Yazı Detayı
21 Nisan 2018 - Cumartesi 00:22
 
Dilde Zenginleşme
Sibel Doğan
 
 

Cumhuriyet tarihi boyunca dilde zenginleşme ve millileşme çalışmaları yapılmıştır. Atatürk döneminde dilimiz Farsça ve Arapçanın boyunduruğundan çıkarılmaya çalışıldı. 1950’lilerden sonra ise Türkçe İngilizcenin boyunduruğundan çıkarılmaya çalışıldı. Bu tür çalışmalar Osmanlı’nın Tanzimat dönemine kadar dayanır. Tanzimat dönemi aydınları Osmanlıcaya tepki gösterdiler. Türk dilinin sadeleşmesi gerektiğini savundular. 1883’te İsmail Gaspıralı’nın Kırım’da çıkardığı Tercüman adlı gazete Türkçe kullanımı akımını hızlandırdı.

II. Meşrutiyetten sonra Türk Derneği, Genç Kalemler, Yeni Lisans gibi adlar altında toplanan yayınlar İstanbul ağzının resmi dil olarak kullanılmasını gündeme getirdi. Dilde sadeleşme çabaları 20. Yüzyılda da Türkçeleşme adı altında devam etti.  Dönem olarak da millileşmenin yükselişte olduğu yıllardı.

Dilde millileşmeyi sağlamak için 1928 harf inkılabı yapıldı. 1932’de Türk Dil Kurumu kuruldu. Çalışmalar Fransız İhtilali’nin başlattığı Yakın Çağ gelişmeleri çerçevesine yakışır durumdadır. Ancak dilde sadeleşme ya da millileşme çalışması, yabancı dillerden dilimize girmiş kelimeleri atmak şeklinde yorumlanmıştır. Ancak Yüzyıllar önce lisanımıza yerleşmiş bir kelimeden bir çırpıda kurtulmak kolay mıdır ve doğru mudur? Bu kelimeler artık Türkçenin yapı taşlarında biri olmamış mıdır?

İletişimde bulunduğumuz uygarlıklarla kültürel alış veriş normaldir. Bu alış veriş için “Dilimiz kirlenmiştir” ya da “Dilimizin ulusallığı zedelenmiştir”  yorumları yerine “ Dilimiz zenginleşmiştir” yorumu daha doğru olmaz mı? Kültürel etkileşim ancak zenginlik getirir. Köreltmez, geriye götürmez. Renk katar, sentez oluşturur.

Türk dili de elbette zengin bir dildir. Her uygarlık gibi Türklerde de uğraş alanına göre kelimeler türetilmiştir. Türklerde hayvancılık yaygın olduğundan en çok hayvan türleri konusunda kelime türetilmiştir.

Başka uygarlıklarla iletişim Türklerin bilim, sanat, ekonomi gibi gelişmeleri takip etmelerini, bu sayede bu alanlarla ilgili kelimelerin de Türk diline girmesine sağlamıştır. Arapçadan bilim, Farsçadan sanat, ayrıca her iki dilden yönetim alanında, İngilizceden ise teknoloji alanında kelimeler Türkçeye girmiştir. Şimdi bu kelimeleri dilde millileşme adına kullanmamak Türk dilini zenginleştirir mi? Bu kelimeleri atmak uygarlığımızı geliştirir mi?

İngilizce çok zengin bir dildir. İngilizcenin tamamen ulusal olduğunu söylemek mümkün mü? Fransızcadan çok fazla kelime girmiştir İngilizceye. İngilizler bu durumdan rahatsız olmadıkları gibi sahip çıkmışlar bu kelimelere. Böylece zengin bir dile sahip olmuşlar. Aynı durum bizim için neden geçerli olmasın? Bizim dilimize girmiş, bizim tarzımızı, söyleşimizi oluşturmuş bu kelimeler artık bizimdir.

 

 
Etiketler: Dilde, Zenginleşme,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Nisan 2018
Alfabemiz Ne Olmalı?
24 Mart 2018
KÖRLÜK
14 Mart 2018
Kadın Hakları
03 Mart 2018
EĞİTİM ÖNEMLİDİR
09 Aralık 2017
Sus, izle
23 Kasım 2017
Modern Türkiye
17 Kasım 2017
BİZ
09 Kasım 2017
Anlam
26 Ekim 2017
Aşk nedir?
13 Ekim 2017
Aydınlık Yol
11 Eylül 2017
Sessiz Gece
27 Temmuz 2017
Bizde Tarih Anlayışı
20 Temmuz 2017
Vahdettin ülkeyi Neden Terk Etti?
13 Temmuz 2017
Şehzade Evlilikleri
08 Temmuz 2017
ENDERUN MEKTEBİ
22 Haziran 2017
Karakol Cemiyeti
01 Haziran 2017
Kitap Severliğimiz
25 Mayıs 2017
Rüzgar
18 Mayıs 2017
Atatürk ve Bayrak
14 Nisan 2017
Süryaniler
05 Nisan 2017
Gençliğimsin
28 Mart 2017
Mustafa Kemal’in İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne Eleştirileri
22 Mart 2017
Kût'ül-Amâre Savaşı
08 Mart 2017
Hürriyet ve İtilaf Partisi
22 Şubat 2017
Ahmet Rıza Bey
07 Şubat 2017
Sol Partilerin Gençlerle ilişkisi
31 Ocak 2017
Akıp giden yaşam
24 Ocak 2017
İttihatçılar
17 Ocak 2017
Sen Lazım
11 Ocak 2017
Ruhumun Aynası
04 Ocak 2017
İttihat ve Terakki
27 Aralık 2016
Mustafa Kemal
20 Aralık 2016
Vatan Yahut Silistre
14 Aralık 2016
VATANIM SENSİN
07 Aralık 2016
Kravatın Tarihi
30 Kasım 2016
HER ŞEY NORMAL
22 Kasım 2016
ÖĞRETMENLİK
16 Kasım 2016
İstanbul
08 Kasım 2016
MİSAKI MİLLİ NEDİR?
02 Kasım 2016
Türkiye’de 29 Ekim
19 Temmuz 2016
İleri Çağ İleri Medeniyet demek midir?
12 Temmuz 2016
İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde Neden Lider yoktu?
29 Haziran 2016
Almanya’nın Osmanlı ile İttifak Yapma Nedenleri
31 Mayıs 2016
Babı Ali Baskını
24 Mayıs 2016
Kafkas Cephesinde Osmanlı- Alman Çatışması
17 Mayıs 2016
İttihat ve Terakki Partisi’nin ideolojisi
10 Mayıs 2016
Deniz Gezmiş’e
03 Mayıs 2016
Mustafa Kemal ya da Enver
26 Nisan 2016
Sarıkamış Harekatı
19 Nisan 2016
I.DÜNYA SAVAŞINDA ALMANLARLA İTTİFAK YAPMAK ZORUNLU MUYDU?
12 Nisan 2016
Fatih’in Osmanlısı
05 Nisan 2016
Latin Alfabesinin Kullanımı
29 Mart 2016
I.Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusunun Durumu
22 Mart 2016
Başka Bir Dünya
15 Mart 2016
Çanakkale Savaşı Özel Bir Savaştır
08 Mart 2016
Komutanlık Yetenektir
01 Mart 2016
II. Abdülhamit’in İttihatçılarla İktidar Mücadelesi
23 Şubat 2016
Enver Paşa’nın Kişiliği
16 Şubat 2016
Mobbing zayıflığın göstergesidir.
09 Şubat 2016
Sevgiliye Mektup
02 Şubat 2016
Türklerde milli bilinç
26 Ocak 2016
Güzellik emek ister
19 Ocak 2016
İttihat ve Terakki Kuruluşu
12 Ocak 2016
Enver Paşa ve Mustafa Kemal ilişkisi
05 Ocak 2016
Enver
29 Aralık 2015
Vatan Nedir?
22 Aralık 2015
25 Aralık
15 Aralık 2015
Kahraman mı, Vatan haini mi?
09 Aralık 2015
Ermeni Soykırım iddialarına Türk yanıtı ne olmalı?
01 Aralık 2015
İhmal Edilen Bayırbucak
24 Kasım 2015
Osmanlı Ordusunun Almanlara Teslimi
17 Kasım 2015
Osmanlı Aydınları İttihatçıları İttihatçılar…
10 Kasım 2015
Muhteşem savaş konuşmaları
Haber Yazılımı