Yazı Detayı
11 Ocak 2017 - Çarşamba 14:57 Bu yazı 388 kez okundu
 
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu(DEHB) ile Yaşamak
PINAR TÜMBAŞ
 
 

Zaman içerisinde bilimsel ve teknolojik alanda ilerlemeler arttıkça, ulaşabildiğimiz bilgiler çoğaldıkça, hayatın kolaylaşması için elimizdeki imkanlar fazlalaştıkça bazen anlamak ve yaşamak daha zor hale gelebiliyor. "Bizim zamanımızda..." diye başlayan cümleleri daha sık duyuyoruz ya da ifade ediyoruz sanki. Zamane çocuklarını anlamak bir önceki kuşak için hep zorlu bir süreç olsa da günümüzde anne-babaların takip etmesi, öğrenmesi ve dikkat etmesi gereken o kadar fazla uyaran/konu bulunuyor ki. 

Anne-babalar için en zor olan durumlardan biri ise çocuklarının yaşadıkları bir sorun ya da sıkıntının ciddi bir problem olarak adlandırıldığı durumlar olsa gerek. Eskiden "yaramaz", "tembel" olan çocuklar şimdi "hiperaktif" ya da "öğrenme güçlüğü" yaşayan çocuklar olarak tanımlanıyorlar. Bu tanımlamalar ise hayatı aileler için daha zor hale getirebiliyor. 

Ruh sağlığı alanında sorunu doğru anlamak ve tanımlamak önemlidir, çünkü tedavi ve yardım sürecinin en etkin şekilde planlanması için bu gereklidir. 

 Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu nedir?  

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her toplumda oldukça yaygın, çocukluk çağının en sık görülen psikiyatrik bozukluklarındandır. En çarpıcı belirtileri: dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve ataklıktır (dürtüselliktir). Ele avuca sığmazlar. Hiç tükenmeyen enerjileri vardır. Tehlikelere aldırmaksızın bütün gün koşuşturabilirler. Dikkat süreleri kısadır. Başladıkları işi bitirmeden bir diğer etkinliğe geçerler, yoğun dikkat gerektiren görevleri sevmezler ve reddederler. Çok sık eşyalarını kaybederler ve düzensizdirler. Çok konuşurlar, sırasını beklemekte güçlük çekerler, sorunun bitmesini beklemeden hemen yanıtını verirler. 
 

DEHB, dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin birlikte görüldüğü, dikkat eksikliğinin ön planda olduğu ya da ataklığın (dürtüselliğin) ön planda olduğu üç farklı şekilde görülür. Erkek çocuklarda kız çocuklarına göre daha sık görülmektedir. DEHB erkek çocuklarda daha çok davranış problemleri ile kendini gösterirken, kız çocuklarda akademik başarısızlık şeklinde kendini gösterir. 

DEHB’nin başlangıç yaşı kaçtır? Belirtiler ne zaman ortaya çıkar? 

Genellikle 3–4 yaşlarında kendini belli eder. Ancak tanılama süreci ilkokul döneminde öğretmenlerin çocuğu fark etmeleri ve aileyi 'Çocuk Psikiyatrisi'ne yönlendirmeleriyle başlar. DEHB tanısının konulabilmesi için temel belirtilerin 7 yaşından önce başlaması, en az üç ortamda görülmesi (ev, okul ve oyun ortamı) ve 6 ay boyunca da devam ediyor olması gerekmektedir. 
 

Her hareketli veya dikkati dağınık çocukta DEHB var mıdır? 

Çocukluk çağı genel özellikleri itibariyle enerjik ve hareketli bir dönemdir. Ancak DEHB’li çocuğun hareketleri amaca yönelik değildir. Tehlikelere aldırmadan, bitmek bilmeyen enerjiyle koşuşturup dururlar. Çocuğun hareketliliğinde kendi yaşıtları ile karşılaştırıldığında belirgin fark görülür, ev ve okul ortamında ciddi sorunlara yol açmaktadır. Ancak çocuğun aşırı hareketliliği, huysuzluğu, huzursuzluğu ve dikkat dağınıklığı her zaman DEHB ile ilişkili olmayabilir.  
Tanı ile belirtileri bir birine karıştırmamak gerekir. Bu tanı uzman bir çocuk ve ergen psikiyatri doktoru tarafından konulabilir. En etkili tedavi uygulamaları uzman, aile ve okul işbirliğinin sağlandığı durumlardır. Her zaman bu işbirliği kurmak kolay olmaya bilir. DEHB tedavisi emek isteyen bir süreçtir. 

 

 
Etiketler: Dikkat, Eksikliği, ve, Hiperaktivite, Bozukluğu(DEHB), ile, Yaşamak, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı