Yazı Detayı
07 Ocak 2015 - Çarşamba 16:33 Bu yazı 914 kez okundu
 
Hayvan Çiftliği
M.Bora Zor
 
 

 

Hayvan Çiftliği

 

Squelar, çiftliğin beyinleri olan domuzların, sessiz ve sedasız bir yerde çalışmasının kesinlikle gerekli olduğunu söyledi. Kaldı ki, Önder’in (Napoleon) saygınlığı açısından basit bir ağıl yerine bir evde yaşaması daha uygundu.

Artık çiftlikte bir iş ters gitmeye görsün, suç hemen Snowball’a yükleniyordu. Bir cam kırılsa ya da bir oluk tıkansa, Snowball’un gece gene çiftliğe geldiği, bu işi mutlaka onun yaptığı söyleniyordu.

Squelar, etkileyici bir sesle ekledi: “Bu çiftlikteki bütün hayvanları uyarırım. Snowball’unajanlarının şu anda bile ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaştıkları besbelli.”

Clover’ın gözleri yaşardı. Koca Reis’in ayaklanma çağrısı yaptığı o gece, hayvanların açlık ve kırbaçtan kurtuldukları, herkesin eşit olduğu, güçlülerin zayıfları koruduğu bir gelecek hayali vardı. Oysa, kimsenin düşüncesini açıklamaya cesaret edemediği, her yerde azgın, yabanıl köpeklerin hırlayarak kol gezdiği, yoldaşların korkunç suçları itiraf ettirildikten sonra paramparça edilişini seyretmek zorunda kaldıkları bir toplum çıkmıştı ortaya.

Hayvanlar, eskisinden daha fazla çalışmalarına karşın, daha iyi beslenmediklerini fark eder gibi oldular. Squelar, Pazar sabahları bir takım rakamlar okuyarak, çeşitli gıda maddelerinin üretiminin yüzde iki yüz, yüzde üç yüz, yüzde beşyüz arttığını açıklıyordu. Hayvanlar, eski dönem çok geride kaldığı için doğru dürüst anımsamadıklarından, ona inanmamak için bir neden göremiyorlardı. Ama yine de daha az rakam dinleyip, daha çok yemek yiyeceğimiz günleri ne zaman göreceğiz diye düşünmeden de edemiyorlardı.

Artık kazanılan her başarının Napoleon’a mal edilmesi alışkanlık olmuştu. Bir tavuğun bir başka tavuğa, “ Önderimiz olmasaydı, altı günde beş yumurta yumurtlayamazdım.”, iki ineğin “ Önder olmasaydı, gölün suyu bu kadar tatlı olur muydu?” dediği bile duyulmuştu.

Yaz ortalarında, üç tavuğun Napoleon’a karşı bir suikast hazırlığına katıldıklarını itiraf ettiklerini işiten hayvanlar büyük bir korkuya kapıldılar. Tavuklar hemen idam edildi.

Napoleon, bir Pazar samanlığa gelerek, keresteleri Frederick’e satmayı aklının ucundan bile geçirmediğini, böylesine aşağılık yaratıklarla iş yapmayı onuruna yediremediğini açıkladı.

İki gün sonra hayvanlar, samanlıkta yapılan özel bir toplantıya çağırıldılar. Toplantıda Napoleon, kerestelerin tümünü Frederick’e sattığını açıkladığında apışıp kaldılar. Hayvanlar, Pilkington’la dostluğu ilerletmiş görünerek, keresteleri daha fazlaya Frederick’e satan Napoleon’un kurnazlığına şapka çıkardılar.

Bu kış da bir önceki kadar soğuktu, yiyecekler daha da azalmıştı. Ama Squelar, gönüllere su serpmeyi çok iyi beceriyordu. Kuşkusuz, şimdilik tayınları yeniden ayarlamak zorunda kalmışlardı. (Squelar, hiçbir zaman “kısıntı” sözcüğünü kullanmıyor, “yeniden ayarlama” demeyi tercih ediyordu)

Güçlüklerin ardı arkası kesilmiyordu. Ama hayvanlar artık eskisine göre çok daha onurlu yaşadıklarını düşünerek bir ölçüde avutuyorlardı kendilerini. Daha çok konuşma yapılıyor, daha çok şarkı söyleniyor, daha çok tören düzenleniyordu. Gösterilerin en büyük tutkunu koyunlardı

**

Yukarıda not aldığım bu pasajlar, George Orwell’in 1945’te yazdığı “Hayvan Çiftliği” romanından. İnsanların acımasızlığına başkaldıran hayvanların bir çiftliği ele geçirmesinin anlatıldığı romanda, çiftliğin yönetimini ele alan domuzların zaman içinde nasıl insanlaştığı etkileyici bir şekilde anlatılıyor.

