Yazı Detayı
30 Mart 2018 - Cuma 00:42 Bu yazı 529 kez okundu
 
Maziden bir yaprak ...
Murat Ertütüncü
 
 

Rahmetli babamın tekel bayii ve kuruyemişçi dükkanı , Maarifte ,Atatürk bulvarı no:4/A da idi.Sol

tarafında Baklava Palas binası ve Güllüoğlu baklavacısı Cevat Güllü’nün dükkanı , yanında Askeri

ve Sivil terzi Bahattin Mutaf , sağ tarafında Seç Oteli ve Ses sineması onun ilerisinde Gönül

Gazinosu vardı.

Sırası ile Sebat Pazarı ve İrfan Kitap kırtasiyeyi geçince Eti , sonraki ismi ile Arı sineması gelirdi .

İşletmecisi olan aile aynı zamanda Eti Bilardo salonunun da sahipleriydi.

Roma, eski adıyla Çağdaş gazinosu dükkanımızın altında idi .

Karşı sırada Saatçi Sabri, Televizyoncu İsmet Özen , Motorsiklet ve Yedek Parçası satan Hilmi

Sağlam ve oğulları , Ata Almacıoğlu Ticarethanesi ve Apalar Meşrubat bayi vardı.

O zamanların Gaziantepinde şehir merkezi ve çarşısı 3-4 caddeden ibaretti .Televizyonun yeni

yaygınlaşmaya başladığı yıllarda Sinema ön planda idi .Bizim dükkanda işler sinema ve

Gaziantepspor maçlarının dağılma saatine endeksli idi . Hiç bir lüksümüzün olmadığı ,ihtiyaç ve

beklentilerin sınırlı olduğu o yıllarda ,2,5 M2 dükkandan elde edilen gelir ile 7 kişilik bir aile geçim

temin ediyordu.

Şimdilerde ise lüks israf ve şatafat hayata hakim olmuş , kanaat ve iktisat yok olmuş meşru

kazançla dürüstçe çalışarak ,kredi borcu olmadan geçim sağlama imkanı kalmamış maalesef ...

Ticareti ,hayatı öğrenmem için olsa gerek ,Rahmetli Babam alış verişe çarşı pazara yaşım küçük

olmasına rağmen beni de birlikte götürürdü.Yıllar sonra bunu düşündüğümde babamla birlikte

geçen anların,benim için talih, saadet ve yarım kalmış bir mutluluk olduğunu anlıyorum.

Bayisi olduğumuz Tekel,Kırkayakta ,şimdiki Bayazhanın olduğu yerde İl Halk kütüphanesinin yan

tarafındaydı.

Bazı zamanlarda şimdiki Tuz hanının üst katındaki yere giderdik..

Bayi defterine kota dahilinde talep yazılır şayet uygun görülürse ödeme yapmak üzere vezneye

yönlendirilir ,ödeme yapıldıktan sonra depoda sıraya girilerek ürünleri teslim alırdınız .

Yabancı sigarayı ben uzun yıllar sonra gördüm ,yasaktı ,bulundurmak suçtu.

Tömbeki tütününden,ikinci,birinci,Bafra,Yenice,Hisar Gelincik,Çamlıca gibi sigaraları

Kulüp ,Samsun,Maltepe gibi o günün şartlarında belirli gelire sahip kimselerin içtiği sigaralar takip

ederdi..

Tekelde ,ilginç ürünlerde vardı ; “Tuvalet İspirtosunu şimdi kaç kişi hatırlar ..

O ürününde tüketeni müşterisi vardı..Eski Gaziantep’te şimdiki 100.yıl parkı içinde kalan

merdivenle inilen bir Pınarbaşı vardı ,orası bu isportoyu içen “mentecilerin” mekanıydı..

