Yazı Detayı
01 Aralık 2015 - Salı 16:22
 
İhmal Edilen Bayırbucak
Sibel Doğan
 
 

Suriye’deki Türkmenler,günümüzde ağırlıklı olarak Şam, Lazkiye, Hama, Humus, Halep ve Rakka kentlerinde ve köylerinde bulunmaktadırlar. Şam bölgesinde yaşayanlara Şam Türkmen denirken, Halep ve Rakka bölgesindekilere Halep veya CulapTürkmeni, Lazkiye Türkmenlerine Bayır-Bucak Türkmeni denmektedir.

Suriye yönetimi tarafından azınlık olarak kabul edilmezler ve gündelik hayatta Türkmen olarak anılsalar da kayıtlarda “Müslüman” olarak geçmektedirler. Nüfus sayımlarında milliyetleri ile sayılmadıklarından sayıları hakkında kesin bilgi yoktur. Çeşitli kaynaklarda 200.000 ilâ 3.500.000 arasında farklı tahminler verilmektedir. 10.ve 11. yüzyıllarda bu bölgeye yoğun Türk göçlerinin gerçekleştiği Suriye’nin yönetimi, 1516’dan sonra Osmanlı Devleti’ne geçmiş ve bölge 1918 yılına kadar kesintisiz olarak 402 yıl boyunca Türklerin hâkimiyeti altında kalmıştır. Bu dönemde Suriye’de Türkmen yerleşimi artarak devam etmiş ve bölgede önemli bir Türk nüfusu oluşmuştur. Konuştukları diller Arapça ve Türkiye Türkçesine çok yakın bir Türkçedir.

Bayırbucak Türkmenleri Kurtuluş savaşında Türkiye’ye gönülden destek olmuş ama ne olmuşsa 1921 Ankara Antlaşmasında dile getirilmemiş, hukuki konumları belirtilmemiştir. Bu ihmal Bayır bucak Türkmenlerinin Suriye yönetimlerince baskı ve asimilasyon hareketlerine yol açmıştır.Suriye onları hukuksal olarak Arap vatandaşı olarak tanımlamış, Türkçe konuşmaları bile yasaklanmış, toprak reformu ile toprakları ellerinden alınmıştı. Onlar için Araplaştırma politikası izlenmişti.

Bugünkü hükümetin Bayırbucak Türkmenleri konusundaki tavrı Türkiye tarihi için bir devrim niteliği taşır. Bugüne kadar Türkiye, Atatürk sonrası politikada kendi milletini soydaşlarını koruma konusunda pasif, zayıf bir politika izlemiştir. Türkiye bugün dünyada Türkleri temsil eden büyük ve birleştirici bir güç olarak kabul edilmektedir. Dünya Türkleri ya da Müslümanları bizim liderlerimizi sevmekte ve benimsemektedir. Bu yüzden Türkiye’nin Bayırbucak konusundaki tavrı çok önemlidir. Türkiye Bayırbucak’tasessiz kalır, yapılanları görmezden gelirse Türk halkı ve Bayırbucak Türkmenleri büyük hayal kırıklığına uğrayacaktır. Türk hükümetinin en doğru tavrı var olduğunu ve yapılanları gördüğünü hissettirmek olmalıdır ki olmuştur. Bunun bedeli ne olur, bilemiyoruz. Ancak güçlü durmak yıpratsa da Türkler ezilen millet olma konumundan kurtulacaktır. Ayrıca burada gösterilen milliyetçilik anlayışı iktidarın arkasında durmak değildir. İktidar,  milletini koruma ve kollama konusunda sağlam durduğu için milliyetçi halkın iktidarın arkasında durmasıdır.

Suriye’deki Türkmenleri bombaladığı için Rus uçağını düşürmek doğru bir davranıştır. Bu davranışın bize kaybettirdiği şeyler olacaktır, peki ya kazandıracakları? Üstelik Türkiye Avrupa’nın arzularına paralel çalıştığında ne oldu ki? Çok mu kolladılar Türkiye’yi? Zayıf devleti niye kollasın ki Avrupa? Güçlü olan her zaman kazanır.

Bugüne kadar Türkiye ne Mavi Alay olayında ne de Azerbaycan’da bir tavır sergilemedi. Bu bir ilkti. Sınırlarımızı ve Türkmenleri korumak son derece doğaldır. 

 
Etiketler: İhmal, Edilen, Bayırbucak,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
21 Nisan 2018
Dilde Zenginleşme
07 Nisan 2018
Alfabemiz Ne Olmalı?
24 Mart 2018
KÖRLÜK
14 Mart 2018
Kadın Hakları
03 Mart 2018
EĞİTİM ÖNEMLİDİR
09 Aralık 2017
Sus, izle
23 Kasım 2017
Modern Türkiye
17 Kasım 2017
BİZ
09 Kasım 2017
Anlam
26 Ekim 2017
Aşk nedir?
13 Ekim 2017
Aydınlık Yol
11 Eylül 2017
Sessiz Gece
27 Temmuz 2017
Bizde Tarih Anlayışı
20 Temmuz 2017
Vahdettin ülkeyi Neden Terk Etti?
13 Temmuz 2017
Şehzade Evlilikleri
08 Temmuz 2017
ENDERUN MEKTEBİ
22 Haziran 2017
Karakol Cemiyeti
01 Haziran 2017
Kitap Severliğimiz
25 Mayıs 2017
Rüzgar
18 Mayıs 2017
Atatürk ve Bayrak
14 Nisan 2017
Süryaniler
05 Nisan 2017
Gençliğimsin
28 Mart 2017
Mustafa Kemal’in İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne Eleştirileri
22 Mart 2017
Kût'ül-Amâre Savaşı
08 Mart 2017
Hürriyet ve İtilaf Partisi
22 Şubat 2017
Ahmet Rıza Bey
07 Şubat 2017
Sol Partilerin Gençlerle ilişkisi
31 Ocak 2017
Akıp giden yaşam
24 Ocak 2017
İttihatçılar
17 Ocak 2017
Sen Lazım
11 Ocak 2017
Ruhumun Aynası
04 Ocak 2017
İttihat ve Terakki
27 Aralık 2016
Mustafa Kemal
20 Aralık 2016
Vatan Yahut Silistre
14 Aralık 2016
VATANIM SENSİN
07 Aralık 2016
Kravatın Tarihi
30 Kasım 2016
HER ŞEY NORMAL
22 Kasım 2016
ÖĞRETMENLİK
16 Kasım 2016
İstanbul
08 Kasım 2016
MİSAKI MİLLİ NEDİR?
02 Kasım 2016
Türkiye’de 29 Ekim
19 Temmuz 2016
İleri Çağ İleri Medeniyet demek midir?
12 Temmuz 2016
İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde Neden Lider yoktu?
29 Haziran 2016
Almanya’nın Osmanlı ile İttifak Yapma Nedenleri
31 Mayıs 2016
Babı Ali Baskını
24 Mayıs 2016
Kafkas Cephesinde Osmanlı- Alman Çatışması
17 Mayıs 2016
İttihat ve Terakki Partisi’nin ideolojisi
10 Mayıs 2016
Deniz Gezmiş’e
03 Mayıs 2016
Mustafa Kemal ya da Enver
26 Nisan 2016
Sarıkamış Harekatı
19 Nisan 2016
I.DÜNYA SAVAŞINDA ALMANLARLA İTTİFAK YAPMAK ZORUNLU MUYDU?
12 Nisan 2016
Fatih’in Osmanlısı
05 Nisan 2016
Latin Alfabesinin Kullanımı
29 Mart 2016
I.Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusunun Durumu
22 Mart 2016
Başka Bir Dünya
15 Mart 2016
Çanakkale Savaşı Özel Bir Savaştır
08 Mart 2016
Komutanlık Yetenektir
01 Mart 2016
II. Abdülhamit’in İttihatçılarla İktidar Mücadelesi
23 Şubat 2016
Enver Paşa’nın Kişiliği
16 Şubat 2016
Mobbing zayıflığın göstergesidir.
09 Şubat 2016
Sevgiliye Mektup
02 Şubat 2016
Türklerde milli bilinç
26 Ocak 2016
Güzellik emek ister
19 Ocak 2016
İttihat ve Terakki Kuruluşu
12 Ocak 2016
Enver Paşa ve Mustafa Kemal ilişkisi
05 Ocak 2016
Enver
29 Aralık 2015
Vatan Nedir?
22 Aralık 2015
25 Aralık
15 Aralık 2015
Kahraman mı, Vatan haini mi?
09 Aralık 2015
Ermeni Soykırım iddialarına Türk yanıtı ne olmalı?
24 Kasım 2015
Osmanlı Ordusunun Almanlara Teslimi
17 Kasım 2015
Osmanlı Aydınları İttihatçıları İttihatçılar…
10 Kasım 2015
Muhteşem savaş konuşmaları
Haber Yazılımı