesi içerisindedir. Ancak her yaşam mücadelesi sürecinde bireysel veya toplumsal var oluş değişik nedenlerle sona ermekte, yaşam bitmektedir. Yaşamın bitmesinde sel, yıldırım düşmesi, deprem, volkanik faaliyetler gibi doğal olaylar, canlı dünyasında toplu yok oluşlara neden olmaktadır.

Bu doğal olayların bir kısmı  insanın istem dışı nedenlerine bağlı yok oluşla açıklanabilir. Bir çok doğa olayına karşı, insan davranışları ile, alacağı önlemle, canlı hayatının devamlılığı sağlanabilir. Sel felaketine karşı alınabilecek en önemli önlem çayır-mera ve ağaç varlığını korumak ve çoğaltmaktan geçerken aksine davranışla bu varlıkların bilinçsizce yok edilişi sonucunda aşırı yağışta selin artan enerjisi ile suyun önünde engel kalmamış olacaktır.

Sel  canlı-cansız ne varsa önüne geleni sürükleyerek zayiata neden olacaktır. Burada iş işten geçmeden yapılması gereken önlem, yeşil örtünün koruma ve çoğaltılması  bilinci ile eğitilmiş bir toplum yaratmakla olacaktır. Yeşil örtünün korunması aynı zamanda toprağın korunması demektir.

Yeşil örtü şiddetli yağışta toprak üzerinde şemsiye gibi koruma görevi yanında kökleri ile canlı dünyasının besin deposu toprağın akıp gitmesine de engel olacak erozyonu önleyecektir. Yıldırım düşmesine karşı yüksek yapı üstlerinde yıldırım savar (paratoner) tesis etmek, yıldırımın topraktan yer altına intikalini sağlayarak, yapıya ve canlılara zarar vermeyecektir.

İnşaat Mühendisliğinde bir tanım vardır; Deprem öldürmez, bina öldürür. Aynı şiddette meydana gelen depremde bazı yapılar yıkılırken, bazı yapıların ayakta kalması gerçeği  hayret edilecek bir olay olmayıp, gereği düşünen insana düşmektedir. İhmal ve göz ardı edilen bir takım teknik gereklerle yıkılan bina içerisinde canlıların yok oluşunu kadere bağlamak ne kadar doğru? Bütün bu doğal olaylar  içerisinde volkanın patlaması sonucu çıkan lavların akıp gelmesine karşı yapılabilecek çok fazla koruma önlemi olmamaktadır.

İnsan varlığının  volkanın bulunduğu yeri terk etmesi mümkün olmakla birlikte diğer canlı varlığın korunması pek olası değildir. Görüldüğü gibi doğal olaylara karşı akıl ve irade, istenç, eğitim, bilinç ile insan hem kendi türünü hem diğer canlı dünyasını büyük ölçüde koruyabilir. Doğal olayların yok edici etkilerine karşı çaresiz kalındığı koşullarda yok oluş kaçınılmazdır. Peki, doğal olmayan olayları yaratarak hem kendi türünü hem de diğer canlı varlıkların yok oluşuna neden olan insan davranışlarına ne demeli?  Terör,Savaş,Trafik terörü,Bilinçsiz Avlanma,Doğal ve yapay Çevre tahribi v.b. ile toplumsal mücadele gerekleri ve bilinci yerine getirilmeden insana dünyada rahat yok. Yaşanacak bu kadar güzellikler varken, rahat tepiyor mu? 

                                                                               Muhittin Sait Köse 

 

 

 
Etiketler: MÜCADELE, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı