Yazı Detayı
23 Mayıs 2018 - Çarşamba 00:10
 
MİLLETVEKİLLİĞİNDEN PARTİ VEKİLLİĞİNE! GEÇMİŞ OLSUN!
Mehmet KOÇAK
kullaniciadi@@
 
 

Seçimler yaklaşıyor. Birçok partide adaylar ve sıraları belli oldu. Partiler aday belirlerlerken en önemli kriterleri seçilebilir olmaları değil elbette. Niye mi? Çünkü partilerin kesin olarak kaç tane vekili nereden çıkaracakları üç aşağı beş yukarı biliniyor. En önemli kıstas, lidere bağlılık olarak belirlenmiş durumda. İçeri alındıklarında lidere ve partiye hayal kırıklığı yaşatmayacak olmaları çok önemli. Partiler vekil? Seçiminde liderlerini ya da partilerini en iyi temsil edecek, itaatkâr insanlara öncelik vermektedirler. Peki, milletin temsil edilme sorunu ne olacak? Bu şimdilik partilerin çok gündeminde olan bir şey değil. Tüm partilerde görünen bir şeyden bahsedeyim. Urfalı bir vekil bir sonraki seçimlerde Ankara’dan, Batmanlı bir vekil Gaziantep’ten, Şırnaklı bir vekil İstanbul’dan aday gösterilebiliyor. Amaç halka hizmet ise halka, o halktan olmayan ya da havasını suyunu atmosfer etmemiş insanları vekil tayin etmekte ne oluyor? Yukarıdaki tezimi doğrulayan bir olgu aslında bu gerçeklik. Örneğin, Gaziantep’ten bir parti 6 vekilliği kesinleştirmiş ise 6 Vekilin Gaziantepli olmasının bir önemi olur mu? Tabi ki hayır!

Parti başkanlarının Vekilleri!

Partilerin aday olarak milletin önüne sundukları vekiller seçimlerde yarışacaklar. Fakat millet önlerine hazır menü olarak konulan bu insanları vekil olarak düşünüyor mu? Düşünmese ne olur gerçeği ise içimizi acıtan başka bir konu?

Partilerin atadıkları vekil adaylarını tanıyor muyuz?

Partiler adaylarını belirliyor ve millete duyuruyorlar. Milletin çok umurunda mı? Bence değil. Tek umurunda olanlar aday adayları! Millet kendilerine dayatılan vekilleri duyunca şok oluyor mu dersiniz? Hiç sanmıyorum! Millet partiye ve liderlerine odaklanıp, saplantılı bir şekilde takip ettiklerinden dolayı aday olan insanları pekte tınlıyor değiller. Sonuçta partileri ve liderleri önemli olan.

Vekil seçimi kazandığında bende kazanmış oluyor muyum?

Sonuçta ben vekâlet veriyorum. Git, benim varlığımı tehlikeye sokacak şer odaklarıyla mücadele et diye vekil tayin ediyorum. Peki, vekil seçildiğinde tüm bu beklentilerimde gerçekleşme olacak mı? Hiç zannetmiyorum. Tekrar b aşa dönelim. Ne demiştik. Partilerin vekilleri. Sen kimsin? Millet. Peki, biz milletvekilinden mi bahsediyoruz? Tabi ki hayır! Yani senin oy verdiğin adamlar Ankara’ya taşındıkları sen ancak asistanları ile konuşabileceksin!!! Onlara not yazdırabileceksin. Onları görmek üzere gittiğinde çoğunlukla şehir dışında ya da çok yoğun olmaları sebebiyle göremeyeceksin. Yine küfürler edecek, yine kahredeceksin bazı şeyleri. Ama eline hiçbir şey geçmeyecek.

Vekil olanın Asıl olandan haberi var mı?

Seçim sonrası seçim bölgelerine gelen vekillere bir bakın. Etrafında bir sürü koruma görürsünüz. Yanına yaklaşıp el sıkışmak istediğinizde bir sürü mücadele vermek zorundasınız. Kim ile mi? Seni temsil eden ile! Ben ne kadar tanıyorum vekilimi? Beni temsil edeceğini iddia eden vekilim beni ne kadar iyi tanıyor ya da benden haberi var mı? Kısacası ne ben vekilli tanırım ne de vekil beni.

