Yazı Detayı
21 Nisan 2016 - Perşembe 16:17
 
FİTNE-İ AHİR ZAMAN VE ZİNA [2]
Derya Sabuncu
 
 

Geçen haftaki konumuzun devamı olan ahir zaman ve fitnelerinden bahsetmeye devam edeceğiz. Geçmiştelivatasebebiyle helak olan sedum halkını anlatacağım.

LutAleyhisselam, Hazreti İbrahim Aleyhisselam’ın kardeşi Harran'ın oğludur. İbrahim aleyhisselam’a iman ettikten sonra ona inananlarla birlikte Nemrûd’un memleketinden hicret edip Şam’a geldi. Sonrada, Lut Gölü yanındaki Sedum [Sodom] şehri halkına peygamber olarak görevlendirildi.

İnsanlara İbrahim aleyhisselam’ıntevhid dinîni anlattı.

Bu beldede ahlâksız, sapık bir topluluk yaşıyordu. Putlara tapıyor, soygun yapıyor, zayıfları eziyorlardı. Kendileri de saldırılara uğruyorlardı.

Şeytan, yaşlı ve bilge bir adam kılığında gelerek, kendilerine saldıran düşmanlarından korunmak için livata yapmalarını, böylece kimsenin memleketlerine giremeyeceği tavsiyesinde bulundu. Böylece iğrenç olan livata [homoseksüellik] hastalığı kavim arasında hızlı bir şekilde  yayıldı.

Hazreti Lutaleyhisselam onları çirkin işlerden menedip, doğru yola davet etti. İnsanlığın fıtratına ters olan bu pis sapıklık, insanları hayvandan çok aşağı dereceye düşürüyordu. Zira hayvanlar bile hemcinsleriyle böyle bir iş yapmıyorlardı.Hazreti Lutaleyhisselam onları akıllı olmaya, hanımlarını bırakıp hemcinsleriyle giriştikleri bu çirkin eylemden vazgeçmeye davet etti. Yaptıkları iş, ne dine, ne insanlığa ve ne de ahlaka sığmayan bir pislikti.

Konuyla ilgili ayetlerde şöyle buyrulur:"Rabbinizin sizler için yarattığı eşlerinizi bırakıp da, insanlar içinden erkeklere mi yaklaşıyorsunuz?

Doğrusu siz sınırı aşmış [sapık] bir kavimsiniz!" "Doğrusu, dedi, ben sizin bu işinizden tiksinmekteyim." [Şuara Suresi, 163- 166]

Sedum halkı Hazreti Lut’un davetine uymadılar. İsyan edenler Hazreti Lut’a inanmayanlar arasında [ilk eşinin ölmesi sebebiyle Sedum halkından evlendiği] kendi hanımı da vardı. Kâfirlerle bir olup, O’na ihanet etmişti. Bu azgın ve cinsî sapıklıkla uğraşan kavim, iman etmedikleri gibi hazreti Lut’u ve ona inananları memleketlerinden kovmaya kalkıştılar. Hazreti Lutaleyhisselam bu kavme nasihat edip, doğru yola dönmezlerse AllahüTeâlânın azabına uğrayacaklarını bildirdi.

Buna rağmen isyandan ve fuhuştan vazgeçmediler. Hatta Hazreti Lut’a “Doğru sözlü isen bahsettiğin azabı getir de görelim”diye meydan okudular.

Sapık kavmin isyanının gittikçe artması üzerine Allahü Teâlâ onları cezalandırmak için Cebrail, Mikail, Azrail aleyhisselamı, bir rivayete göre de Cebrail aleyhisselamile birlikte on iki meleği görevlendirdi. Melekler önce İbrahim aleyhisselama uğrayıp, kendisine bir erkek evlâdı [İshak as] verileceğini müjdelediler.

Azgın Sedum halkını helâk etmek üzere geldiklerini söyleyip ayrıldılar. Öğle veya akşam vakti Sedum beldesine gidip Hazreti Lut’u buldular.

Melekler nur yüzlü genç delikanlı suretinde Hazreti Lut’un evine gelince, Hazreti Lut’un isyankâr hanımı, durumu azgın Sedum halkına bildirdi.

Sedum halkı Hazreti Lut’a misafirlerini bize teslim et diye musallat oldular.Hazreti Lut misafirleri adına endişelendi. İçinizde hiç aklı başında kimse yok mu?

Diye onlara nasihat ettiyse de dinlemeyip kapıyı zorladılar. Bunun üzerine melekler: “Ey Lut! Gerçekten biz Rabbinin elçileriyiz. Kalbini onlardan gelecek bir korku ve zarar ile meşgul etme. Onlar sana asla dokunamazlar.” Cebrail Aleyhisselam dedi ki: “Hemen gecenin bir kısmında ev halkınla çık git ve içinizden hiçbiri geri kalmasın, ancak hanımın hariç, çünkü kavmine isabet edecek azap ona da gelecektir. Onların helâk zamanı sabah vaktidir.”

Azgın kavim içeriye girmek için kapıyı kırınca Cebrail aleyhisselam;“Ey Lut kapıyı aç ve geriye çekil gelsinler dedi. Lutaleyhisselam kapıyı açıp geriye çekildi.

Cebrail Aleyhisselam kanadını önlerine gerdi ve içeriye hücum eden azgınların gözleri anîden kör oldu. Bunun üzerine şaşkın şaşkın kaçışmaya başladılar.

İlk azap böyle geldi.

Bu husus Kamer suresi 44. ayette mealen şöyle bildirilmektedir: “Lut’tan kavmi, misafir melekleri istediler! Hemen biz onların gözlerini kör ettik. İşte azabımı ve tehditlerimin akıbetini tadın dedik.”

Lutaleyhisselam kendine tâbi olanlarla geceleyin Sedum beldesinden ayrılıp Sa’r şehrine gitti. Cebrail AleyhisselamSedum beldesini kanadıyla alt üst etti.

Üzerlerine şiddetli taş yağmaya başladı, nihayet hepsi helâk olup gitti. Bu hususta Kur’ân-ı Kerim’in Kamer suresi 38. Ayette: “Celâlim hakkı için, bir sabah vakti devamlı bir azap onları bastırıverdi.” Hicr suresi 73–74–75. ayetlerde de; “Nihayet onları güneşin doğma vaktinde korkunç gürültü yakalayıverdi.

Hemen şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de çamurdan pişmiş taş yağdırdık. Elbette bunda keskin anlayışlılar için ibret alâmetleri var.” buyrulmaktadır.

Lut kavminin yaşadığı ve helâk oldukları topraklar Kur’ân-ı Kerimde alt-üst olan memleket manasına gelen “El-mü’tefikât” şeklinde zikredilmiştir.

Sedum beldesi alt-üst olduktan sonra kaynar sular fışkırıp göl hâline geldi. Bu gün bu bölge, Lut Gölü adıyla anılmaktadır. Ayetin başında geçen "üstünü altına çevirmek" fiilinin şiddetli bir deprem ile bölgenin yerle bir olduğunu anlatıyor.

Bu vadi kuzeyde Taberiye Gölü'nden güneyde Arabah Vadisi'nin ortasına kadar 300 km.'lik bir uzantıda yer alır. Göl Akdeniz'in yüzeyinden yaklaşık 400 metre daha alçaktadır. Gölün en derin yeri de 400 metre olduğundan göl tabanı Akdeniz'in yüzeyinden 800 metre alçaktadır. Bu dünyanın en alçak noktasıdır:

Dünyanın deniz yüzeyinden aşağı olan başka bölgelerinde alçaklık en fazla 100 metre kadardır. Lut Gölü'nün başka bir özelliği de suyundaki tuz yoğunluğunun %30'u bulmasıdır. Bundan dolayı gölde balık ya da yosun gibi herhangi bir canlı yaşayamaz. Batı dillerinde Lut Gölü'ne "DeadSea" [Ölü Deniz] denilmesinin sebebi de budur.

Kur’an’da anlatılan Lut Kavmi ile ilgili olay tahminlere göre yaklaşık MÖ. 1800 yıllarında olmuştur.

Roma İmparatorluğu'nun yozlaşmanın sembolü olan Pompei de aynı Lut kavmi gibi cinsel sapkınlıklara batmıştı. Sonu da LutKavmi'yle benzer oldu. "Allah'ın sünnetinde [kanunlarında] hiçbir değişiklik" yoktur. Vezüv Yanardağı İtalya'nın özellikle de Napoli kentinin sembolüdür. Allah’ın kanunlarına aykırı giden O'na başkaldıran herkes aynı ilahi cezayı görür. Vezüv'ün "İbret Dağı" şeklinde tanımlanması boşuna değildir. Ünlü Sodom ve Gomora kentlerinin başına gelen felaketle Pompei faciası birbirine çok benzemektedir. Vezüv'ün batı yamacında Napoli doğu yamacında ise Pompei kenti yer alır. Yaklaşık 2000 yıl önce yaşanan bir lav ve kül felaketi bu kentin insanlarını ani bir biçimde yakalamıştı. Felaket öylesine ani olmuştu ki her şey 2000 yıl öncesinde olduğu gibi kaldı.

Sanki zaman dondurulmuştu. Pompei’nin böyle bir felaketle yeryüzünden silinmesinde elbette ders çıkarılabilecek bir yön vardı. Tarihi kayıtlar şehrin yok olmadan önce tam bir fuhuş, sefahat ve sapkınlık merkezi olduğunu gösteriyor. Vezüv'ün korkunç patlamasına rağmen kimsenin kaçamamış olmalarıydı. Cinsel birleşme halinde sayısız taşlaşmış çift bulunmuştu. Daha da önemlisi bu çiftler arasında aynı cinsten olanlar erkek ve kız çocuklar da vardı. Pompei kalıntılarından çıkarılan taşlaşmış insan cesetlerinin bazılarının yüzleri hiç bozulmadan kalmıştı.

Genel yüz ifadesi şaşkınlıktı. Günümüzde bu sapıklıkların her türlüsü sayısız şekilde  yapılıyor olmasına rağmen toplu helaklerin olmaması, son ümmet olmamız sebebiyledir. Bu bizlere bir ders ve ibret olmalı, tarihi tekerrür ettirmeden tarihten ders çıkarmalı ahiret hayatını, hesabını düşünerek hayatımızı buna göre yaşamalıyız.

                             DEVAMI HAFTAYA...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: FİTNE-İ, AHİR, ZAMAN, VE, ZİNA, [2],
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
10 Kasım 2018
İSLAMI KALİTELİ YAŞAMA FİKRİNE SAHİP OLABİLMEK
03 Kasım 2018
Haklarını ödeyemeyiz, mahcubuz...
27 Ekim 2018
ZAMAN
20 Ekim 2018
GEÇİCİ OLANA DEĞER VERMEK
12 Ekim 2018
Bir hatıra...
28 Nisan 2018
ÜMİTVAR OLMAK
14 Nisan 2018
MİRAÇ KANDİLİ
24 Mart 2018
KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK
03 Mart 2018
ZEYTİNDALI
16 Şubat 2018
AFRİN MÜCAHİTLERİNİN YANINDAYIZ
10 Şubat 2018
MİLLİ BERABERLİK VE DUA VAKTİ
20 Ocak 2018
KENDİNE İNANMAK
23 Aralık 2017
‘Okuma, ruhu yüceltir.’
09 Aralık 2017
PEYGAMBER EFENDİMİZİN GÜNLÜK YAŞAMINDAN
25 Kasım 2017
CENAZE NAMAZI HAKKINDA
11 Kasım 2017
YARDIMA MUHTAÇ OLANLARA ULAŞALIM
21 Ekim 2017
AİLE HAYATINDA GEÇİM VE MUTLULUK (2)
14 Ekim 2017
AİLE HAYATINDA GEÇİM VE MUTLULUK (1)
30 Eylül 2017
PEYGAMBER EFENDİMİZİN DİLİNDEN DUALAR
16 Eylül 2017
HÜSN-Ü AHLAK
05 Eylül 2017
BAYRAM MESAJI
19 Ağustos 2017
HAYR YAPMANIN GÜZELLİĞİ
05 Ağustos 2017
BİR KISSA
17 Temmuz 2017
FEDAKARLIK
01 Temmuz 2017
GÜZEL MUAMELE
17 Haziran 2017
RAMAZAN BAYRAMIMIZA KAVUŞUYORUZ
10 Haziran 2017
BU GÜZEL AYDA SALAVAT-I ŞERİFELERİ İHMAL ETMEYELİM
27 Mayıs 2017
MEZHEPLER
13 Mayıs 2017
HZ ZÜLKİFL ALEYHİSSELAM
06 Mayıs 2017
MESCİTLERDE İNSANLARA YER VERMEK
22 Nisan 2017
HARAMLARDAN KAÇINMAK
15 Nisan 2017
TABİPLERİN PİRİ LOKMAN EL HAKİM
24 Mart 2017
GÜLER YÜZLÜ VE TATLI DİLLİ OLMAK
24 Mart 2017
GÜLER YÜZLÜ VE TATLI DİLLİ OLMAK
10 Mart 2017
TAKDİR OLUNANA SABIR GÖSTERMEK
03 Mart 2017
HZ İLYAS ALEYHİSSELAM
24 Şubat 2017
HZ YAHYA
10 Şubat 2017
YALANIN SONU
20 Ocak 2017
GEÇİCİ DÜNYA HAYATI
13 Ocak 2017
HEDİYELEŞMEK
30 Aralık 2016
ALLAHIN RIZASINI GÖZETMEK
16 Aralık 2016
VESVESE
25 Kasım 2016
OKU...!
18 Kasım 2016
CÜNEYD-İ BAĞDADİ VE ŞEYTANI YAKMANIN YOLU
11 Kasım 2016
SEVDE BİNTİ ZEM'A (2)
04 Kasım 2016
SEVDE BİNTİ ZEM'A (1)
28 Ekim 2016
NASİHAT TUTMAYANI MUSİBET TUTAR
21 Ekim 2016
ALLAHIN RAHMETİNDEN ÜMİT KESMEYINIZ
07 Ekim 2016
BÜYÜKLERDEN NASİHATLER
19 Ağustos 2016
AFFETMENİN FAZİLETİNE DAİR
05 Ağustos 2016
KIRK HADİS
22 Temmuz 2016
ÜLKECE GEÇİRDİĞİMİZ ZOR GÜNLERİN ÜSTESİNDEN GELMELİYİZ
30 Haziran 2016
ORUC TUTMANIN GÜZELLIKLERİ
24 Haziran 2016
RAMAZAN BAYRAMININ FAZİLETİ
09 Haziran 2016
ŞEHR-İ RAMAZAN AYINDA YAPMAMIZ GEREKENLER
27 Mayıs 2016
ŞEHRİ RAMAZAN AYININ ÖZELLİKLERİ
12 Mayıs 2016
BAŞKALARINA LAKAP TAKMAK
28 Nisan 2016
FİTNE-İ AHİR ZAMAN VE ZİNA [3]
14 Nisan 2016
FİTNE-İ AHİR ZAMAN VE ZİNA [1]
31 Mart 2016
PEYGAMBER EFENDİMİZİN YÜKSEK AHLAKI
17 Mart 2016
FİTNE ÇIKARMAK
10 Mart 2016
İSLAMDA EVLADIN EBEVEYNİ ÜZERİNDEKİ HAKLARI
03 Mart 2016
İSLAM DİNİNİN ADALET TERAZİSİ
18 Şubat 2016
HELAL GIDA TÜKETMENİN ÖNEMİ
04 Şubat 2016
İSLAMDA EVLADIN EBEVEYNİ ÜZERİNDEKİ HAKLARI
28 Ocak 2016
CİNLERE DAİR KONULAR
21 Ocak 2016
DAVUD ALEYHİSSELAM
14 Ocak 2016
HACCA GİTMENİN FAZİLETİ
30 Aralık 2015
EĞER ALLAH’A BİR DAHA İŞİNİZ DÜŞMEYECEKSE
16 Aralık 2015
MUTA NİKAHI
03 Aralık 2015
GÜNAHLARINA AĞLAYAN GENÇ
26 Kasım 2015
Hz .Nuh aleyhisselamın evlatlarına nasihati
18 Kasım 2015
SAHİB-İ HUT {BALIK SAHİBİ YUNUS ALEYHİSSELAM} 2
11 Kasım 2015
SAHİB-İ HUT {BALIK SAHİBİ YUNUS ALEYHİSSELAM}
04 Kasım 2015
AZRAİL ALEYHİSSELAMIN EN ÇOK ÜZÜLDÜĞÜ VE SEVİNDİĞİ ÖLÜM
28 Ekim 2015
AZRAİL ALEYHİSSELAM 3
21 Ekim 2015
AZRAİL ALEYHİSSELAM 2
14 Ekim 2015
AZRAİL ALEYHİSSELAM 1
30 Eylül 2015
TEFEKKÜR
18 Eylül 2015
BİR HİKAYE...
09 Eylül 2015
HACCA GİDEN BİR FAKİRİN BERAATINI ALIŞI
02 Eylül 2015
ALLAHA VERDİĞİMİZ SÖZLER
26 Ağustos 2015
KENDİSİNE VERİLEN NİMETLERE KANAAT ETMEK
19 Ağustos 2015
KABAĞINDA BİR SAHİBİ VAR
12 Ağustos 2015
DEDİKODUCU BİR KÖLENİN YAPTIKLARI
05 Ağustos 2015
TAASSUP
29 Temmuz 2015
DÜNYA HAYATI
22 Temmuz 2015
İLMİ İLE AMİL OLMAYAN ALİMLER
09 Temmuz 2015
MİSAFİRE İKRAMDA BULUNMAK
24 Haziran 2015
DOSTLUK
17 Haziran 2015
BİZİM DUALARIMIZ NEDEN KABUL OLMUYOR...?
11 Haziran 2015
CENNETİN ANAHTARI NAMAZ
03 Haziran 2015
SALAVAT-I ŞERİFEYİ BU AYDA ÇOK ÇEKMEK ELZEMDİR
20 Mayıs 2015
HAKKANİYETLİ OLMAK...
07 Mayıs 2015
HIZIR VE MUSA ALEYHİSSELAMIN KISSASI-4
30 Nisan 2015
HIZIR AS VE MUSA AS ALEYHİSSELAMIN KISSASI-3
23 Nisan 2015
HIZIR AS VE MUSA ALEYHİSSELAMIN KISSASI-2
19 Nisan 2015
HIZIR AS VE MUSA ALEYHİSSELAMIN KISSASI-1
09 Nisan 2015
İNSANLARLA İYİ GEÇİNMEK
01 Nisan 2015
PEYGAMBER EFENDİMİZİN HADİSLERDE CEHENNEMDEN BAHSETMESİ
25 Mart 2015
HZ ÖMER RA.PEYGAMBERİMİZ SAV GÖRÜNCE AĞLAMASI
18 Mart 2015
PEYGAMBERİMİZİN BİR GENCE NASİHATİ
11 Mart 2015
HZ LOKMAN'IN OĞLUNA NASİHATİ
04 Mart 2015
HZ UKAŞE RA.'IN PEYGAMBER EFENDİMİZİN MÜHR'Ü NÜBÜVVETİNİ ÖPÜŞÜ-2
25 Şubat 2015
HZ UKAŞE RA.'IN PEYGAMBER EFENDİMİZİN MÜHR'Ü NÜBÜVVETİNİ ÖPÜŞÜ-1
18 Şubat 2015
PEYGAMBERLERİN DUALARI-3
11 Şubat 2015
PEYGAMBERLERİN DUALARI-2
04 Şubat 2015
PEYGAMBERLERİN DUALARI-1
25 Ocak 2015
ZORLUKLARIN ÜSTESİNDEN GELEBİLMEK
16 Ocak 2015
DÜNYA MALININ ALDATICILIĞI
07 Ocak 2015
DUASI KABUL OLUNAN KİMSELER
31 Aralık 2014
İSTİHARE NAMAZI
24 Aralık 2014
PEYGAMBER EFENDİMİZİN ÖĞRETTİĞİ TESBİHLER
17 Aralık 2014
CUMA GÜNÜNÜN FAZİLETİNE DAİR
14 Aralık 2014
ABDEST ALMANIN FAYDALARI-2
10 Aralık 2014
ABDEST ALMANIN FAYDALARI-1
01 Aralık 2014
KOĞUCULUK-2
26 Kasım 2014
KOĞUCULUK-1
19 Kasım 2014
MESCİD VE CAMİLERİN FAZİLETİNE DAİR
13 Kasım 2014
TERZİLERİN PİRİ
12 Kasım 2014
TERZİLERİN PİRİ
05 Kasım 2014
AŞURE GÜNÜNÜN FAZİLETİ
29 Ekim 2014
İSLAMİYETTE KADIN
26 Ekim 2014
İSLAMİYETTE KADININ YERİ
22 Ekim 2014
KIYAMET GÜNÜNÜN DEHŞETİ
19 Ekim 2014
YAHUDİLERİN HAZRETİ ALİ [ra] SORULARI - 2
15 Ekim 2014
YAHUDİLERİN HAZRETİ ALİ [ra] SORULARI
08 Ekim 2014
NAMAZI BOZAN HALLER
01 Ekim 2014
DUA'NIN GERİ ÇEVRİLMEDİĞİ YER VE ZAMANLAR
24 Eylül 2014
ALLAH c.c RIZIK VERMEDİĞİ,HİÇ BİR CANLI YOKTUR. [hud 6]
17 Eylül 2014
HZ. İBRAHİM ALEYHİSSELAM VE KURBAN
10 Eylül 2014
ZULMÜN KÖTÜLÜĞÜ
04 Eylül 2014
TEVEKKÜLÜN FAZİLETİ
27 Ağustos 2014
HIRSIZLIK
20 Ağustos 2014
HAKKI TAVSİYE ETMEK...
13 Ağustos 2014
ANAYA-BABAYA İYİLİK
06 Ağustos 2014
GAZZE'YE DUA EDELİM!
30 Temmuz 2014
iSRAİL GAZZE'DE İNSANLIĞI ÖLDÜRÜYOR !
23 Temmuz 2014
GAZZE İÇİN DUA VAKTİ...
16 Temmuz 2014
LEYLE-İ KADİR
09 Temmuz 2014
NEFSİN GAFLETİ
04 Temmuz 2014
PEYGAMBER EFENDİMİZE SALAVATI ŞERİFE GETİRMENİN ÖNEMİ 2 Dünün devamı...
02 Temmuz 2014
PEYGAMBER EFENDİMİZE SALAVATI ŞERİFE GETİRMENİN ÖNEMİ 1
25 Haziran 2014
SURE-İ FATİHA
18 Haziran 2014
ALLAH'A ŞÜKÜR ETMENİN ÖNEMİ
11 Haziran 2014
SIRRI İLAHİ
04 Haziran 2014
KOMŞU HAKKI
28 Mayıs 2014
NAMAZ SONRASI YAPILAN TESBİHATİN ÖNEMİ
21 Mayıs 2014
DİNİN TEMELİ NAMAZ
15 Mayıs 2014
KURAN-I KERİM'i ÖĞRENİYORUM [2]
14 Mayıs 2014
KURAN-I KERİM’İ ÖĞRENİYORUM [1]
11 Mayıs 2014
TÜM ANNELERE VE DAHİ ANNE ADAYLARINA SESLENİYORUM...
07 Mayıs 2014
KISSADAN HİSSE
30 Nisan 2014
SURE-İ İHLAS
23 Nisan 2014
İBADETİN MAZERETİ OLAMAZ...
16 Nisan 2014
SABIR KAHRAMANI
09 Nisan 2014
STRESİ YENMENİN YOLLARI...
02 Nisan 2014
OKU...!
26 Mart 2014
Merhamet ve şefkat
Haber Yazılımı