Yazı Detayı
25 Temmuz 2014 - Cuma 17:41 Bu yazı 744 kez okundu
 
Heyecanı ve enerjisi hiç bitmeyen bir halkbilimci; Uğurol Barlas
Konuk Yazar
 
 

Üniversite’yi bitirdiğim 1964 yılında, Gaziantep Lisesine öğretmen olarak atandım. Çalıştığım üç yıl içinde de Gaziantep’i, Gazianteplileri ve Gaziantep kültürünü yakından tanıma ve yaşama şansını buldum. Daha sonra farklı illerde görev yapma fırsatım oldu. Uğurol Barlas ile Karabük’de, Demir- Çelik Lisesi müdürü iken tanıştım.  Barlas, Demir-Çelik İşletmeleri’nde yönetici ve araştırmacı olarak çalışıyordu. Daha önceki tecrübelerime dayanarak Barlas’ın tüm özellikleriyle tipik bir Gaziantepli olduğunu anladım. Sohbetlerimizde ortak arkadaşlarımızı konuşurken, o yöreye de ne kadar hakim olduğunu, halk ve toplumsal yapısını ne kadar yakından tanıdığına şahit oldum. Sohbetlerimiz, arkadaşlığımızı daha da perçinledi. Asıl görevinin dışında bir de eğitmenlik yapıyordu o sıralar.  Karabük’teki liselerde Türk Devrim Tarihi derslerine girer, öğrencileriyle sıcak sohbetleri olurdu.  

Karabük’te birlikte çalıştığımız dönemlerde, Safranbolu kültürü ve toplumsal yaşantısına olan ilgisinin çok olduğunu gördüm.  Safranbolu halkının gelenek ve göreneklerini araştırır, bilgi ve her türlü belgeyi büyük bir iştahla toplardı. Üzerinde uzun uzun çalışır, makaleler yazar, kitapları yayına hazırlardı. Safranbolu’nun müthiş tarihi ve doğal yapısıyla yakından ilgilenir, köyleri bizzat gezer, özellikle halk sağlığı ve halk hekimliği üzerine incelemeler yapar, dostlarıyla paylaşırdı.   Karabük’te görev yaptığım yıllarda, konuşkanlığı, üretkenliği ve araştırmacı ruhu, heyecanı, onunla keyifle çalışmama neden olmuştur.

İstanbul’a Kabataş Erkek Lisesi’ne tayinim çıktığında bir süre onun enerjisini aradım. Kısa bir süre sonra Karabük’teki görevinden emekli olup, İstanbul’a yerleştiğinin haberini verdi bana. Çok mutlu oldum. Görev yaptığım okulun müthiş bir tarihi ve hikayelerle dolu ilginç geçmişi vardı. Uğurol Barlas gibi renkli, kültürlü bir ismin burada da olması gerektiğini düşünüyordum.  Emekli olduğu için, haklı olarak aktif bir görev istemiyordu. Ancak onun insan sevgisi, güçlü iletişimi, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlılığı, çok köklü bir devrim tarihi kültürü ve bilgisine sahip olduğunu çok iyi biliyor, bu konularda kendisinden destek istedim. Atatürk ilke ve inkılapları ile, araştırma teknikleri üzerine uzmanlığı konularında derslere girmesini talep ettim.  O da beni kırmayarak, hatta yüksek performansla desteğini eksik etmeyerek haftada 35 saat derse girdi. Kaldı ki, bunun standardı 30 saattir.  Atatürkçülük ve devrim tarihi dersleriyle birlikte, tıbbi bilimle araştırma teknikleri üzerine de ders verdi.

Araştırmacı olması, kültür ve bilgi birikimiyle Barlas’ın, okulun kütüphanesinde de olması gerektiğini söyledim. Okulun kütüphanesi, bilgi, belge, kitaplarıyla sıradan bir yer değildi. Uğurol Barlas, beni kırmayarak geldi gezdi ve kendisi de gördü ki, buraya ciddi bir araştırmacının danışmanlık yapması gerektiğine karar verdi. Benim için o kişi Uğurol Barlas’tı. Derslerin yanı sıra bu konuda da ikna ettim ve yine birlikte tam randımanlı çalışmaya başladık.  Kitap seven, tarihi kaynakları doğru değerlendirebilen bir uzmanı, aynı zamanda eski dostumu çalışma ortamıma alarak uzun yıllar birlikte olmanın mutluluğu içindeydim.  Kendisiyle bir on yıl daha aynı çatı altında çalıştım.

Bu süre içinde kütüphane bilimsel metotlara göre tasnif edildi, kitap sayımızı 4-5 kat daha arttırdı. Tarihi binanın en değerli bölgelerinden birini ona güvenle emanet etmekle çok doğru karar verdiğimi gördüm. Sadece kitaplarla değil, kütüphaneye gelen her öğrenci, her eğitmenle yakından ilgilendi. Sosyolog kimliğini ön plana çıkartarak herkesle iletişimi arttırdı. Kitap sevgisini, okuma alışkanlığını aşıladı. İlginç yaklaşımları vardı, en çok kitaplıktan okumak için kitap alan öğrencileri, okuduklarıyla ilgili olarak dener, onlara ödüller verirdi. Bu çalışmalarına şahit olan kitapseverler, sayesinde okula kitap bağışlamaya, kütüphanelerini okula açmaya başladı.

Uğurol Barlas’ın araştırmacı tarafı ruhuna işlemiştir. Çalıştığı ortam, yaşadığı sosyo-kültürel çevre odağı olur, araştırır, bilgi-belge toplar yepyeni projeler çıkartır. Halk bilimci olmak onun yaşam şeklidir. Özellikle halkın yaşam biçimi ve toplumsal çevre sorunlarına büyük ilgisi vardır, araştırır…  Gün yüzüne çıkardığı, derlediği araştırmalarını ise yayınlar.  Dünyasında hep kitaplar vardır… Bulunduğu her ortamı kitapla doldurur… Çok zengin bir kitaplığı ve zengin belgelere sahiptir. Heyecanla içlerinden birini alır, altını çizdiği metinlerden bahseder, hatta bunları projelendirir…

Renkli kişiliği vardır Barlas’ın. Araştırmacı, sorgulayıcı, iyi niyetli, yardımsever ve insan sevgisiyle doludur. Dost çevresi geniştir.  Çok iyi bir sosyolog ve eğitimci, insan sevgisi yüklü bir araştırmacıdır.

Öğrenciler tarafından pozitif yaklaşımlarıyla çok sevilen, takdir edilen Uğural Barlas’ın, öğrencileri ile olan ve sevgi saygıya dayanan bu danışmanlığı, rehberliği, yine öğrencileri tarafından çok takdir edilir. Yıllar sonra öğrencileri arar sorar, bu da onun için verimli çalışmalarının güzel bir nişanesidir.

Halk bilimci ve hümanist, en iyi tanımları kişiliğinde toplanan tipik bir Gaziantepli’dir Uğurol Barlas…

Suphi  Korel  Haksun     

 
Etiketler: Heyecanı, enerjisi, hiç, bitmeyen, bir, halkbilimci, , , , , , , , , , , , , Uğu
Yorumlar
Haber Yazılımı Haber Scripti Haber Sistemi Haber Paketleri