Beni temsil edecek insanı ben belirlerim.

Doğanın işleyişine aykırı değil mi Allah aşkına? Beni temsil edecek, benim hakkımı hukukumu koruyacak, kısacası varlığımın bir nevi teminatı olacak arkadaşı ben seçemiyorum. Kim seçiyor? Partinin derin güçleri! Akıl yoksunu değilim, mahcur değilim, kısıtlı değilim, çocuk değilim, köle değilim..O halde niye benim yerime başkaları beni temsil edecek isimleri önüme dayatsınlar ki?

Partilerin ilginç oyunları.

Bu seçim çok farklı görüntülere şahit oluyoruz. Henüz netleşmedi ama Altan Tan’ın Fazilet Partisi adaylığı konuşuluyor. Büyük ihtimal HDP, dindar Kürtleri henüz keşfetti. Gerçi Hüda-Par’ın varlığı dindar Kürt nüfusunun oylarını tek bir yere kanalize edilmesini engellemektedir. Diğer ilginçlik Milli Görüş Gömleğini ikinci kere çıkaran Abdullatif Şener. Hem de hayat görüşü olarak taban tabana zıt olduğu bir partiden yani CHP’den Konya adayı oldu. Partiler seçim stratejilerinde ilginç ataklar yapıyor. Küskünler diye tabir edilen belli bir seçmen kitlesine sahip isimleri aday gösterebiliyorlar. Geçmişte olduğu gibi bu seçimlerde de adayların millet ülküsünden ziyade mecliste sandalye kapma kaygıları ön planda olduğu müddetçe partilerin işi çok kolay.

Seçim diye bir şey yok! Belirlenen adaylara oy verme var!

Seçim nedir? Alternatifler arasında hür irade ile amaçlara hizmet edebilecek en uygun seçeneğinin kabul edilmesidir. Ben vekil seçerken önümde ki alternatifleri değerlendirebiliyor muyum? Daha doğrusu alternatif var mı? Beni tanımayan benimde tanımadığım insanları önüme vekil adayı diye koymaları benim hür irademle seçebileceğimi gösterebiliyor mu? Kısacası seçim diye bir şeyin varlığı sadece haber bültenlerinde var. Belirlenen tayin edilen isimleri kabul edeceksin ya da etmeyeceksin. Benim gibi düşünmeyenlerin ülke seçmen nüfusunun 90’ını oluşturduğunu biliyorum. Onlar ideoloji ve partizanlık hastalığına tutulmuşlardır. Kimlerin vekil olduklarından ziyade partilerinin iktidar olmaları daha önemli ya da nefret ettikleri partinin kaybetmesi.

Güç her zaman haklı ve geçerli olmaya devam edecek!

Partileri yöneten güçler kimleri adaylığa layık gördüler ise onlar parti vekili olarak meclis sandalyelerinde el kaldırıp indirmeye başlayacak ya da devam edecekler. Özellikle parti genel anlayışına ve lidere muhalefet etmeyeceklerin tespit edilmesi çok önemli. Çünkü tarih gösterdi ki beraber çıkılan yollarda, yolar ayrıldı, eller ayrıldı, ihanetler yaşandı. Kendi kader birliği ettiğin insanlar bile seni terk etti. Bu yüzden vekil isimleri çok önemli. Halkın vekâlet verdiği isimlere ne kadar güveneceksin ki? Önemli olan liderin güvenini kazanmış ya da referansı güçlü olan isimler.

Vekalet sorunu var ise vekilliğin hükmü yoktur.!

