Yazı Detayı
23 Ocak 2014 - Perşembe 16:00
 
İki Arkadaş
Semra ÖZTÜRK
sozturk@gazeteekspres.com
 
 

Çok samimi iki arkadaş vardı. Biri çok kurnaz ve atılgan; diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir gün kurnaz olan, saf olanın yanına gidip işlerinin bozulduğunu söyleyerek ondan para istedi. Saf kahramanımızın kalbi de saf ve temiz olduğundan kırmadı can dostunu, verdi elinde avucunda ne varsa… Kurnaz arkadaş bu parayla islerini düzeltti. Bir süre geçmişti ki aradan kurnaz olan, saf arkadaşından; arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını istedi. Kızı çok beğendiğini ve onsuz yaşayamayacağını söyleyerek… Saf olan, nişanlısıyla konuştuktan sonra, onu da verdi çok sevdiği dostuna.

Gün oldu saf olanın işleri bozuldu. "Arkadaşım beni ortada bırakmaz" diye düşünüp kendisine bir iş vermesini istedi kurnaz arkadaşından… Kurnaz olan; arkadaşına, yanında bir iş bile vermedi. Saf olan, kendisini ortada bıraksa da kızamadı can dostuna…

Bir gün parkta saf olanın yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşıp fakir olduğunu, ilaçlarını bile alamadığını söyledi. Bizimki yaşlı adamcağıza acıyıp, ilaçlarını aldı. Sonra tutup karnını doyurdu… Evini öğrenip ara ara yemekler götürdü. Bir zaman sonra yaşlı adamın öldüğünü duydu. Çok üzüldü… Yaşlı adamın aslında çok zengin olduğunu ve bütün mirasını kendisine bıraktığını öğrenince de çok şaşırdı. Saf kahramanımız artık zengindi… Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla, bir ev aldı kurnaz dostunun evinin karşısında.

Bir gün saf olanın evinin kapısını dilenci bir kadın çaldı. Yaşlı kadın; çok aç olduğunu söyleyerek yiyecek alabilecek kadar para yahut birkaç parça yiyecek istedi. Saf kahramanımız o kadar iyi kalpliydi ki; kadını içeri davet etti... Karnını güzelce doyurması için. Kadının kimi kimsesi olmadığını öğrenince de, kadına evinde bir oda verdi. İyiliğin altında kalmadı kadıncağız da, kendince evin işlerini görmeye koyuldu.

Aradan bir süre geçince, kadın ve saf kahramanımız neredeyse anne oğul gibi oldular. Kadın, artık evlenip bir yuva kurmasını tembihlemeye başladı bizimkine… Bizimki ilk aşkından aldığı yarayla aklında böyle bir düşünce olmadığını söylediyse de çok direnemedi. Gel zaman git zaman yaşlı kadın bizimkine; kendisine uygun bir kısmet bulduğundan bahsedip tanışmalarını çok arzuladığını söyledi. Bizimki çok sevdiği yaşlı kadını kıramadı ve kabul etti kızla görüşmeyi. Bu tanışma sonucunda büyük bir aşk doğdu… İşin sonu evliliğe kadar gitti. Düştüğü zorluklardan sonra kendisi için her şey iyi gitmeye başlayan saf kahramanımız, kırgın olduğu halde kurnaz dostunu da düğününe çağırdı.

Düğün devam ederken saf kahramanımız içindekileri daha fazla tutamayarak eline mikrofonu aldı. Ve başladı yıllardır içine attıklarını birer birer anlatmaya… Candan sevdiği arkadaşına elindeki tüm birikimi verdiğini, sonra sevdiği kadından arkadaşının mutluluğu için vazgeçtiğini... İşleri bozulup dara düştüğünde bu dostunun ona fabrikasında bir iş bile vermediğini... Tüm bunlara rağmen arkadaşı için hala sahip olduğu her şeyi verebileceğini anlattı.

Salondaki herkes bu konuşma üzerine duygulandı. İçten içe merak ettiler; bu kadar vefasız olan kişinin kim olduğunu… Kurnaz olan dayanamadı ve aldı eline mikrofonu başladı anlatmaya:

- Bu hikâyedeki vefasız dost benim. Lakin hikâyeyi bir de benden dinleyiniz… İşlerim bozulduğunda dostuma gittim ve borç istedim. Sağ olsun elinde avuncunda ne varsa fazlasıyla verdi ben de bu parayla işlerimi düzelttim. Evlenmeye hazırlanıyordu ki ondan nişanlısını istedim. Çünkü nişanlısı onu parası için istiyordu arkadaşıma layık bir eş değildi. Arkadaşım bana nişanlısını da verdi. Sonra arkadaşımın işleri bozuldu, fabrikama gelerek benden iş istedi... Can yoldaşım saydığım arkadaşımın emrimde çalışmasına gönlüm razı olmadı. Bu fabrikada senin de hakkın var desem gururundan kabul etmeyeceğini biliyordum. Zor zamanında arkadaşımı ortada bırakmaya da gönlüm razı olmadı. Parkta yanına gelen yaşlı adam benim babamdı. Babam çok hastaydı. Babamı onun yanına gönderdim ki; babam vefat edince fabrikadan payını vermeye sebebim olsun. Sonra gördüm ki; kendine bakmaz oldu. Kapısına gelen dilenci benim annemdi. Annemi yanına gönderdim ki; dostuma iyi baksın. Ve son olarak söyleyebilirim ki; bu gün benim en mutlu günüm. Zira can dostumun evleneceği bu bayan; benim kız kardeşim. İşte biz böyle dostuz…

Hikayeden ders almak lazım, size istediğinizde yardımcı olmayan insanların bir sebebi mutlaka vardır.

 
Etiketler: İki, Arkadaş
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Kasım 2018
CHP’NİN SİYASET ANLAYIŞI
19 Kasım 2018
CHP Büyükşehir Adayını belirlerken…
21 Eylül 2018
Festival çare olacak mı?
18 Temmuz 2018
Kimse duyarsız kalamaz…
12 Haziran 2018
Kadınlar kararlı…
24 Mayıs 2018
Kadının adı yok…
17 Nisan 2018
Ah CHP, Vah CHP…
27 Şubat 2018
Şahin farkı…
23 Ocak 2018
Kaldırımlar
01 Ocak 2018
Yeni yıl, yeni umut...
02 Aralık 2017
Bir Doğu Masalından hareketle…
27 Kasım 2017
CHP’nin kendiyle imtihanı…
02 Kasım 2017
Ne gerek var…
28 Ekim 2017
Karar sizin…
26 Eylül 2017
DELEGELERE GELESİN…
22 Eylül 2017
Eşkıyalık…
09 Eylül 2017
Dünya liderleri gözünde ATATÜRK…
08 Eylül 2017
Nedir bu Atatürk düşmanlığı…
05 Eylül 2017
İNSANA YATIRIM
30 Ağustos 2017
30 Ağustos Zaferimizdir
15 Ağustos 2017
Olması gereken buydu…
10 Ağustos 2017
Değerler mi, ne derler korkusu mu?
29 Haziran 2017
Kendinde eksik olanı arar insan…
04 Mayıs 2017
Basın özgürlüğü günüymüş…!!!
27 Nisan 2017
Hayattan zevk almak
19 Nisan 2017
Çok mu hayalciyim?
02 Nisan 2017
Evet mi, Hayır mı?
30 Mart 2017
Neden açıklanmıyor?
10 Ocak 2017
Biz neymişiz arkadaş!!!!
06 Aralık 2016
Bu ülkede kadın olmak…
27 Ekim 2016
Şehrime neler oluyor?
01 Haziran 2016
İnanmanın gücü…
10 Nisan 2016
Nasıl insanlar olduk?
29 Ocak 2016
Saat 03:00…
08 Ocak 2016
Ayrıştırılıyoruz…
20 Aralık 2015
13 dakika…
14 Aralık 2015
Halk beklediğini bulamadı
16 Eylül 2015
Şahinbey Sanayi sitesinde yüzler gülüyor
13 Eylül 2015
Sam, Randevu, İmar
30 Ağustos 2015
Yine bize hüsran…
20 Ağustos 2015
Babalar ve kızları…
06 Ağustos 2015
Sam mahalle mi? Köy mü?
05 Ağustos 2015
Celal Doğan
27 Temmuz 2015
EYİ OLUR ZAAR...!
23 Temmuz 2015
BİZ ve SEMERCİ…
20 Temmuz 2015
Asosyal takım; Gaziantepspor
25 Haziran 2015
“Tutacağınız gün yakındır”
21 Mayıs 2015
Bir kadın Atatürk’ü neden yok sayar?
14 Mayıs 2015
Kadın eli değmeli…
09 Nisan 2015
Liste şoku... CHP,MHP,HDP, Ahmet Uzer, Veli Kıyak…
30 Mart 2015
Düşmanlar için geçilmez, bizim için VAZGEÇİLMEZ…
24 Şubat 2015
Kafalar değişmedikçe…
02 Şubat 2015
Skor farklı olabilirdi
25 Ocak 2015
Son saniyede gelen 3 puan
09 Ocak 2015
Süslü sözler değil, icraat bekliyoruz
06 Ocak 2015
Size ne?
05 Ocak 2015
Gaziantepspor ohh dedirtti
01 Ocak 2015
Geçmişe sünger çekmek…
28 Aralık 2014
CHP’de gündem il başkanlığı…
10 Kasım 2014
“Sarı öküzü verdiğimiz gün kaybettik”
09 Kasım 2014
Protokol tribünü
04 Kasım 2014
Meclise gelmemiz istenmiyor mu?
20 Ekim 2014
42 yıl geride kaldı
19 Ekim 2014
Zoraki galibiyet…
24 Eylül 2014
Amaç aynı ama…
23 Eylül 2014
Şanssız hafta
09 Eylül 2014
Kutlama-ma töreni
07 Eylül 2014
Bahaneler bahaneler…
29 Ağustos 2014
Yedi kutsal gerçek
22 Ağustos 2014
İyi performans izlemek istiyoruz…
19 Ağustos 2014
Suriyelilere neden tepki var?
11 Ağustos 2014
Sevgisizliğin sonucu…
07 Ağustos 2014
Milletle duvar örmek
02 Ağustos 2014
Kadın dediğin…
30 Temmuz 2014
Bayramınız nasıl geçti?
24 Temmuz 2014
Hayatı basitleştirmek…
18 Temmuz 2014
İş Yerinde Öfke ile Baş Etme Yolları
17 Temmuz 2014
Özlenen siyasetçi tavrı…
13 Temmuz 2014
Takımına sahip çık…
11 Temmuz 2014
Ne konuştuğu değil, ne anladığı…
05 Temmuz 2014
Suyun önemi bilmiyoruz
02 Temmuz 2014
Çatı aday Ekmeleddin İhsanoğlu..
29 Haziran 2014
O zaman geldi…
17 Haziran 2014
Endişeli bekleyiş
16 Haziran 2014
Nedir bu Gezi sendromu?
08 Haziran 2014
Kişilik Sahibi Olmanın Önemi
05 Haziran 2014
İnsan Olmak
26 Mayıs 2014
Dostluk …
18 Mayıs 2014
SOMA’li
14 Mayıs 2014
İnsan canı bu kadar ucuz olmamalı…
13 Mayıs 2014
Huzur
06 Mayıs 2014
İKİ YÜZLÜLÜK…
04 Mayıs 2014
Kadın gözüyle futbol...
01 Mayıs 2014
1 Mayıs Daha Geçti
30 Nisan 2014
Hava kirliliğinin çözümü belli…