O yılları yaşayan bir insan olarak bugünün serbest piyasa ortamını ,her şeyin bolluk ve

çeşitliliğini ,geliriyle orantısız lüks israf ve şatafatı bazen anlamakta güçlük çekiyor çelişki ve doku

uyuşmazlığı yaşıyorum ..

Kapitalizm ,bize sunduğu ödünç ve sahte mutluluğa ,zenginlik ve serbestiyete karşılık en önemli

mukaddes ve dokunulmazımız olan değerlerimizi bizden alıp götürdü ...

Rahmetli babam ile geçirdiğim kısa hayat safahatı kayıp bir mutluluk olarak hatıraların satır

aralarında duruyor ,hatırladıkça insanın yüreğini kanatıyor.

1970 li yıllarda fıstık sezonlarında babam ile birlikte sabah ezanından önce şırahanına giderdik en

iyi mahsülü almak ve tezgahına koymak babamın tutkusu idi..Bu amaçla erken gitmek ve

mahsülün iyisini seçmek iktiza ederdi..Mahsülün az geldiği bazı dönemlerde Nizip’e gittiğimizi fıstık

bahçesinden mahsulü toplayıp getirdiğimizi de hatırlıyorum .

Eve getirir evde serin bir yere sererdik .At arabası yıllarında at arabası ile daha sonraki yıllarda

sepetli motorlar ile getirirdik.

Fıstık sezonlarında erken kalkıp geç yatan çok yorulan babam romatizmaları için Çiftehan

kaplıcasına gider 1 hafta 10 gün orada kalırdı .

Tabi yokluk ve imkansızlık şartlarında bu seyahati de evde tartışılır sorun olurdu.

Rahmetli o kadar çalışıp yorulmasına rağmen bu seyahatin zorunluluğunu izah etmeye çalışırdı .

Mesaisine ölünceye kadar hiç ara vermeden devam etti..Şimdi düşündüğüm zaman babamı çok iyi

anlıyor ona layık bir evlat olamadığım için kendimi affetmiyorum .

Kader ve alın yazısı böyle imiş.

Kabri nur mekanı cennet olsun..

Maziden bir yaprak ...

Rahmetli babamın tekel bayii ve kuruyemişçi dükkanı , Maarifte ,Atatürk bulvarı no:4/A da idi.Sol

tarafında Baklava Palas binası ve Güllüoğlu baklavacısı Cevat Güllü’nün dükkanı , yanında Askeri

ve Sivil terzi Bahattin Mutaf , sağ tarafında Seç Oteli ve Ses sineması onun ilerisinde Gönül

Gazinosu vardı.

Sırası ile Sebat Pazarı ve İrfan Kitap kırtasiyeyi geçince Eti , sonraki ismi ile Arı sineması gelirdi .

İşletmecisi olan aile aynı zamanda Eti Bilardo salonunun da sahipleriydi.

Roma, eski adıyla Çağdaş gazinosu dükkanımızın altında idi .

Karşı sırada Saatçi Sabri, Televizyoncu İsmet Özen , Motorsiklet ve Yedek Parçası satan Hilmi

Sağlam ve oğulları , Ata Almacıoğlu Ticarethanesi ve Apalar Meşrubat bayi vardı.

O zamanların Gaziantepinde şehir merkezi ve çarşısı 3-4 caddeden ibaretti .Televizyonun yeni

yaygınlaşmaya başladığı yıllarda Sinema ön planda idi .Bizim dükkanda işler sinema ve

Gaziantepspor maçlarının dağılma saatine endeksli idi . Hiç bir lüksümüzün olmadığı ,ihtiyaç ve

beklentilerin sınırlı olduğu o yıllarda ,2,5 M2 dükkandan elde edilen gelir ile 7 kişilik bir aile geçim

temin ediyordu.

Şimdilerde ise lüks israf ve şatafat hayata hakim olmuş , kanaat ve iktisat yok olmuş meşru

kazançla dürüstçe çalışarak ,kredi borcu olmadan geçim sağlama imkanı kalmamış maalesef ...

Ticareti ,hayatı öğrenmem için olsa gerek ,Rahmetli Babam alış verişe çarşı pazara yaşım küçük

olmasına rağmen beni de birlikte götürürdü.Yıllar sonra bunu düşündüğümde babamla birlikte

geçen anların,benim için talih, saadet ve yarım kalmış bir mutluluk olduğunu anlıyorum.

Bayisi olduğumuz Tekel,Kırkayakta ,şimdiki Bayazhanın olduğu yerde İl Halk kütüphanesinin yan

tarafındaydı.

Bazı zamanlarda şimdiki Tuz hanının üst katındaki yere giderdik..

Bayi defterine kota dahilinde talep yazılır şayet uygun görülürse ödeme yapmak üzere vezneye

yönlendirilir ,ödeme yapıldıktan sonra depoda sıraya girilerek ürünleri teslim alırdınız .

Yabancı sigarayı ben uzun yıllar sonra gördüm ,yasaktı ,bulundurmak suçtu.

Tömbeki tütününden,ikinci,birinci,Bafra,Yenice,Hisar Gelincik,Çamlıca gibi sigaraları

Kulüp ,Samsun,Maltepe gibi o günün şartlarında belirli gelire sahip kimselerin içtiği sigaralar takip

ederdi..

Tekelde ,ilginç ürünlerde vardı ; “Tuvalet İspirtosunu şimdi kaç kişi hatırlar ..

O ürününde tüketeni müşterisi vardı..Eski Gaziantep’te şimdiki 100.yıl parkı içinde kalan

merdivenle inilen bir Pınarbaşı vardı ,orası bu isportoyu içen “mentecilerin” mekanıydı..

O yılları yaşayan bir insan olarak bugünün serbest piyasa ortamını ,her şeyin bolluk ve

çeşitliliğini ,geliriyle orantısız lüks israf ve şatafatı bazen anlamakta güçlük çekiyor çelişki ve doku

uyuşmazlığı yaşıyorum ..

Kapitalizm ,bize sunduğu ödünç ve sahte mutluluğa ,zenginlik ve serbestiyete karşılık en önemli

mukaddes ve dokunulmazımız olan değerlerimizi bizden alıp götürdü ...

Rahmetli babam ile geçirdiğim kısa hayat safahatı kayıp bir mutluluk olarak hatıraların satır

aralarında duruyor ,hatırladıkça insanın yüreğini kanatıyor.

1970 li yıllarda fıstık sezonlarında babam ile birlikte sabah ezanından önce şırahanına giderdik en

iyi mahsülü almak ve tezgahına koymak babamın tutkusu idi..Bu amaçla erken gitmek ve

mahsülün iyisini seçmek iktiza ederdi..Mahsülün az geldiği bazı dönemlerde Nizip’e gittiğimizi fıstık

bahçesinden mahsulü toplayıp getirdiğimizi de hatırlıyorum .

Eve getirir evde serin bir yere sererdik .At arabası yıllarında at arabası ile daha sonraki yıllarda

sepetli motorlar ile getirirdik.

Fıstık sezonlarında erken kalkıp geç yatan çok yorulan babam romatizmaları için Çiftehan

kaplıcasına gider 1 hafta 10 gün orada kalırdı .

Tabi yokluk ve imkansızlık şartlarında bu seyahati de evde tartışılır sorun olurdu.

Rahmetli o kadar çalışıp yorulmasına rağmen bu seyahatin zorunluluğunu izah etmeye çalışırdı .

Mesaisine ölünceye kadar hiç ara vermeden devam etti..Şimdi düşündüğüm zaman babamı çok iyi

anlıyor ona layık bir evlat olamadığım için kendimi affetmiyorum .

Kader ve alın yazısı böyle imiş.

Kabri nur mekanı cennet olsun..

 
Etiketler: Maziden, bir, yaprak, ...,
Yorumlar
Haber Yazılımı