Yazı Detayı
29 Mayıs 2014 - Perşembe 17:39 Bu yazı 893 kez okundu
 
KRALİÇE ARILAR
Konuk Yazar
 
 

Kaç yaşındasınız bilmiyorum ama mutlaka günün birinde bir arı tarafından sokuldunuz. Belki hatırlayamayacağınız kadar eskidendi bile. Ama canınız yandı değil mi? Can yanmasıyla kurtuldunuz ne mutlu size. Oysa sizi sokarken canının tehlikede olduğunu sanmıştı..O minik canlı sizi kendinden uzaklaştırmaya çalışıyordu ama ölümü seçmişti bile bilmeden. İğnesini sizin vücudunuzda bırakması demek o arı artık yaşamıyor demek. Hepimizin küçük ve acı bir anısı olan bu kendi küçük, yaptığı işleri anlatmak bir dünya süren bu canlılara ayırdım sayfamı. Benim iğnem yok ama kalemimi doğrulttum arılara. Tabi ki kaynaklardan da faydalanarak kalemimin döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Araştırırken benim başım döndü bu düzenli bir o kadar da acımasız sosyal yaşantıya.

            Her şey arı kovanında başlayıp, dönüp dolaşıp yine arı kovanında bitiyor. Arılar yirmi bin çeşit ten oluşan bir hayvan familyası. Kovan içerisinde üç çeşit arı bulunmakta. Kraliçe, erkek ve işçi arılar. Hepiniz biliyorsunuz. Kraliçe halk dilinde ana arı diye bildiğimiz bu arının tek bir görevi var. Nesli devam ettirmek, yani yumurtlamak. Erkek arılar ise sadece kraliçeyi döllemekle vazifelendirilmiş. Ne kendilerini savunacakları iğneleri nede bal toplayabilecekleri depo ve yaradılış özellikleri yok. Sadece uçuş esnasında çiftleşebildikleri için diğer arılardan daha büyük kanatlara sahipler.

Yaşamlarının her bir malzemesinin bir nedeni olduğu gibi bununda bir nedeni var. Arılarda nedensiz açıklanamaz hiçbir şey bırakmamış uzmanlar. Her hareketin bir anlamı bir nedeni mutlaka var. Ömürleri kısa olan arılar ömürlerini kesinlikle boşa geçirmiyorlar.

 Kraliçenin ayrıcalığı daha larva aşamasındayken başlar. Kraliçeler diğer peteklerden farklı özelliklere sahip olan bir yerde yetiştirilirler. Kraliçenin büyütüldüğü bu yer, petekten aşağıya doğru sarkan özel hazırlanmış hücrelerdir. Bu hücreler kraliçenin diğer arılara göre daha büyük boyutta olması nedeniyle normal petek hücrelerine göre daha büyükçe inşa edilir.1

  Kraliçe arının oluşmasını sağlayan yumurtanın, işçi arıların oluşmasını sağlayan yumurtalardan hiçbir farkı yoktur. 6 gün süren larva dönemindeki beslenme farklılığı sebebiyle kraliçe, normal bir dişi arı olarak değil de, görünüm ve işlev olarak diğerlerinden daha farklı bir arı olarak ortaya çıkar. Diğer işçilere sadece 3 gün süreyle arı sütü verilirken, kraliçeye çok değerli olan bu besinden bütün larva dönemi boyunca (6 gün) verilir.2

Kraliçeye verilen arı sütünün içeriği ve miktarı da özel olarak ayarlanır. Yapılan incelemeler sonucunda larva dönemi boyunca kraliçe arıya 10 mg. arısütü verilirken, diğerlerine sadece 3 mg. verildiği tespit edilmiştir. Sadece bu besleme farklılığı sebebiyle birbirinden çeşitli morfolojik (yapısal) farklılıklara sahip olan iki canlı, kraliçe ve dişi işçi arılar meydana gelir.3

 Kraliçe arı genel yapı ve dış görünüş olarak diğer arılardan farklıdır. Örneğin işçi arılar da kraliçeler gibi dişi olmalarına rağmen işçi arıların yumurtalıkları gelişmemiştir, yani işçi arılar kısırdır. Bir kraliçe kafa ve thorax (gövde kısmı) olarak işçilerden çok da fazla büyük değildir. Bununla birlikte işçi arıların tam aksine kraliçenin çene kemiği balmumu hücrelerini yapmak için uygun bir yapıya sahip değildir. Ve kraliçe arı, işçilerin polen sepetlerini oluşturan sert tüylerinden de yoksundur. En önemlisi de kraliçe arı aynı yumurtadan çıkmasına rağmen sadece beslenme farklılığı sebebiyle diğer arılar gibi sadece 5–6 hafta değil, (kışa denk gelenler birkaç ay) 4–5 sene kadar yaşar.

Güvenlik nedeniyle birkaç hatta daha fazla kraliçe arı yetiştirilir. Yeni kraliçeler yumurtlamaya başlamadan daha güçlü ve tek olabilmek için bal dolu petekleri bulup yiyerek güçlenmeye rakiplerini yok etmeye çalışırlar. Kovan içini tanımak için gezinirlerken başka kraliçeye rastlarlarsa savaşıp sokarlar. Sokulan arı güçsüz olduğu için ölümü yenen ise kendini ispatladığı için kraliçeliği hak etmiştir. Kraliçe arı döllenme işlemini kovan içerisinde gerçekleştirmez. Döllenme uçuşu gerçekleştirir. Ta ki sperm kesesini doldurana kadar değişik erkek arılar ile çiftleşir. Kesesindeki spermleri 4–5 sene saklayabilecek mucizevî özellikte ki vücudundan ihtiyaç kadarını kullanır. Her yumurta bırakacağı peteği kafasını içeri sokarak kontrol ettikten sonra arkasını dönüp kesesinden uzun olan yumurtasını itina ile bırakır. Ben yoruldum şu peteğe de bakmayayım demeden asla yumurtasını bırakmaz. Hepsini tek tek kontrol ederek bırakır. Ayrıca bırakacağı yumurtadan çıkacak arının cinsiyetini de belirleyebilir. Nasıl mı? İlginç bir yolla. Daha önceden aldığı spermleri kontrol edebilir. O istediği zaman yumurtalığına istediği kadar sperm salınımı sağlar. Spermle döllenen yumurtalardan dişi arılar çıkar. Erkek arı içinse döllenmemiş yumurta gereklidir. Erkek ve dişi kararını aslında kraliçe arı vermez. İşçi arılar dişi ve erkek arıların sığabilecekleri farklı boyutlarda ki petekleri inşa ederler. Kraliçede kontrol ettiği petek boyutuna göre cinsiyette arı yumurtasını transfer eder.

Şaştım kaldım kardeşim minicik arılar yüz binlercesi aynı kovanda. Hepsi üst üste nasıl oluyor da sayıyı tespit edebiliyor. Matematik profesörlüğünün yanında Süpermen görüşüne de sahipler. Gözümün önüne şöyle bir piyes geliyor. Arı kovanındasınız, işçi arının biri bağırıyor; erkek sayısında düşüş var iki yüz tane yap yolla.

Kraliçe arının salgıladığı ve sadece kraliçelere has bir otorite kokusu vardır. Bu kokunun bir anlamı da sağlıklıyım yumurtlama hızımda hiçbir düşme yok. Bu kokuyu algılayan işçi arılar yeni bir kraliçe yetiştirme işlemine girişmezler. Ayrıca işçi arılar kendilerine de bulaşan bu koku sayesinde dışarıda da olsalar birbirlerini tanırlar.

Yine bir piyes geldi gözümün önüne.kovandan oldukça uzaklaşan iki arı birlerinin kokularını algılayıp uyy!Anamın kokusu sende de var anamın kızı mısın gel beraber dönelim evimize ..gibi. Kızlar çünkü kovandan uzağa sadece işçi dişi arılar gidip yollarını bulabilirler.

İşte kraliçenin kokusu azalırsa işçi arılar yeterince kokamayacak dışarıda da birbirlerini tanımayacaklardır. İletişim kurabilmek için sağlam bir yoldur koku. Salgıda oluşacak herhangi bir azalma işçi arıları harekete geçirir. Çünkü kraliçe salgısının azalması, kraliçenin yaşlandığının veya koloninin çok fazla büyüdüğünün işareti sayılır.