29 Nisan 2014
ÜÇ FİLTRE TESTİ
28 Nisan 2014
Karşındakini aptal yerine koymak…
25 Nisan 2014
Adaylar nerede?
24 Nisan 2014
Ön yargıyı yıkmak
23 Nisan 2014
“Kadın kadının kurdudur”
23 Nisan 2014
Tarafsız bir yorum…
22 Nisan 2014
30 Yaşından sonra kadın...
15 Nisan 2014
Yolcuyuz bu hayatta…
10 Nisan 2014
Muhalefet Partilerine…
09 Nisan 2014
Teşhis belli, sıra tedavi de…
08 Nisan 2014
CHP NEDEN KAYBETTİ?
06 Nisan 2014
Kim olduğumu bilsin
03 Nisan 2014
Akif Ekici, öz eleştirisini yaptı
02 Nisan 2014
Zaferin haklı gururunu yaşıyorlar
01 Nisan 2014
İlk icraat Küsget esnafına
31 Mart 2014
Siyasilerin esirgediği hoşgörü ve sevgi
30 Mart 2014
Seçim alanı izlenimlerim..
27 Mart 2014
Asım Güzelbey, gönülleri kazandı
25 Mart 2014
DÜNYAYI DÜZELTMEK…
23 Mart 2014
Bir Lider geçti
19 Mart 2014
Ulusal Ruh Yok…
18 Mart 2014
Anlamak mümkün değil…
17 Mart 2014
Ateşi körüklememek lazım…
16 Mart 2014
Anketler
12 Mart 2014
LAFA DEĞİL,İCRAATA BAKARIM
11 Mart 2014
HIRS!
10 Mart 2014
Herkes soyuna çeker
07 Mart 2014
Bugün “Dünya Emekçi Kadınlar Günü”
06 Mart 2014
Haberinizi de billboardlarda yayınlayın….
02 Mart 2014
YÖNETİCİLİK ATEŞTEN GÖMLEK
27 Şubat 2014
Türban sorunu çözülmek istenmiyor
26 Şubat 2014
Düşünmek için vaktin var
25 Şubat 2014
Nankör
20 Şubat 2014
Dinlediğiniz insanlara dikkat edin…
19 Şubat 2014
İyi bir yönetici olmak için
17 Şubat 2014
Kendini bir şey sanmak
16 Şubat 2014
“Siyasetçi ve eleştiri“
14 Şubat 2014
Dile benden ne dilersen
13 Şubat 2014
Ben karışmıyorum
08 Şubat 2014
Manidar- Sehven
06 Şubat 2014
Meclis üyesi seçimi
05 Şubat 2014
Değerler
04 Şubat 2014
Toplu taşımada yer verme
02 Şubat 2014
Yoksul mahalle çocukları
30 Ocak 2014
Sevgi dolabı
29 Ocak 2014
Suriyeliler
28 Ocak 2014
Hangi haktan bahsediyoruz?
27 Ocak 2014
DÜRÜSTLÜK ÇİÇEĞİ
26 Ocak 2014
Buzdağının arkası…
24 Ocak 2014
ANNELİK
22 Ocak 2014
Neden İlgilendirmesin?
21 Ocak 2014
KADINLAR SEÇİME İLGİSİZ
20 Ocak 2014
Bilinçli oy kullanmıyoruz
19 Ocak 2014
Bu da mı manidar?
18 Ocak 2014
Bu da mı manidar?
16 Ocak 2014
Yükümüz ağır
15 Ocak 2014
Erzin farkı
14 Ocak 2014
Makamın Hakkını Vermek
13 Ocak 2014
Küpünü Doldurmak
13 Ocak 2014
Dengeyi Yakalamak
09 Ocak 2014
Düşe saygı
08 Ocak 2014
Oyunuza sahip çıkın
07 Ocak 2014
Çıt çıt
06 Ocak 2014
Hayatımızdaki çakıl taşları
05 Ocak 2014
Seçim ve Partiler
02 Ocak 2014
Dost nedir?
01 Ocak 2014
Özeleştiri /Hatalarımızla yüzleşmek
30 Aralık 2013
Güle güle 2013
29 Aralık 2013
Seçim ve Seçmenler
26 Aralık 2013
Sevmekten vazgeçmeyin.
25 Aralık 2013
Farklılık
24 Aralık 2013
Bu zihniyet değişmeli…
22 Aralık 2013
Yolsuzluk, rüşvet, istifa
19 Aralık 2013
Horoz ve Tilki
18 Aralık 2013
Fitneci Kim?
17 Aralık 2013
Türk Olmak Şereftir
16 Aralık 2013
Elektrik kesintileri
10 Aralık 2013
Tahliye, Mehmet Baransu
09 Aralık 2013
Gönlüm kırık
08 Aralık 2013
Hani çocuklar üşürdü!
05 Aralık 2013
Dinime Küfreden Müslüman olsa
04 Aralık 2013
Atatürk, Türk kadınına boşuna güvenmedi
03 Aralık 2013
Baklayı çıkarmak
02 Aralık 2013
Ne olacak bu eğitim/cinin hali?
01 Aralık 2013
Fatma Şahin
26 Kasım 2013
Biber Gazı ve Öğretmen
25 Kasım 2013
Kadına Şiddet
24 Kasım 2013
Küçük Mucizeler Dükkanı
21 Kasım 2013
Yükselme Tutkusu
19 Kasım 2013
Anneler neden çabuk ağlar?
18 Kasım 2013
İleri Demokrasi
17 Kasım 2013
OKUNMASI GEREKEN BİR YAZI
14 Kasım 2013
Ah bu internet....
13 Kasım 2013
Kadın ve Siyaset
12 Kasım 2013
İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ DURUM
11 Kasım 2013
Neler oldu?
10 Kasım 2013
Baskın yok;şikayet var!
07 Kasım 2013
Her şey bitti
23 Temmuz 2013
Basın Bayramı!
04 Temmuz 2013
Yeşil alan yok olacak
03 Temmuz 2013
“Parklarını alıp, nefessiz bırakmayın”
Haber Yazılımı