Yazı Detayı
28 Mayıs 2018 - Pazartesi 05:45
 
DEH BABAM!
Narin DEMİRCİ
kullaniciadi@@
 
 

Fatih Sultan Mehmet Han, Akşemseddin'in olmadığı zamanların birinde Şeyh Vefa ile tanışmak ister. Amacı onunla konuşmak ve ondan feyz almaktır. Şeyhin ayağına kadar gider ve kapısına varır. Ancak Şeyh, Sultan Fatih'i huzuruna almaz. Hatta tekkenin kapısı bile açılmaz koca padişaha. Cihan padişahı her defasında mahzun bir şekilde geri döner tekkenin kapısından.

Padişah bu durumdan dolayı öyle mahzun olur, öyle üzülür ki. Ancak dönmek zorunda kalır her seferinde. Onun bu üzüntülü durumuna Şeyh Vefa da çok üzülür. Ama bir türlü içeriye almaz. Bu manzarayı gören dervişlerden biri dayanamaz ve sorar şeyhe:

"Şeyhim! Madem hünkarı seversiniz. Neden onu görmeyi dilemezsiniz? Neden hünkarı içeri almazsınız da kapıdan gönderirsiniz?"

 

Bunun üzerine Şeyh Vefa şöyle söyler:

"Benim ona meylim, onun bana ihtiyacından daha fazladır. Bir defa birbirimizi görürsek o beni, ben de onu bırakmayacağım. O bu kapıdan girerse çıkmak istemeyecek. Ancak devlete hükümdar lazım. O saltanatı yürütmekle yükümlü."

24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve genel seçimleri için tüm siyasi partilerin milletvekili aday listeleri açıkladığında listelerdeki isimleri gördüğümde bu hikayeyi hatırladım gayri ihtiyari. En çok dikkatimi çeken ise merhum AK Parti Gaziantep milletvekili Abdulkadir Yüksel'in oğlu Müslüm Yüksel idi. Merhum vekile ahde vefa olsun diye oğlu milletvekili adayı gösterilmiş. Gaziantep'te ayyuka çıktı bu söylenti. 'Abdulkadir beye vefa için aday yapıldı. Ahde vefa güzel şey' sözleri dolaşıyor kulaktan kulağa. Herkesin dilinde bu. Tabi olumsuz olarak dolaşmıyor bu söylenti ancak 'Ahde vefa' siyasette şık durmuyor ne yazık ki.

Devlet işlerine, gönül (tasavvuf) işi bile işlememiş Osmanlı zamanında. "Devlete padişah lazım" diyerek, cihan padişahı dergah kapısından gerisin geri gönderilmiş. Devlet işine o kadar önem verilmiş yani. Ama şimdilerde ahde vefa işliyor siyasetimizde. 'Ahde vefa' güzel bir haslettir ancak devlet işine uygun değil. Çünkü ahde vefa 'Kişiler arası'dır fakat devlet işi 'Kişiler arasılık'tan çok daha ötededir. 

Adaylara bahşedilen bir burs verme işi, bir bağış işi, zekat işi, fıtr sadakası değil. Devletin makamı. Dolayısıyla ahde vefadan önce ehliyet ve liyakata bakılmalı her hususta. Sayın Müslüm Yüksel'e ehliyetsiz ve liyakatsız yakıştırmaları yapmıyorum asla. Sözüm, onun şahsına değil siyasi yöneticilere. Ahde vefa ile seçim yapmak çok yanlış bir strateji. Ben milletim ve sadece vekillikte değil her hususta 'Öncelikle ehliyet ve liyakat' diyorum kesinlikle. Ancak siyasi yöneticilerin her şeyde olduğu gibi bu konuda da yazılanları dikkate alacağını hiç düşünmüyorum. Yani yine gözler kapanacak, kulaklar tıkanacak...

Onlar kulaklarını tıkasınlar boşver. Biz yine şarkımızı mırıldanalım kendi kendimize sevgili vatandaş kardeşim:

Aynı ağıt, aynı yas

Bu manzara bize has

Her şey yerli yerinde

Eski hamam, eski tas

Deh babam deh..

 
Etiketler: DEH, BABAM!,
Yorumlar
Haber Yazılımı