Önder domuzların;

“BÜTÜN HAYVANLAR EŞİTTİR

AMA BAZI HAYVANLAR

ÖBÜRLERİNDEN DAHA EŞİTTİR” söylemi artık toplumda çok bilinen bir söz.

**

Yayınlandığı dönemde Stalin’i yermek için kaleme alındığı iddia edilen romanda, bugüne dair şeyler de bulmak, romanın evrenselliğini ortaya koyuyor.

Orwell, yalnızca Franco'nun, Hitler'in, Stalin'in dünyasını değil, bu 'despot'ları yaratan hırsları ve budalalığı da taşlıyor romanında.

1945’te yazılan ama güncelliğini hiç yitirmeyecek bu romanı, okumakta bayağı geç kalmışım.

Öte yandan, okuyan çook önceden okumuş ve toplumu çözmüş…

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: Hayvan, Çiftliği
Yorumlar
Diğer Yazılar
Hangi takım başarılı?
Bir aile şirketinin sonu
CHP, kaybetmeye oynuyor
Bu şehrin kaderi…
Yeter ki bir olalım…
7 Haziran’ı anımsatıyor
Tek sonuç…
Gaziantep’i kaybediyoruz…
Takımlarımızın şansı…
Referandum ve teşkilatlar
# HAYIR
Neredesin Gaziantep?
Kim suçlu?
Şapkayı önüne koyma zamanı
Manzaralı yıkım
Okuyun…
GİTME ZAMANI…
Muhalefetin sorumluluğu
Şimdi açıklama zamanı
Bir şehrin hafızası…
Nerede o eski Ramazanlar?
Bu anlayışla yeni sezon da zor
Markalaşmayı logoya indirgeyen kim?
Düşündüren tercih
CHP ve çözüm(süzlük)
CHP’nin çaresi; tek liste
Hesap, başlardan başlar…
Kaleminize…
Sorunları tartışalım
935 cami, 1.100 okul…
EMPATİ
Mutfağımız adına bir fırsat
Gözümüze sokana kadar…
Ne ekersen onu biçersin
1 milletvekilinde son düzlük…
Bu sefer oluyor mu?
Ümit Özdağ haksız mı?
1 milletvekili partisini arıyor
Bir de madalya takalım..!
Başkan olmak
Amaç, DT’nı göndermek mi?
Asker annesi ve ön seçim
“Severus biz bu köprüyü”
İstifada liyakat aranmıyor…
İlaç zehire kesti
Geç kalınmadı mı?
Gelecek emin ellerde mi?
Başını alıp gitmek
Gaziantep’e ihanet…
Masadan kalkamadı ki…
Önlemler ve mağduriyet
DEVLET HABERDAR, GAZİANTEP HABERSİZ…
VEKİLLERİMİZİN BAŞARI SIRASI
İsterseniz bir de her yıl kutlayalım
Tuzla, Büyükşehir’e örnek olsun
Memnuniyetsiz memnune miyiz?
Yaradılanı severim…
CHP, kendiyle mücadele ediyor
Boz boz yap…
CHP’nin üye profili
İl Başkanlığı ve Adnan Keskin…
Harcanan 1 milyon TL ne olacak?
Fadıloğlu’nun topuk siyaseti
“Ben yaptım”
Şahin, acele ediyor
Arap Kızı…
20 Ekim 1972
Azmettirici devlet
Alkışlanacak söylemler, tersi eylemler…
Anlattığınız mı, yaşadığımız mı?
Eğitimi dinamitledikten sonra…
Görev icabı…
Bir “Bakan”a da razıyız…
Aş taşarsa…
Sabreden derviş ve yetkililer...
Vicdan muhasebesi...
Yasak soru işaretlerini giderdi mi?
Tepki Suriyeli’ye değil, yetkililere...
Esnaflıktan sanayiciliğe...
Endişeye gerek yok mu?
Neye hizmet ediyoruz, neye etmiyoruz..?
Eleştiren mi, eleştirilen mi?
Sağlıklı şehir...
Doğru hedef...
Kitap festivali ve gazeteci
İmzacı mısın vay vay...
Demokrasi Meydanı, işçiye yasak...
“Çözmek boynunuzun borcu”
CHP neden kaybetti?
Protokol tribünü
SİZ KİMLERDENSİNİZ?
“AKP-CHP yarışır, MHP-BDP belirler”
O, hakkını helal edecek mi?
“TOKALAŞMA, DİNLE...”
Esefle bildiririm
Yanılıyorsunuz sayın Şahin
Görünen ve gerçek, arasındaki uçurum
Seçim gündemimize girmemiş
Kim daha çok sıkacak?
Çalışan gazeteciler...
Park =Kafeterya
Hangi vicdan?
Kime güveniyorsunuz?
Gaziantepspor ve siyaset
Şehrin gerçekleri...
Gazeteci yazmazsa...
Tahmazoğlu – Fadıloğlu ve siyaset
Siyasette ilkleri yapabilmek...
İdeal siyasetçi...
İlk olmak mı, hizmet mi?
Din ve ahlak
Dershaneler
Yakında aramızda olacaklar
Aman çocuğum vali olma...
Arınç’ın çıkışı Şahin’e yakışırdı...
Sözün özü...
Gaziantep’in başkanı...
Adaletle öç alma arasındaki fark
Hiç Uygun olmadı...
Devlet karşılık bekler mi?
Ne yazık ki parkomatlara da tanıklık ettik
Yanlışa kalkan eller
Gaziantepspor iyi yolda mı?
Gavur parasıyla mı yapıldı?
Kadro şekilleniyor
“2740’a mesaj at, makam aracına destek ol”
Gaziantepspor iyi yolda
Batı’dan medet ummak
Tek tek...
Bir basın toplantısı bekliyoruz
Bir tweet bekliyorum
Dış güçlerin oyunu
Arazi karşılığında olduktan sonra...
Benzinciler o hassasiyeti gösterir mi?
Gönüller razı değil...
Meclis üyelerine çağrı
Örgütü Gaziantepspor Yönetimi besliyor
Doğruya doğru...
Marka şehir için...
FIFA U20 heyecanı..?
Geçmiş ve bugün
Birbirimizi dinlemeyi, anlamayı denesek...
Hoşgörü...
Eğitim göçertilirken...
Önümüzdeki çukura düşmemek
Akil’lere aklım ermedi...
Gaziantep’e yazık ediyorsunuz...
Parti emekçileri...
Vah Türkiye’m...
Yeter ki adamını bul
Soruşturmaya “Protokol”den başlamalı
Maçın önüne geçen olaylar
Kontenjan Milletvekili
Siyasetçiyi olumlu anmak...
Medeniyet anlayışı
Siyasetçinin görüntüsü
Övgülerle avunuyoruz...
Protokol tribünü
Kurtulmuş, yine konuşmuş
İşçi bulamayan Adliye’ye...
Hedefsiz ancak bu kadar...
Dikili bir ağacımız oldu
Kitap bedava, sabun parayla...
İşadamlarından “İnşallah”lı buluşma
Kıtlax’ın tanıtım kıtlığı...
“Garibanın halini, garibana sor”
Üç kuruşa çalıştırılırsa, işçi bulunmaz
Yönetim istifa – taraftar istifa…
Biz ve verimlilik?
Gaziantepspor “Uygun“u buldu...
Tek dayanağımız şansımız.
Biz ilgileniyoruz, rakipler alıyor...
GAÜN'deki komedi üzerine...
Olmuyor Sayın Karaman...
Tüccar belediye mi, sosyal belediye mi?
Eğitimi, reklam aracı olarak kullandırtmayın
Şu eğitimi bir türlü masadan kaldıramadık
"Bizi böyle mi temsil edeceksiniz?"
Fadıloğlu, bir açıklama borçlu
UKOME bu fiyatı nasıl belirliyor?
İşin b...nu çıkarmak...
“Bugünkü halimize çok şükür...“
Lütfen susun...
Bizi o zemin kurtardı sayın Karaman...
Jolie kampları beğenmiş
Kiracılardan vekillere tweet var...
Ekmeği ekmekçiye...
Karaman sadece futbola konsantre olursa...
Kana susamış mahluklar…
Tezatlar şehri…
Fiziki şartlar tezi, yetersiz kaldı
Dövize Endeksli Kafalarımız Değişmedikçe
Bir Kerede Eğitimcileri Dinleseniz
Kentsel Dönüşüm Yıkıp, Yapmak mıdır ?
Ne güzeldir kurumlarımızın işbirliği...
Vatandaşa "ne düşünüyorsun?" dediniz mi?
Zor meslektir gazetecilik...
Hüseyin Amca, Vali Ata'yı kahveye bekliyor
Mağlubiyetin resmi
Şaka gibi...
Hayır işiyse, denetime gerek yok mu?
Haber Yazılımı Haber Scripti Haber Sistemi Haber Paketleri