Yazı Detayı
11 Kasım 2012 - Pazar 16:47 Bu yazı 617 kez okundu
 
GÖKKUŞAĞI RENGİNDE YAŞAMIN İÇİNDEN II
Konuk Yazar
 
 

SAMET FEYZA EMRE

Gökkuşağı renginde, yeşili, mavisi, turuncusu, beyazı da sarmış hayatımızı. Tonlar azalsa da, unutulmamalı hayatın neşesi, keyfi... Hafızamızda canlılığını korumalı, yeşererek filizlenmeli.

Her yaşam bir hikayedir aslında. Yaşanmışlar, anılar, hatıralar zaman sürecinde tekerrür edecektir. Zaman bir çeşme gibi aksa da, akanlar aynıdır aslında...

Kum saati gibi hızlıca akıyor ömrümüz, aldığım her nefeste, gören gözlerimiz, tutan elimiz ve aklımızın devamınca mutluluk anahtarı bizde. Ümitle, sevinçle ve gülerek bakalım kendimize ve çevreye. Yeşeren filizler önce bizde büyümeli, yaşamalı, sonra her yerde...

Ben değil biz; sen değil siz…

Yalnızlık değil, birlik beraberlik olsun...

Savaş değil barış, gözyaşı yerine mutluluk kıvılcımları...

Yeni yürüyen bebeğin her adımındaki sevinci; sağlığın kıymetini anlayan hastanın iyileşirken hissettiği yaşam cevheri; bir tutam sağlık ve bir tutam huzurun dünya malı ile ölçülemeyecek kıymeti; bir ağır tadı, bir anlık gülümseme ve dost sohbetindeki mutluluklar...

Baharda yağan yağmurun taze kokusu içimizi sararken, ahir ömrümüzün bakiye zamanının kıymetini bilmek; kendi bedenimizi üzmeden, yormadan, en az hasarla yola devam ederken, çevremizi ve insanları da sevmeliyiz. Mevlana'daki, Yunus Emre'deki hoşgörüyü ve insan sevgisini de aklımızda yer etmeliyiz.

Kim olursa olsun; açılan kucağa, sırtımızı ve gönlümüzü kapatmamalıyız.

Yaradılanı sevmeliyiz, yaradandan ötürü.

Kötülüğü, şerri, düşmanı aklımızda küçültüp, sonsuz boşluğa fırlatmalıyız.

Her şeye rağmen gönül hoşluğu ile kalp gözümüzü iyiliğe güzelliğe açarak,

belki bir öksüzün mutluluğunu,

belki bir fakirin dünya hazzını,

bir yaşlı sahipsizin umut arayışını,

ölümü bekleyen hastanın korku ve sıkıntılarını bir nebze olsun azaltmak, hafifletmek,

bir dua almanın hazzını yaşamak....

Hangi dünya malı ile ölçülür, bir hoş seda ile ayrılmak varken bu dünyadan… Neden bu mücadele, hoşnutsuzluk, mutsuzluk…

NEDEN, NİÇİN NİYE?

HAYAT, ŞİKAYET ETMEKLE TAKDİR ETMEK ARASINDA GİDİP GELEN BİR SALINCAK...

Gün gelir nefesim göğsüme takılır,

Vücudumu katı bir soğukluk kaplar,

Gözlerim sonsuz karanlığa dalınca,

Ben bu yıllara yenileceğim.

Ama...

İçimdeki ümit filizlerini sulayarak,

Gönlümdeki mutluluğu arayarak,

Bir gün yenileceğimi bilsem de,

BEN BU YILLARI YENECEĞİM.F. BERBEROĞLU

 
Etiketler: gökkuşaği, renginde, yaşamin, içinden, ii
Yorumlar
Haber Yazılımı Haber Scripti Haber Sistemi Haber Paketleri