Yazı Detayı
24 Mart 2018 - Cumartesi 00:19
 
KÖRLÜK
Sibel Doğan
 
 

Körlük, 1998 Nobel Edebiyat Ödüllü Portekizli yazar Jose Saramago’nun eseridir. Kitap farklı bir üsluba sahip. Ülke, şehir, sokak ya da insan isimleri verilmiyor. Çünkü isimlerin bir öneminin olmadığı düşünülüyor. Virgül ve nokta dışında noktalama işareti de kullanılmamış.

Kitap, trafikte yeşil ışığı bekleyen bir adamın aniden kör olmasıyla başlıyor. Yalnız bu körlük bulaşıcı ve insanlar karanlığa değil aydınlığa hapsoluyor. Körlük kısa zamanda yayılıyor ve neredeyse bütün ülke kör oluyor. Yalnızca bir kişi görebiliyor. Körler eski bir binada karantinaya alınıyor, dışarıyla bağlantıları kesiliyor. Burada körlere kurallara konuluyor. Bu kurallara göre körler aralarındaki ilişkiyi kendileri düzenleyecek, dışarıdan müdahale olmayacak. Bundan sonra insanların hayatı değişmeye başlıyor. İnsanlık duygularını yitirip hayvanlaşıyorlar. Koruma, gurur, utanma gibi duygularını yitiriyorlar. Bu duyguların yerini bencillik, ilkellik, açlık alıyor. Kabalaşıyorlar, insani tüm duygularını ve zihinsel yetilerini yitiriyorlar. Bedensel ihtiyaçlar, “hemen, şimdi, burada” tarzında karşılanıyor. Tek dertleri karınlarını doyurmak oluyor ve bunun için de çok şeyden vazgeçebiliyorlar. Kör olmak onları daha iyi yapmadığı gibi daha kötü yapıyor.

Elinde silah olan bir grup, diğer körler üzerinde hegemonya kuruyor. Bundan sonra silahlı kör grupla diğer körler arasında mücadele başlıyor. İnsanların hegemonya karşısında tutumları irdeleniyor.

Görebilen insanlar gördüklerini saklıyor. Çünkü gördüğünün bilinmesi sorumluluklarını arttıracak, hayat şartları daha da zorlaşacaktır. Bu zor hayat şartlarından korunmak için diğerleri gibi olmayı, kör bilinmeyi, tercih ediyorlar. Bu gören insanlar topluma gerçekleri anlatmaya çekinen aydın sınıfı temsil ediyor.

Kitap, bakmakla görmenin farklı şeyler olduğunu vurgulamaya çalışıyor. Herkes bakar ama herkes göremez. Nitekim kitap “Bakabiliyorsan gör, görebiliyorsan fark et” cümlesiyle başlıyor.  Göz bakmakla mükelleftir, gören, yorumlayan ise zihindir. Sorunları zihin görür ve zihin çözer, yol gösterir. Buradaki beyaz körlük zihinsel körlüğü temsil ediyor.

Körlük insanları örgütlülükten de uzaklaştırıyor. Örgütsüzlük, bencillik onları yalnızlığa ve rezilliğe mahkûm ediyor. Oysa insanlar örgütlüyken güçlüdür.

Sinemaya uyarlanmış kitap, insanın karanlık yüzüne ve vahşete dönüşmüş toplumsal yaşama karşı direnişi ve dayanışmayı sürükleyici ve etkileyici bir şekilde anlatmış. Okumanızı tavsiye ederim.

 