Kraliçe arının yaşı ilerledikçe gücü de zayıflar ve bunun sonuçları kovan içinde görülmeye başlar. Örneğin kraliçenin yumurtlaması yavaşlar ve en önemlisi salgıladığı özel sıvı azalır. Bu belirtiler işçi arılar için de bir işarettir. Bilindiği gibi işçi arıları yeni kraliçe yetiştirmekten alıkoyan kraliçenin salgıladığı bu sıvıdır. Bunun azalmasıyla birlikte işçiler hemen yeni kraliçe hücreleri inşa etmeye başlar ve yeni kraliçeler yetiştirmek için harekete geçerler. Kovandaki şartlar normal seyrinde ilerlediği sürece bir arı topluluğunun beklenmedik bir anda kraliçesiz kalması söz konusu değildir. Çünkü şartlar aniden değişip de koloninin kraliçesiz kalma tehlikesi ortaya çıktığında, işçi arılar hemen var olan larvalardan birkaç tanesini kraliçe besini ile beslemeye başlarlar.4

 

Burada yine son derece önemli bir nokta vardır. Daha önce belirttiğimiz gibi kraliçe arı olarak yetiştirilen larvaların hücreleri normal şartlarda diğerlerine oranla daha geniş hazırlanır. Oysa ani durumlarda kraliçe arı olarak yetiştirilmek zorunda kalınan larvaları daha büyük boyutlarda bir hücreye taşımak gibi bir imkân yoktur. Bu arıların hücreleri normal boyutlardadır. Aslında bu, yeni yetiştirilen kraliçelerin gelişiminde problem yaratabilecek bir durumdur. Ama arılar açısından bu bir sorun oluşturmaz.

İşçi arılar ani durumlarda kraliçe olarak yetiştirilmek üzere seçilmiş olan larvaların bulundukları hücrelerin çevresindeki diğer hücreleri yırtmaya başlarlar. Amaçları normal hücreleri genişleterek kraliçe hücresi haline getirmektir. Her yeni kraliçe hücresi için birkaç tane işçi hücresi bozulur. Tabi bu arada bu hücrelerdeki larvalar da ölürler.5

Ancak bu kaybın kovan açısından bir önemi yoktur, çünkü işçi arıların bu hareketi tüm bir arı kolonisinin devamının sağlanması bakımından gereklidir. Arılar birkaç işçi arı yerine bir kraliçe arı adayının yaşamasını tercih ederler. Kraliçe hücresinin bu şekilde hazırlanmasından sonra, yeni kraliçe adayları, işçiler tarafından arı sütü ile beslenecektir.

Özel olarak yetiştirilen kraliçe, bir süre sonra hücresinden çıkar ve rakiplerini yok etme işlemlerine başlar. Arı ailelerinin hayatları içinde kraliçeler bu sistematik ömürlerini yaşarlar ve sonlandırırlar. Arılar hakkında bilmediğimiz o kadar çok bilgi var ki. Nerden başlayıp nerede noktalayacağımı bilemesem de şimdilik kraliçe arıyı anlatarak bitiriyorum. Arılar ile ilgili yazılarım devam edecek.

Size merak edeceğiniz bir sır daha vereyim. Pentagon yani ABD savunma bakanlığı bomba ve uyuşturucu araştırma merkezlerinde arı yetiştiriciliğine başlanmış. Nedeni araştırma görevlilerinin canlarının taze bal çekmesinden değil elbette. Yazımda da bahsettiğim gibi arıların kraliçe arının kokusunu nerede olursa tanımaları. Bu ince detaydan yola çıkan uzmanlar arıları isteneni bulma hususunda yetiştirmişler. Yapılan deneyler de hiçbir yanıltıcı kokuya aldanmadan istenilen her şeyi buluvermiş arılar. Sonuç %99 başarı. Yapılan deneylerde köpeklere fark atan arılar Pentagonda işe alınmışlar. Yaptıkları iş karşılığında aldıkları bin dolarlar değil sadece şekerli su6. Benden söylemesi.

                                                                      

 

 Thomas A.Sebeok, Animal Communication, Indiana Unv. Press, London; s.437
 2- Compton's Pictured Ency. Vol.2, Compton & Comp. Chicago, USA, 1961, s.106
3- Prof.Dr. Ali Demirsoy, Yaşamın Temel Kuralları, Omurgasızlar/Böcekler, Entomoloji Cilt II / Kısım -II, Ankara; s.212 4-Murray Hoyt, The World of Bees, Coward Mcnann Inc, New York, 1965; s.40 5- Murray Hoyt, The World of Bees, Coward Mcnann Inc, New York, 1965 6-Sema Emiroğlu New York milliyet gazetesi 2002(alıntı yorumlanarak yazılmıştır. 

Nimet ASİLTÜRK

 

 
Etiketler: KRALİÇE, ARILAR
Yorumlar
Haber Yazılımı Haber Scripti Haber Sistemi Haber Paketleri