Yazı Detayı
08 Kasım 2016 - Salı 15:36
 
MİSAKI MİLLİ NEDİR?
Sibel Doğan
 
 

Misak-ı Millî (Millî Yemin ya da Ulusal Ant), Türk Kurtuluş Savaşı'nın siyasî manifestosu olan altı maddelik bildirinin adıdır. İstanbul'da toplanan son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından 28 Ocak 1920'de oy birliği ile kabul edilmiş ve 17 Şubat'ta kamuoyuna açıklanmıştır. Bu kararlar şunlardır:

1. Mondros Ateşkesi imzalandığı sırada işgal edilmemiş bölgeler kesin Türk yurdudur, parçalanamaz.

2. Kars, Ardahan ve Batum'da (Elviya-i Selase) gerekirse referanduma gidilecektir.

3. Araplar kendi geleceklerini kendileri belirleyecektir. (Arapların çoğunlukla yaşadığı yerlerde referandum yapılacaktır.)

4. Batı Trakya'nın geleceği referandum ile belirlenecektir.

5. İstanbul, Marmara ve Halifenin güvenliği sağlandığı takdirde, Boğazlar trafiğe açılacaktır.

6. Azınlıklara, diğer ülkelerdeki Türk azınlığa tanınan haklar tanınacaktır.

7. Siyasi, mali ve adli gelişmemizi engelleyen sınırlamalar kabul edilemez. (Kapitülasyonlar)

Misak-ı Millî bir meclis kararıdır ve dolayısı ile Türk milletinin de kararı anlamına

gelmektedir. Böylece Millî Mücadele, Osmanlı Meclis-i Mebusan’ı tarafından resmen

kabul edilerek Türk milletine mâl edilmiştir. Meclis tarafından alınan bir karar olması

nedeni ile demokratik olmak gibi bir yönü de vardır.

Misak-ı Millî programının ilk olarak kimler tarafından hazırlandığı yönünde farklı

bazı görüşler bulunsa da dönemin İstanbul gazetelerinde bu ahtın hazırlanmasında

Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti programlarının esas alındığı bilgisi yer

alır. Programın kısa sürede hazırlanıp 28 Ocak’ta imzalanarak ortaya çıkarılan

bir belge olmadığı, alınan kararların Erzurum Kongresi’nden itibaren başlayan bir süreci

Kapsadığı görülmektedir.

Ali Fuat Cebesoy, Mustafa Kemal’in daha Harp Okulu ve kurmay sınıflarında

iken bu konu ile ilgili düşünceleri olduğunu, vatanı tehlikelerden kurtarmak için ne gibi çareler düşündüğünü,  Türklerin çoğunluğu oluşturduğu sınırları içinde, yabancı ırklardan arınmış bir vatan özleminin olduğunu ve Misakı Milli esaslarını 1907’de tespit ettiğini yazmıştır.

Bütün bunlardan anlaşılacağı gibi Misak-ı millînin 1907’de düşünüldüğünü,

Erzurum’da doğduğunu, Sivas’ta geliştiğini, Ankara’da kaleme alındığını ve İstanbul’da

Son Osmanlı Mebusan Meclisi’nde son şekline ulaştığı görülmektedir

Millî Mücadele'nin yürütülmesini, vatanımızın kurtarılmasını ve Türkiye Cumhuriyeti'nin

Kurulmasını temin eden söz konusu kararlarla, ülkemizin millî sınırlar içindeki toprak

Bütünlüğünün, millî birlik ve beraberliğin, millî hâkimiyet ve bağımsızlığın taviz

verilmeden sağlanması öngörülmektedir.

Belge, Osmanlı İmparatorluğunun dağıldığını, artık yeni bir devletin kurulacağını, yapılan çalışmaların bunun hazırlıkları olduğunu, genel havası içinde belli etmekteydi.

Misak-ı Millî, ümmetten millete geçen bir topluluğun vatan sınırlarını belirleyen bir belge

Olmuştu. Bir milletin var olması ve varlığını sürdürebilmesi için en önemli şart bir

Toprak parçasına sahip olmasıdır. Misak-ı Millî bu vatanın sınırlarını çizmektedir.

 

Kaynaklar

Okan,Aysel. Misak-ı Milli. Ekim 2007.