 
Etiketler: KÖRLÜK,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Kasım 2018
Kadına Şiddet
29 Ekim 2018
Cumhuriyet
21 Nisan 2018
Dilde Zenginleşme
07 Nisan 2018
Alfabemiz Ne Olmalı?
14 Mart 2018
Kadın Hakları
03 Mart 2018
EĞİTİM ÖNEMLİDİR
09 Aralık 2017
Sus, izle
23 Kasım 2017
Modern Türkiye
17 Kasım 2017
BİZ
09 Kasım 2017
Anlam
26 Ekim 2017
Aşk nedir?
13 Ekim 2017
Aydınlık Yol
11 Eylül 2017
Sessiz Gece
27 Temmuz 2017
Bizde Tarih Anlayışı
20 Temmuz 2017
Vahdettin ülkeyi Neden Terk Etti?
13 Temmuz 2017
Şehzade Evlilikleri
08 Temmuz 2017
ENDERUN MEKTEBİ
22 Haziran 2017
Karakol Cemiyeti
01 Haziran 2017
Kitap Severliğimiz
25 Mayıs 2017
Rüzgar
18 Mayıs 2017
Atatürk ve Bayrak
14 Nisan 2017
Süryaniler
05 Nisan 2017
Gençliğimsin
28 Mart 2017
Mustafa Kemal’in İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne Eleştirileri
22 Mart 2017
Kût'ül-Amâre Savaşı
08 Mart 2017
Hürriyet ve İtilaf Partisi
22 Şubat 2017
Ahmet Rıza Bey
07 Şubat 2017
Sol Partilerin Gençlerle ilişkisi
31 Ocak 2017
Akıp giden yaşam
24 Ocak 2017
İttihatçılar
17 Ocak 2017
Sen Lazım
11 Ocak 2017
Ruhumun Aynası
04 Ocak 2017
İttihat ve Terakki
27 Aralık 2016
Mustafa Kemal
20 Aralık 2016
Vatan Yahut Silistre
14 Aralık 2016
VATANIM SENSİN
07 Aralık 2016
Kravatın Tarihi
30 Kasım 2016
HER ŞEY NORMAL
22 Kasım 2016
ÖĞRETMENLİK
16 Kasım 2016
İstanbul
08 Kasım 2016
MİSAKI MİLLİ NEDİR?
02 Kasım 2016
Türkiye’de 29 Ekim
19 Temmuz 2016
İleri Çağ İleri Medeniyet demek midir?
12 Temmuz 2016
İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde Neden Lider yoktu?
29 Haziran 2016
Almanya’nın Osmanlı ile İttifak Yapma Nedenleri
31 Mayıs 2016
Babı Ali Baskını
24 Mayıs 2016
Kafkas Cephesinde Osmanlı- Alman Çatışması
17 Mayıs 2016
İttihat ve Terakki Partisi’nin ideolojisi
10 Mayıs 2016
Deniz Gezmiş’e
03 Mayıs 2016
Mustafa Kemal ya da Enver
26 Nisan 2016
Sarıkamış Harekatı
19 Nisan 2016
I.DÜNYA SAVAŞINDA ALMANLARLA İTTİFAK YAPMAK ZORUNLU MUYDU?
12 Nisan 2016
Fatih’in Osmanlısı
05 Nisan 2016
Latin Alfabesinin Kullanımı
29 Mart 2016
I.Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusunun Durumu
22 Mart 2016
Başka Bir Dünya
15 Mart 2016
Çanakkale Savaşı Özel Bir Savaştır
08 Mart 2016
Komutanlık Yetenektir
01 Mart 2016
II. Abdülhamit’in İttihatçılarla İktidar Mücadelesi
23 Şubat 2016
Enver Paşa’nın Kişiliği
16 Şubat 2016
Mobbing zayıflığın göstergesidir.
09 Şubat 2016
Sevgiliye Mektup
02 Şubat 2016
Türklerde milli bilinç
26 Ocak 2016
Güzellik emek ister
19 Ocak 2016
İttihat ve Terakki Kuruluşu
12 Ocak 2016
Enver Paşa ve Mustafa Kemal ilişkisi
05 Ocak 2016
Enver
29 Aralık 2015
Vatan Nedir?
22 Aralık 2015
25 Aralık
15 Aralık 2015
Kahraman mı, Vatan haini mi?
09 Aralık 2015
Ermeni Soykırım iddialarına Türk yanıtı ne olmalı?
01 Aralık 2015
İhmal Edilen Bayırbucak
24 Kasım 2015
Osmanlı Ordusunun Almanlara Teslimi
17 Kasım 2015
Osmanlı Aydınları İttihatçıları İttihatçılar…
10 Kasım 2015
Muhteşem savaş konuşmaları
Haber Yazılımı