Yazı Detayı
19 Haziran 2017 - Pazartesi 00:13 Bu yazı 53 kez okundu
 
EN ACI BABALAR GÜNÜ!
Merve TANRIÖVER
 
 

DİLİN KEMİĞİ!

 

Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde PKK’lı teröristlerin saldırısı sonucu şehit düşen 33 yaşındaki Jandarma Astsubay Üstçavuş Kenan Yıldız’ın 3 yaşındaki oğlu Melih, babasının tabutunun başında fotoğrafını gösterip, "Bak bu benim babam" diyerek selam durması ise yürekleri titretmişti.Ve  bir türlü bitmek bilmeyen şehit haberlerine eklenen yeni acılar,yürek yangınları,yalnızlıklar,haykırışlar..Babasını sadece anılarda resimlerde hatırlamak zorunda kalacak boynu bükük yavrular,yetimler..

Bu babalar günü  daha canlı acılarıyla,şehitlerin yaktıkları ateşlerle diğerlerinden daha bir ağır,daha bir sancılı..

Evin duvarı yıkılır da açıkta kalırsınız ya işte öyle bir çıplaklıktır baba acısı.Hangi yaşta olduğunuz ve ne olduğunuzun bir önemi yoktur.Sıcacık güven veren eller yerine mezar taşlarını öpmeye başladığınızda anlarsınız koskoca dünyadaki yalnızlığınızı..Her demde,her başlangıçta,bitişte..sizi onaylayacak o koca adam yoktur ve siz yalnızsınızdır.

Usta şairlerimizde bu yangınlardan aldıkları nasiplerle, özlemlerini,sevgilerini dizelerine dökmüşler, acılarını haykırmışlardır.

 “Babamın öldüğünde aylardan Hazirandı,
O elli dördündeydi, ben yedi.
Bir ışık söndüğünde yol yandı.
O kedi bunları nasıl da bildi.” Diyerek kediye kızar Özdemir Asaf..

 

Babasının ağlamasını ilk defa gören şair  Hasan Hüseyin Korkmazgil, ne de güzel anlatmıştır bu çelik görünümlü,  ama aslında yufka gönüllü babaları..

“Gördüm babaların ağlamasını
Dalları düğüm düğüm
Gövdesi kahve falı
Bir zeytin ağacını köklemek var ya

Sökmek var ya sarp yamaçtan ardıcı
Kazma vurmak beş yüz yıllık meşeye
Acısı duymak var ya kopmanın

Babaların ağlaması işte o
Babaların ağlaması öyle zor”

 

Babasını, kalesini  kaybetmenin acısını saklamadan haykırır Sabahattin Ali dizelerinde;

“Allahım! .. İşte bugün,
Şu zavallı ömrümün
En matemli bir günü.

Elim böğrümde kaldım,
Ben bugün haber aldım:
Babamın öldüğünü.

Bitti hayatın tadı,
Bu haber bırakmadı,
Dudağımda tebessüm.

Kalbim oyuldu yer yer,
Aman Yarabbi, meğer
Ne acıklı imiş ölüm”

 

Rıfat Ilgaz da, babasının onları geçindirmek için verdiği mücadeleyi ne de güzel anlatır

“Küçük işler peşinde harcadın altmış üç yılını
Mum sattın, kürek çektin kul oldun sonunda bir kapıya
Çıkarı olduğu halde işinin
Kaplarını doldurmadın vaktinde
Sessiz sedasız göçtün aramızdan”

 

Babasının kaybetmenin serzenişi bir başka ses bulur Cemal Süreya’nın dizelerinde;

“Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü, kör oldum.
Yıkadılar, aldılar, götürdüler.
Babamdan ummazdım bunu kör oldum.”

 

Dik başının baba önünde uysallaşması bir başka anlatılır Nazım Hikmet’in kaleminde;

“Baba!
Her yılbaşında sana söyleyecek
Bir tek sözüm var:
‘Seni ne kadar çok seversem
O kadar çok olsun ömründen geçen yıllar…’

Baba!
Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım!
Ne zulüm, ne ölüm, ne korku
Başımı eğemez!
Yalnız senin elini öpmek için
Eğilir başım.”

 

Ve ne güzel kadınlar, ne de sınırsız aşklar.. En güzel dizeleri babası için yazar romantik Can Yücel ve “Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim” diye özlemini dile getirerek.l

“Hayatta ben en çok babamı sevdim.
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpı bacaklarıyla ha düştü, ha düşecek…
Nasıl koşarsa ardından bir devin,
O çapkın babamı ben öyle sevdim.”

 

TEBESSÜM

 

Baba çocuğuna :
– ” Oğlum, Atatürk senin yaşındayken sınıfının birincisiydi. Biraz örnek al ama.. demiş.
Çocuk da babasına cevabı yapıştırmış :
– ” Senin yaşındayken de Cumhurbaskanıydı.

 

 
Etiketler: EN, ACI, BABALAR, GÜNÜ!,
Yorumlar
Haber Yazılımı Haber Scripti Haber Sistemi Haber Paketleri