 
Etiketler: MİSAKI, MİLLİ, NEDİR?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
21 Nisan 2018
Dilde Zenginleşme
07 Nisan 2018
Alfabemiz Ne Olmalı?
24 Mart 2018
KÖRLÜK
14 Mart 2018
Kadın Hakları
03 Mart 2018
EĞİTİM ÖNEMLİDİR
09 Aralık 2017
Sus, izle
23 Kasım 2017
Modern Türkiye
17 Kasım 2017
BİZ
09 Kasım 2017
Anlam
26 Ekim 2017
Aşk nedir?
13 Ekim 2017
Aydınlık Yol
11 Eylül 2017
Sessiz Gece
27 Temmuz 2017
Bizde Tarih Anlayışı
20 Temmuz 2017
Vahdettin ülkeyi Neden Terk Etti?
13 Temmuz 2017
Şehzade Evlilikleri
08 Temmuz 2017
ENDERUN MEKTEBİ
22 Haziran 2017
Karakol Cemiyeti
01 Haziran 2017
Kitap Severliğimiz
25 Mayıs 2017
Rüzgar
18 Mayıs 2017
Atatürk ve Bayrak
14 Nisan 2017
Süryaniler
05 Nisan 2017
Gençliğimsin
28 Mart 2017
Mustafa Kemal’in İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne Eleştirileri
22 Mart 2017
Kût'ül-Amâre Savaşı
08 Mart 2017
Hürriyet ve İtilaf Partisi
22 Şubat 2017
Ahmet Rıza Bey
07 Şubat 2017
Sol Partilerin Gençlerle ilişkisi
31 Ocak 2017
Akıp giden yaşam
24 Ocak 2017
İttihatçılar
17 Ocak 2017
Sen Lazım
11 Ocak 2017
Ruhumun Aynası
04 Ocak 2017
İttihat ve Terakki
27 Aralık 2016
Mustafa Kemal
20 Aralık 2016
Vatan Yahut Silistre
14 Aralık 2016
VATANIM SENSİN
07 Aralık 2016
Kravatın Tarihi
30 Kasım 2016
HER ŞEY NORMAL
22 Kasım 2016
ÖĞRETMENLİK
16 Kasım 2016
İstanbul
02 Kasım 2016
Türkiye’de 29 Ekim
19 Temmuz 2016
İleri Çağ İleri Medeniyet demek midir?
12 Temmuz 2016
İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde Neden Lider yoktu?
29 Haziran 2016
Almanya’nın Osmanlı ile İttifak Yapma Nedenleri
31 Mayıs 2016
Babı Ali Baskını
24 Mayıs 2016
Kafkas Cephesinde Osmanlı- Alman Çatışması
17 Mayıs 2016
İttihat ve Terakki Partisi’nin ideolojisi
10 Mayıs 2016
Deniz Gezmiş’e
03 Mayıs 2016
Mustafa Kemal ya da Enver
26 Nisan 2016
Sarıkamış Harekatı
19 Nisan 2016
I.DÜNYA SAVAŞINDA ALMANLARLA İTTİFAK YAPMAK ZORUNLU MUYDU?
12 Nisan 2016
Fatih’in Osmanlısı
05 Nisan 2016
Latin Alfabesinin Kullanımı
29 Mart 2016
I.Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusunun Durumu
22 Mart 2016
Başka Bir Dünya
15 Mart 2016
Çanakkale Savaşı Özel Bir Savaştır
08 Mart 2016
Komutanlık Yetenektir
01 Mart 2016
II. Abdülhamit’in İttihatçılarla İktidar Mücadelesi
23 Şubat 2016
Enver Paşa’nın Kişiliği
16 Şubat 2016
Mobbing zayıflığın göstergesidir.
09 Şubat 2016
Sevgiliye Mektup
02 Şubat 2016
Türklerde milli bilinç
26 Ocak 2016
Güzellik emek ister
19 Ocak 2016
İttihat ve Terakki Kuruluşu
12 Ocak 2016
Enver Paşa ve Mustafa Kemal ilişkisi
05 Ocak 2016
Enver
29 Aralık 2015
Vatan Nedir?
22 Aralık 2015
25 Aralık
15 Aralık 2015
Kahraman mı, Vatan haini mi?
09 Aralık 2015
Ermeni Soykırım iddialarına Türk yanıtı ne olmalı?
01 Aralık 2015
İhmal Edilen Bayırbucak
24 Kasım 2015
Osmanlı Ordusunun Almanlara Teslimi
17 Kasım 2015
Osmanlı Aydınları İttihatçıları İttihatçılar…
10 Kasım 2015
Muhteşem savaş konuşmaları
Haber Yazılımı