Yazı Detayı
05 Nisan 2016 - Salı 15:06
 
Latin Alfabesinin Kullanımı
Sibel Doğan
 
 

Binlerce yıldır varlığını sürdürmüş bir dil olan Türkçe tarih içinde değişik alfabelerle yazıldı ve okundu. Göktürk, Uygur, Kiril ve Arap alfabeleri Türk devletleri tarafından resmi alfabe olarak benimsendi ve Türkçe bu alfabelerle yazıldı. Harf inkılabına kadarki bin yıllık sürede Arap alfabesi kullanıldı. Bu durum Arap ve Fars kültürlerinin Türkçe üzerinde hâkimiyet kurmasına yol açtı. Arapça ve Farsça Türkçenin ifade gücünü zenginleştirmekle birlikte Türkçe bazı kelimelerin telaffuzunda ciddi sıkıntılar meydana getiriyordu. 

Osmanlının batının üstünlüğünü kabul etmesiyle birlikte Avrupa’dan her konuda uzmanlar getirilmeye başlandı. Bu uzmanlar ise işe eğitimle başladı. Kendi dillerinde eğitim veren okullara açtı. Bu süreçte en çok etkileşime girilen dil Fransızca oldu. Osmanlı aydınları Arapça ve Farsça yerine Fransızca konuşmaya başladı. Fransızca, Arapça ve Farsçanın yerini aldı. Böylece Fransızcanın kullandığı Latin alfabesi Osmanlı toplumunda kendine yer buldu. Cumhuriyet kurulduktan sonra batı ile ilişkileri geliştirmek ve okuryazar oranını arttırmak amacıyla 1 Kasım 1928 de Latin harfleri Türk alfabesi adıyla kabul edildi.

Arap alfabesi sessiz harflerden oluştuğundan ve Türkçede ise 8 ya da 9 sesli harf bulunduğundan Türkçeyi bu harflerle okuyup yazmanın kolay olmadığı ve Arapçanın alfabesinin yetersiz kaldığı anlaşılmıştır. Son dönem Osmanlı aydınları Türkler için Arap harfleriyle okuyup yazmanın ne kadar zor olduğunu ve okuma yazma öğrenmenin 6 yıl zaman aldığını tartıştılar ve bu harfleri ıslah etmeye başladılar. Arap harflerinden yararlanılarak ortaya konulan yazım şekilleri okuma yazmayı daha da zorlaştırdı. Enver Paşa, I. Dünya savaşı sırasında Enveriye yazısı denilen Arap harflerinin bir düzenlemesinden oluşan yazı denemesi yaptıysa da başarılı olamadı.    

Londra’da sürgünde olan Jön Türklerin çıkardığı Hürriyet gazetesinde yayınlanan bir makale Türk okullarındaki çocuklara verilen eğitimi eleştirmekteydi. Ermeni, Rum ya da Yahudi çocuklar kendi cemaat okullarında altı ay içinde gazete ve mektup okumayı öğreniyorlar ve bir yıl içinde mektup yazabilecek beceriyi kazanıyorlarken, Müslüman çocuklar yıllarca çalıştıkları halde bu çaba bir gazete okuyabilmeleri için bile yeterli olmuyordu. Bu makaleye o sırada İran büyükelçisi Malkom Han tarafından ilginç bir karşılık geldi. Müslümanların eğitim sisteminin kötü olduğu konusunda hemfikir olduğunu ancak sorunun temelinde Arap yazısının yattığını, bu yazının kullanılmaya devam edilmesinin yetkin bir eğitimi imkânsız kıldığını ifade eder.(Lewis:2014)

Bugün Mustafa Kemal’in Latin alfabesini kabul etmesi yadırganır durumda. Sanki bu konu Osmanlı döneminde gündemde değildi. Sanki Osmanlı Devleti’nde Arapçanın zorluğunu, sıkıntısını yaşanmıyordu. Sanki Osmanlı Latin alfabesine geçmeyi düşünmedi. Sanki Osmanlı devletinde bu konuda çalışmalar yapılmadı.

Kaynaklar:

http://alternatiftarih.com/latin-harflerinin-kabulu-amacina-yeterince-hizmet-edebildi-mi/

Lewis, Bernart. Modern Türkiye’nin doğuşu. Ankara 2014.  III.Edisyon. Arkadaş Yayınevi. 7. Baskı.

http://www.atam.gov.tr/dergi/sayi-50/harf-devrimi-ve-sagladigi-kolayliklar

http://www.dersteknik.com/2011/11/1-kasim-1928-turk-harf-devrimi-haftasi.html

 

 
Etiketler: Latin, Alfabesinin, Kullanımı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Kasım 2018
Kadına Şiddet
29 Ekim 2018
Cumhuriyet
21 Nisan 2018
Dilde Zenginleşme
07 Nisan 2018
Alfabemiz Ne Olmalı?
24 Mart 2018
KÖRLÜK
14 Mart 2018
Kadın Hakları
03 Mart 2018
EĞİTİM ÖNEMLİDİR
09 Aralık 2017
Sus, izle
23 Kasım 2017
Modern Türkiye
17 Kasım 2017
BİZ
09 Kasım 2017
Anlam
26 Ekim 2017
Aşk nedir?
13 Ekim 2017
Aydınlık Yol
11 Eylül 2017
Sessiz Gece
27 Temmuz 2017
Bizde Tarih Anlayışı
20 Temmuz 2017
Vahdettin ülkeyi Neden Terk Etti?
13 Temmuz 2017
Şehzade Evlilikleri
08 Temmuz 2017
ENDERUN MEKTEBİ
22 Haziran 2017
Karakol Cemiyeti
01 Haziran 2017
Kitap Severliğimiz
25 Mayıs 2017
Rüzgar
18 Mayıs 2017
Atatürk ve Bayrak
14 Nisan 2017
Süryaniler
05 Nisan 2017
Gençliğimsin
28 Mart 2017
Mustafa Kemal’in İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne Eleştirileri
22 Mart 2017
Kût'ül-Amâre Savaşı
08 Mart 2017
Hürriyet ve İtilaf Partisi
22 Şubat 2017
Ahmet Rıza Bey
07 Şubat 2017
Sol Partilerin Gençlerle ilişkisi
31 Ocak 2017
Akıp giden yaşam
24 Ocak 2017
İttihatçılar
17 Ocak 2017
Sen Lazım
11 Ocak 2017
Ruhumun Aynası
04 Ocak 2017
İttihat ve Terakki
27 Aralık 2016
Mustafa Kemal
20 Aralık 2016
Vatan Yahut Silistre
14 Aralık 2016
VATANIM SENSİN
07 Aralık 2016
Kravatın Tarihi
30 Kasım 2016
HER ŞEY NORMAL
22 Kasım 2016
ÖĞRETMENLİK
16 Kasım 2016
İstanbul
08 Kasım 2016
MİSAKI MİLLİ NEDİR?
02 Kasım 2016
Türkiye’de 29 Ekim
19 Temmuz 2016
İleri Çağ İleri Medeniyet demek midir?
12 Temmuz 2016
İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde Neden Lider yoktu?
29 Haziran 2016
Almanya’nın Osmanlı ile İttifak Yapma Nedenleri
31 Mayıs 2016
Babı Ali Baskını
24 Mayıs 2016
Kafkas Cephesinde Osmanlı- Alman Çatışması
17 Mayıs 2016
İttihat ve Terakki Partisi’nin ideolojisi
10 Mayıs 2016
Deniz Gezmiş’e
03 Mayıs 2016
Mustafa Kemal ya da Enver
26 Nisan 2016
Sarıkamış Harekatı
19 Nisan 2016
I.DÜNYA SAVAŞINDA ALMANLARLA İTTİFAK YAPMAK ZORUNLU MUYDU?
12 Nisan 2016
Fatih’in Osmanlısı
29 Mart 2016
I.Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusunun Durumu
22 Mart 2016
Başka Bir Dünya
15 Mart 2016
Çanakkale Savaşı Özel Bir Savaştır
08 Mart 2016
Komutanlık Yetenektir
01 Mart 2016
II. Abdülhamit’in İttihatçılarla İktidar Mücadelesi
23 Şubat 2016
Enver Paşa’nın Kişiliği
16 Şubat 2016
Mobbing zayıflığın göstergesidir.
09 Şubat 2016
Sevgiliye Mektup
02 Şubat 2016
Türklerde milli bilinç
26 Ocak 2016
Güzellik emek ister
19 Ocak 2016
İttihat ve Terakki Kuruluşu
12 Ocak 2016
Enver Paşa ve Mustafa Kemal ilişkisi
05 Ocak 2016
Enver
29 Aralık 2015
Vatan Nedir?
22 Aralık 2015
25 Aralık
15 Aralık 2015
Kahraman mı, Vatan haini mi?
09 Aralık 2015
Ermeni Soykırım iddialarına Türk yanıtı ne olmalı?
01 Aralık 2015
İhmal Edilen Bayırbucak
24 Kasım 2015
Osmanlı Ordusunun Almanlara Teslimi
17 Kasım 2015
Osmanlı Aydınları İttihatçıları İttihatçılar…
10 Kasım 2015
Muhteşem savaş konuşmaları
Haber Yazılımı