Birkaç kez tekrar ettim son kez yine yazmak istiyorum. Temsilde önemli olan şekil şartlarından ziyade özün esasıdır. Nedir özün esası? Vekil tayin edilen şahsın vekalet edebilecek yetkinlik ve yeterliğe sahip olmasının bir tık önünde olan vekalet edeceği zatın onayıdır. Benim bilmediğim tanımadığım çoğu kere ithal edilen isimler benim vekilim nasıl oluyor? Önüme alternatifsiz bir şekilde koyulan isimlere benim muhalefet şerhi koyabileceğim bir şansım var mı? O halde, vekalet sorunu tümüyle esasından uzaklaşmış, özün önceliği anlamını yitirmiştir. Benim sadece onaylama hakkım olduğu bir sistemde temsil edilme senaryosu gerçeği yansıtmamaktadır.

Ne yapmak gerekiyor?

Seçmenler olarak başımızı kumdan çıkarmak ilk adım olsa gerek. Sonrası gelir diye düşünüyorum. Partileri bu konuda sıkıştırmalıyız. Aday adaylarını adaylığa çeviren süreçte aktif rol almalıyız. İthal vekil uygulamasının bitmesi için uğraşmalıyız. Bizi yöneten partileri bu işlerinde samimi olmaya davet etmeli. Makam, şöhret, maddi kazanç kaygısı taşımayan insanları parti yönetimlerinde görev almaya desteklemeliyiz.

 
Etiketler: MİLLETVEKİLLİĞİNDEN, PARTİ, VEKİLLİĞİNE!, GEÇMİŞ, OLSUN!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
21 Haziran 2018
İktisatta ‘Değer Paradoksu’
14 Haziran 2018
İnsanın tabiatı okumak yerine seyretmeyi seviyor!
13 Haziran 2018
GÜNCEL EKONOMİDEN NOTLAR
12 Haziran 2018
Bir İneğin bir insandan daha fazla Medeniyete katkıda bulunması
08 Haziran 2018
Sosyal Patlamaya Doğru!
07 Haziran 2018
Back to Back: Bir Türk Banka Hortumlama Hikâyesi
06 Haziran 2018
Kısa Vadede Zengin Olmanın Hikâyesi: Türk Bankerciliği ve Hazin Sonu
05 Haziran 2018
Doların ateşinin yükselmesi ve Banker Yeşuva
04 Haziran 2018
Gaziantep’te İhracat Ne oldu?
02 Haziran 2018
Dış Ticarette açık: 27,4 Milyar Usd oldu.
01 Haziran 2018
Üniversite paradoksu?
31 Mayıs 2018
Kime Kafa Tuttuğunuzun Farkına Varabilmek.
30 Mayıs 2018
Ben Nesli!
29 Mayıs 2018
Kâr ve Yolsuzluk!
28 Mayıs 2018
Aile Şirketlerinde Başarı
26 Mayıs 2018
Hepimiz Köle’yiz. Sadece Fark Edenler Anlayabilir!
25 Mayıs 2018
Ekonomide Güncel Gelişmeler
24 Mayıs 2018
Planlandığı gibi gerçekleştirilemeyen iki tehlike: Batılılaşma ve Modernleşme
22 Mayıs 2018
FİNANSAL YÖNETİMİN ALTIN KURALLARI
21 Mayıs 2018
Zeytin, Zeytinyağı Üretimi ve Sorunları
19 Mayıs 2018
Türkiye’nin en Önemli Sorunlarından birisi: Serveti Yatlara ve Katlara Bağlayan İş Adamları
18 Mayıs 2018
Moody’s ne yapmaya çalışıyor?
16 Mayıs 2018
SİYASİ PARTİLER BİRBİRLERİNİ YERKEN EKONOMİ SOS VERMEYE DEVAM EDİYOR!
15 Mayıs 2018
Sayılarla Aile
14 Mayıs 2018
Finans Müdürü Ne İş Yapar?
12 Mayıs 2018
İTHALATA KARŞILIK VEREMEYEN BİR ÜLKE!
11 Mayıs 2018
MUHTEŞEM İKİLİ: GAZİANTEP VE İHRACAT
10 Mayıs 2018
Yeni Saadet Zinciri: Girişimcilik!
09 Mayıs 2018
Büyüme ve Kalkınma
Haber Yazılımı