Yazı Detayı
29 Haziran 2018 - Cuma 00:04
 
Karından konuşmayı bırakalım…
Mehmet ANKAY
 
 

Seçimden sonra bir süre izlemeye karar verdim; Cumhuriyet Halk Partisi’nde ne olacak diye…

Maalesef değişmeyen bir yapı… kazan kaldıranlar, her mağlubiyet sonrası yaşanan bildik görüntüler oluştu. 

Genel başkan istifa, yeni parti kurulmalı…

Bir sürü söylemler var.

Ama her nedense aynaya bakan yok. Ben ne yaptım diye kendini sorgulayanı görmedim.

Boş konuşuyoruz. Genel başkan istifa etmeli,  tamam da kardeşim sen kendi ilinde ne yaptın? Kendi ilindeki yönetimler ortaya bir şeyler koyabildi mi?

Bak arkadaş, birşeyler yapmak istiyorsak mahalle bazında örgütlenmemiz,  il bazında çoğalmamız gerekir.  Partiye yeni kan lazım, yeni bir üye yapısı şart…

Bizim yeni üyeler kazanmamız lazım. Delege yapısını ortadan kaldırmalıyız.

 Genel başkan dahi, üyeler tarafından seçilmeli.

Partiye heyecan katmak gerekiyor.

Bunun yolu kadınları partiye kazandırmak, gençleri kazanmaktan geçiyor.

Örgütlü kadın yapısı şart, üniversite ve mahallede gençlik yapılanmasına gidilmeli.

Yeni bir parti kurma akıl karı değil. Mücadelemizi partimizde vermeliyiz. Yanlışları haykırmalıyız. Karnımızdan konuşmamalıyız.

Aksayan sisteme zamanında müdahale edilmesini sağlamalıyız.

Sağlıklı üye yapısı şart. Delege sistemi kaldırılmalı, hedefi büyük koymak gerekiyor.

Ana muhalefet partisi olarak, üç milletvekili deyip ikiye fit olmamalı, iktidar hedefin olmalı.  Biz meydanlara çıktığımızda kendimiz iktidar olacağımıza inanmıyoruz.

Neden? Azim heyecan olmadığından…

Aday ve yöntem yanlış olabilir. Ama köşene çekilip karnından konuşma ile sorunu çözemezsin. Sıkıntıyı  dile getirmek gerekiyor…

 
Etiketler: Karından, konuşmayı, bırakalım…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Temmuz 2018
CHP’nin neye ihtiyacı var?
11 Temmuz 2018
Nereye gidiyoruz?
03 Temmuz 2018
Gönüllerin kazananı ol…
02 Temmuz 2018
Sizin iktidar olma düşünceniz yok
23 Mayıs 2018
UTANIYORUZ…
07 Mayıs 2018
Geçen yıl ne yazmışız?
12 Mart 2018
Kamil Ocak’ın günahı neydi?
28 Şubat 2018
Üretim mi? Yoksa…
07 Şubat 2018
Anahtara kadar devrimciler…
29 Ocak 2018
Müteahhit mi, şehrin insanları mı?
23 Ocak 2018
HADBİLMEZLER
19 Ocak 2018
Dokunan ah alır
02 Ocak 2018
Ben değil, biz mi !!!!?
29 Aralık 2017
Gazi Şehir’de yaşmak…
25 Aralık 2017
Büyüdük…
22 Aralık 2017
Sorgulayalım…
20 Aralık 2017
Üretmeliyiz…
16 Aralık 2017
Üreten toplum…
22 Şubat 2017
Vah ülkem vah!!
06 Aralık 2016
BEN BAŞKANLIK İSTERİM…
08 Şubat 2016
Yazık Gaziantep teşkilatına…
04 Şubat 2016
Bey Efendiler nerede…?
02 Şubat 2016
Allah akıl fikir versin…
25 Ocak 2016
Bu şehirde yaşayan biri…
20 Ocak 2016
Bence şapkamızı önümüze koymalıyız…
15 Ocak 2016
Neler oluyor?
14 Ocak 2016
Yorulduk artık yeter!
13 Ocak 2016
Açık sözlü ol...
11 Ocak 2016
Dikkate alınmamak…
30 Aralık 2015
Ne olacak bu Gaziantep’in hali?
23 Aralık 2015
Olması gereken budur
25 Kasım 2015
Oldu bitti…
22 Kasım 2015
Önce aynaya bak!
19 Kasım 2015
Ağabey aranıyor…
02 Kasım 2015
32 Minibüs, 5 Otobüs…
27 Ekim 2015
Kaprislerinizden kurtulun…
28 Eylül 2015
Buruk bir bayram
22 Eylül 2015
Son nokta
20 Eylül 2015
Biz çalarız, biz oynarız
16 Eylül 2015
Üzerimize ölü toprağı atılmış
03 Eylül 2015
Ders almıyoruz
02 Eylül 2015
İşte geldik gidiyoruz...
11 Ağustos 2015
Ayrışma-Kaynaşma
23 Temmuz 2015
Kaza geliyorum dedi
20 Temmuz 2015
Sol gösterip, sağ vurmak
14 Temmuz 2015
Pamuk yansın, keyif olsun
12 Temmuz 2015
Neler oluyor, nedir bu çift başlılık?
10 Temmuz 2015
Dutluk yolunda neler oluyor?
09 Temmuz 2015
Haremlik Selamlık olmadan iftar…
08 Temmuz 2015
Ayrışma Kaynaş
07 Temmuz 2015
Protokolde ayrışma…
06 Temmuz 2015
Antep’in tadı kaçtı
03 Temmuz 2015
Dağları delsen ne yazar…
02 Temmuz 2015
Kedicikler…
01 Temmuz 2015
Kaynayan kazan…
30 Haziran 2015
Yafta yapıştırmak…
29 Haziran 2015
Uzatmaları oynuyorsunuz
Haber Yazılımı