Yazı Detayı
27 Aralık 2017 - Çarşamba 00:24 Bu yazı 417 kez okundu
 
GAZİANTEP’ in KAHRAMANLARI
Mustafa DOĞAN
 
 

ŞAHİNBEY

Şahinbey,1877 yılında Antep’in Bostancı semtinde doğmuştur. Yetim olarak büyümüş yakınlarının yanında tabakçılık yaparak geçimini sağlamıştır. Bu arada bugünkü Ortaokul seviyesindeki Rüştüye Mektebini Bitirmiştir. Ve zamanı geldiğinde askere er olarak gitmiştir.

Askerliği sırasında birçok cephede çarpışmıştır. Galiçya’ da çarpışırken de savunmanın önemini bizzat yaşayarak öğrenmiştir.

Şahinbey bu arada askerlik süresini doldurmuş, ancak teskere bırakarak askerde kalmıştır. Girdiği her cephede üstün başarı göstermiş ve üsteğmenliğe kadar terfi etmiştir. Ancak silah bırakışması (mütareke) anlaşması sonrasında askerlikten ayrılmak zorunda kalmıştır. Çünkü o harp okulu mezunu subay değildi.

İstanbul hükümetine başvurarak sivil bir görev istemiş, hükümet onu Nizip-Birecik ortak askerlik şubesi başkanlığına atamıştır. Ve Şahinbey tayin emrini alarak Antep’e dönmüştür.

Asıl adı Mehmet Sait olan Şahinbey Antep’e geldiğinde kapı önünde onun geleceğinden haberdar olan bir postacının beklediğini görür.  Postacı şifresi çözülmüş bir telgrafı M. Sait’ e verir. “Namı müstearın Şahin’dir Antep müdafaasını teşkilatlandır. Mustafa Kemal. “(kod adın Şahin’di. Antep savunmasını örgütle M. Kemal)

Bir efsane olmuş olan M. Kemal Paşa’dan bizzat telgrafla amir almak Şahinbey’i oldukça heyecanlandırır. Göğsü kabarır bu şekilde eve girer. Konu komşu dahil herkes evde onu beklemektedir.

Ailesi ve komşularıyla hasret giderip, Öğle yemeğini yedikten sonra saat 14.00’da sokağa çıkar. Başında ilk kez Kuvâ-yi Milliye işareti olan kalpak, üstünde balıksırtı ceket redinkod pantolon, ayağında gıcır gıcır çizme ve elinde bir kırbaçla şehir merkezine doğu yürür.

Şehir merkezine giderken çevreye bakışları heybetli duruşu ve giyim kuşamı ile oldukça dikkat çeker. Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin yerini sorar. Çoğu kimse onun neyi sorduğunu bile anlamaz. Sonunda bir bilene rastlar. Kendisine, “Sen kimsin?” diyenlere  “Adım Şahin. Mustafa Kemal’in askeriyim” der. Bu la etrafa “M.Kemal Antep’e asker göndermiş” şeklinde yayılır. Henüz askerlik vakti gelmemiş meraklı gençler etrafını sarar, yüzüne hayranlıkla bakarak ona eşlik ederler. Çünkü onların da gönlünde M.Kemal’in askeri olmak vardı. Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin yeri Şıhcan’da idi. Oraya kadar birlikte giderler. Antep Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, yakın geçmişte yıkılan Palas Oteli karşısındaki Şıhcan köşesinde 2 katlı ahşap bir binada idi. Sayacı (ayakkabı dericisi) esnafının yoğun olduğu bir bina idi.

Cemiyetin merkez olarak kullandığı oda küçüktü. İşgal kuvvetleri devriyeleri 1-2 gün önce merkezi basmış her şeyi kırıp dökmüştü. Yöneticileri de kaçmıştı. Şahinbey esnaftan yöneticilerin adreslerini alır, odanın tamiri için de esnafa para verir. Akşama kadar tüm yöneticileri bulur ve akşam olağanüstü seçimli toplantı yapar. Kendisi başkan, Karayılan da yardımcısı olur.  Yönetim, bu ilk toplantıda Şahinbey’e Kilis yolunun güvenliğini, Karayılan’a da Maraş Yolunun güvenliğini kontrol görevini verir. 

Şahinbey o gün hiç uyumaz.  Ertesi günü saat 14.00’te 24 saat gibi kısa sürede bütün semt reislerini tespit edip görevlendirmiş, çete gruplarını kurmuş ve savunma alt yapısını bitirmiş olmanın huzuru içinde makamına oturur.

M.Kemal Paşa’dan üst üste gelen telgraflar alır. Kilis üzerinden Antep’e 100 bin kişilik bir Fransız Ordusunun hareket ettiğini ve Antep üzerinden Orta Anadolu’ya girip (o sırada Anadolu’ya çıkarma yapmayı planlayan Yunan Ordularıyla savaş hazırlığı yapan) Büyük Millet Meclisi ordularını güneyden vurmayı düşündüklerini gelen telgraflardan öğrenir. (M.Kemal Paşa, Yunalıların Paris Konferansı sırasında yaptıkları gizli anlaşmayla Fransızlarla eş zamanlı olarak yakında batıdan –İzmir’den- çıkarma yapacaklarına dair istihbaratı edinmişti. Şahinbey’den Fransız Ordusuna geçit verilmemesini ister.)

Şahinbey, Fransızların ünlü Verdün Savunmasında çok az askerle koca Alman Ordularını nasıl püskürttüklerini ve Çanakkale Savunmasında yine kıt ve zor şartlarda 7 düvele nasıl geçit verilmediğini iyi biliyordu. O bu nedenle Antep’te asker olmadığı için sivillerden de olsa bir savunma hattı kurulmasını istiyordu. Edindiği deneyimlerle savunmanın etkisi ve ehemmiyetini Çete Reislerine anlattıysa da ikna edemedi. Çete Reisleri bunun bir cephe savaşı olacağını, kendilerinin ise ancak vur-kaç çete savaşı verebileceklerini ifade ederler.

Şahinbey, küçük çapta mitingler düzenler ve her mitingde “Fransızlar cesedimi çiğnemeden Antep’e giremez” der.

Ancak kimseyi ikna edemez ve sonunda yanına 5 kişi kalacak şekilde yalnız kalır (Ali Nadi Ünler ve 4 arkadaşı). 28 Mart 1920 sabahı gün ağarırken Fransızlar Elmalı Köprüsüne yaklaştıklarında Ali Nadi Ünler, “Şahin dönelim artık, 6 kişi kaldık, koca bir orduyla savaşamayız” der. Şahinbey biraz düşündükten sonra “Siz dönün ben dönemem. Çünkü ben söz verdim” der. Ve tüfeğini alır köprünün ucuna sipere yatar. O dönemezdi. Çünkü o MUSTAFA KEMAL’İN ASKERİ idi. Ucunda ölüm de olsa verdiği sözden dönemezdi.

Ali Nadi Ünler ve 4 arkadaşı uzakta kayalık bir tepede gizlenir ve olayı izlerler. Şahinbey mermisi bitince tüfeğini fırlatır, elini beline atıp tabancasını çıkarırken göğsünden vurulur. Ayağa kalkar sendeleyerek yere kapaklanır. Fransız Komutanı ABADİ, yola devam işareti verir ve top arabaları Şahinbey’in cesedini çiğneyerek geçerler. O böylelikle hem Antep Harbi’nin hem de Kurtuluş Savaş’ımızın yürekleri yakan bir ateşi haline geldi. O özgürlük ve bağımsızlık tutkumuzun bir simgesi oldu.

Kayalıklarda gizlenenlerden 2 kişi acı haberi ulaştırmak için Antep’e doğru hızla yola koyulurlar. Kalan 3 kişi ise akşama kadar bekledikten sonra oradan geçen olaylardan bihaber birkaç köylü ile cesedi geçici olarak toprağa gömerler. Şahinbey, bugün özgürlük ve bağımsızlık mabedi olan anıt mezarına 2 gün sonra hazin ve sade bir törenle defnedilmiştir.

Şahinbey’in ölümü Antep’te şok etkisi yaratır. Maraş yolundan çağırılan Karayılan’a Cemiyet Başkanlığı görevi verilir. Karayılan Çete Reisleri’ni savunma hattı konusunda ikna eder. Ertesi günü sabaha kadar çalışmalar sürer ve yaklaşık 3000 kişilik savunma hattı oluşur.  Üstelik hepsi de sivil. Bu sayı Antep Harbi boyunca ulaşılan en yüksek sayıdır.  Karayılan Genel Cephe Komutanlığı görevini üstlenir.

Fransız Ordusu Antep’e yaklaşınca bugünkü üniversite sahasında konaklar. Antep’e bando eşliğinde girmeyi hayal ederler. Subaylar Antep kadınlarını düşünerek tıraş olup temiz elbise giyerler. Ancak ertesi günü yürüyüşe geçip atış menziline girince kurşun yağmuruna tutulurlar. Ve savaş böyle başlar, böyle de devam eder. Ve Şahinbey’in isteği ölümünden sonra gerçekleşir. Savunma başarılı olur. Karayılan DESTANLAŞIR.

Antepliler, Fransız Ordusuna geçit vermediler. Onların Kurtuluş Savaşımızı çıkmaza sokmasını engellediler. Atatürk bunun için der ki, “Antepliler sadece Antep’i değil, Türkiye’yi kurtardılar.” Antep, “GAZİ” oldu.

Bu başarı başta iki can yoldaşı olan Şahinbey-Karayılan ikilisine aittir. Biri Türk, biri Kürt idi. Ve Gaziantepliler ikisini de Ulusal Kahraman ilan ettiler, ikisinin de heykelini de diktiler.

Mustafa DOĞAN

19.D.Gaziantep Mv.     

 

 

 
Etiketler: GAZİANTEP’, in, KAHRAMANLARI,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı