Yazı Detayı
12 Ocak 2018 - Cuma 00:07 Bu yazı 345 kez okundu
 
İNSAN-2
Sait Köse
 
 

Varlık olarak insan, ister fiziksel, biyolojik, fizyolojik var oluşunun bilim temelli tanımı, ister teolojik inanç sistemi içerisindeki tanımı ile olsun 100 bin yıllık tarihi boyunca evrimleşerek değişmiştir. Tanrı bilimi / ilahiyat dalı olarak Teoloji, Tanrı'nın varlığını, niteliklerini, insanın Tanrı karşısındaki yerini konu alan bir bilgidir. Her din, kendine özgü bir teoloji açıklamasını, inandığı kutsal kitaplarına, peygamberlerinin bildirdiklerine ve din âlimlerinin yorumlarına dayandırır. Bu çerçevede şekillenen dinî öğretiyi, dogmatik ve otoriteye bağlı kalarak kabul eder ve yaymaya çalışır. Ancak sonuçta ister fizik ister metafizik kurallarla da olsa insan evrimleşerek değişmiştir. Bu değişim sürecinin ilk aşamasında vücudunu kullanma yeteneğini geliştirmiştir. 

İnsanlar karşılaştığı olaylardan edindiği gözleme dayanan merak sonucu, araştırıcı yeteneğini geliştirmiş ve diğer canlılarla olan fark ortaya çıkmıştır. Din, kuralları ile insanın yaşamını düzenlemeyi amaçlarken, insanlarda akıllarının yönettiği doğanın çok çeşitli faktörlerine karşı kurallarını geliştirmişlerdir. Ancak insan kendi koyduğu kurallara ihanet edip, kural bozukluğuna neden olan davranışlar sergileyince tahrip edilen doğada insandan öcünü alan sonuçlar karşımıza koymuştur. Bunlardan kural ihlalinin en temel olanı Çevre Kirliliğidir. 

DOĞAYI YAŞAT Kİ, SEN DE YAŞA! 

Artık özdeyiş haline gelen bu ifadenin anlaşılmayan bir tarafı olmaması gerekir. Bu anlamda doğanın sürdürülebilirliği için yaptırım gücüne sahip Kurumlar olduğu kadar, koruma bilincinin yaygınlaştırılmasında Sivil Toplum Kuruluşlarına, yazılı ve görsel basına bilinçlenmenin yaygınlaştırılmasında tüm canlılar dünyasını yöneten bizlere çok önemli görevler düştüğü açıktır. İnsanın yaşamının sürdürülebilirliği için bilinç dışı davranışlar sergilediğini düşündüğümüz ancak varlığı ile İnsanın yaşamında çok önemli rolü olan yeşil örtünün, doyurduğu için ana diye ifade ettiğimiz toprağın korunmasının önemi günümüzde önemini daha fazla htirmeye başlamıştır. Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin deyişine inanan bir toplum olarak Hayvanın besleneceği meraları, otlakları yerleşime açma duyarsızlığı ile yok ederseniz, samanı ithal ederseniz ne yer ne içer kimin eline bakarsınız. Besini elinde tutan güçler, size istediğini dayatır ve yaptırır. 

Tarım ve Hayvancılığı temel politika edinmiş bir Bakanlığımızın verdiği TV'lerdeki spotlarda tarım arazilerinde yapılaşmaya izin verilmeyeceği belirtilmektedir. Gerçek bu mudur? Hep birlikte, her konuda bizi biz yapan varlıklarımıza sahip çıkarak varlığımızı devam ettirme kararlılığını sergilemeliyiz. Kızılderili ata sözünde ki gibi; Dünya atalarımızdan miras değil, gelecek nesillere bırakacağımız emanettir. Emanete hıyanet, inancımıza, evrensel insan değerlerimize, her şeyi düşünebilen aklımıza terstir. 

 

 
Etiketler: İNSAN-2, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı