Yazı Detayı
30 Ocak 2018 - Salı 00:29
 
KİMLİK
Sait Köse
 
 

 Cinsiyet, milliyet, etnik, inanç, lisan kelimeleri insan için bulunduğu toplumda aidiyet belirten kimlik kavramlarıdır. Bunun yanı sıra diğer canlı dünyasındaki hayvan ve bitkiler içinde, kimliğini belirtebileceğimiz benzer kelimeler bulabiliriz. Diğer canlı dünyasında ki kimlikle, İnsan kimliğini diğer canlılardan ayıran tek ve önemli fark düşünebilme yeteneğidir. Modern felsefenin babası Fransız matematikçisi, bilim adamı ve filozofu René Descartes'ın  ünlü sözü;  “düşünüyorum, öyleyse varım. “ diyerek varlığını kanıtlayan insan, gerçekten günümüzde düşünüyor mu?

Düşüncesi bilgiye, gözleme dayanan, özgür, ipoteksiz kaç kişi var? Başka birinin, kendisi yerine düşünen, kendisi adına karar veren insan ne kadar kendisidir? Buradan karakter dediğimiz anlama geçersek, kendisi düşünmeyen, düşüncesini ipoteğe veren, veya başkasının düşüncesini kendi ağzı ile ifade eden insanın karakter değeri nedir? Yada böylelerinin söyledikleri, insana özgü değerlerle ne kadar örtüşüyor? Hele bu söylemler  eylemle birleştiğinde ortaya çıkan insan davranış ve karakteri için söylenebilecek tek anlamlı ve doğru kelime; KARAKTERSİZ olmaz mı? 

Bunun yanı sıra, özü, sözü bir, davranışları doğru insan için söylenecek her güzel şey günümüzde övgü oluyor. Zaten olması gereken gibi davranmanın günümüzde örnek gösterilmek yerine övgüye dönüşmesini anlamak güç. Doğru düşüncenin bireysellikten çıkıp, ortak aklın, katılımcılığın, çok sesliliğin olduğu insanların bulunduğu topluluklar, değişime ve gelişime daha çabuk ulaşır. Bu tür toplulukların birlikte yaşama iradesi, aykırılıkları daha çabuk yok etme veya iknaya evrilir. Farklı seslere, düşüncelere karşı tahammülü olmayan tek seslilik, hele birde buna karşı eylem ve söylemin zorba dayatmaya dönüşmesi faşist bir yaklaşımdan başka bir tanımla ifade edilemez. Bu konuda toplumun eğitim seviyesi çok önem kazanmaktadır.

Yalnız bir parametre vereceğim; Uluslararası eğitim değerlendirme testi, 72 ülke ve ekonomik bölgeden 35'ini Avrupa Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'nın (OECD) ülkelerinin oluşturduğu, OECD'nin yürüttüğü Pisa testi her üç yılda bir 15 yaşındaki 540 bin öğrenci arasında  yapılıyor. Ülkemiz, 2016 yılında ki bilim konusunda ki  testte performansı yüzde 0,3 seviyesinde. Türkiye'deki öğrencilerin matematik testindeki başarı ortalaması OECD ülkeleri ortalamasının altında. Türkiye'nin başarı seviyesi Birleşik Arap Krallığı, Şili, Moldova, Uruguay, Karadağ, Trinidad ve Tobago, Tayland ve Arnavutluk ile benzerlik gösteriyor. Okuduğunu anlama testinde  Türkiye ve Meksika ise en sonda yer alıyor. Genel olarak önceki  yıllar testlerine göre de performansının gerilediği saptanmış.  

Diğer bütün eğitim sıralama performans kriterleri bundan farklı değildir. Eğitimde böylesine iç açıcı olmayan bir tablo kimin işine gelir? Okumayan, okuduğunu anlamayan bireylerin çoğunlukta olduğu bir toplum yıkılmaya, yok olmaya, yok edilmeye hazırdır. Böyle bir toplum nasıl yönetildiğinin farkında olamaz. Nemelazımcı anlayışın hakim olduğu bir toplum, nasıl yönetildiğini bilmemek yanında “dahili ve harici bedhahlar (düşmanlar) karşısında nasıl bir tepki göstereceğini de bilmez.

TEMA VAKFI Onursal Başkanı Hayrettin Karaca’nın ifadesi ile; Okumak ibadet, okumamak Cumhuriyete ihanettir. Sadece okur değil, okuduğunu anlayan, analiz edebilen, sorgulayan, söylenen değil söyleyen, teba değil birey olabilen yani kimliği, kişiliği olan, yaşamının gayesi ve farkında olan bireylerden oluşan toplum mutluluk verir. Böyle bir toplum olmak çok mu zor? 

                                                                                Muhittin Sait Köse 

 

 
Etiketler: KİMLİK, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı