Yazı Detayı
08 Eylül 2017 - Cuma 00:25 Bu yazı 221 kez okundu
 
Damak (T/Adının Tadı) Gaziantep
Şaban Keskin
deniz.keskin.47@outlook.com
 
 

Üniversite’ye ilk yerleştiğimde Gastronomi özelliği ile ün salmış güzelim Gaziantep kenti ile tanıştım. Gaziantep'e ilk geldiğim gün tanıştığım Oktay adında Gaziantepli bir delikanlının bana karşı kullandığı ilk cümle 'damak tadının Başkenti Gaziantep'e' hoş geldin oldu. 'Yemek kültürü' denilen kavrama kulağım çok aşina değildi. Beni sardı bir merak…

***        

   Üniversite hayatımın ilk yıllarında Gaziantep'in yemek kültürünü incelemek ve öğrenmek için tanıştığım birkaç Gaziantepli arkadaşımla konuştum. Tam da tatmin olamadım. Aralarından birisi 'Antep yemeğini öğrenmek istiyorsan mutfak müzesine git' dedi. Güzel fikirdi. Sonra öğrendim ki Türkiye'nin ilk ve tek Mutfak Müzesi Gaziantep'teymiş. Sonra, mutfak müzesinin yerini öğrenerek hemen müzeye gittim. Müzenin kapısını araladığımda müzeden tarihi dokusu beni çok etkiledi. İçini gezdiğimde, eski Antep'i yemek araç gereçleri adeta beni büyüledi.

***

   Türkiye’nin ilk turizm bakanı olan Ali İhsan Göğüş müzeye annesi Emine Göğüş'ün adının verilmesi karşılığında, müzenin yerini belediyeye bağışlamış. Tarihi dokusuyla insanların ilgisini çeken Mutfak Müzesi, özellikle Gaziantep’e dışarıdan gelen insanların uğrak yeri olduğunun farkına vardım. Tıpkı benim için ilk uğrak yer olduğu gibi. Gaziantep’in mutfağının zengin olduğunu biliyordum ancak;  Dünya Gastronomi başkenti olduğunu bilmiyordum. Ve en çok etkilendiğim alanlarda bir tanesi de, Dünyanın farklı yerlerinden gelen yabancı turistlerin Gastronomi şehrin yemeklerini tatmak için geldiği noktaydı.

***

   Ayrıca; Geleneksel mutfak kültürünün yansıtıldığı müzede, geçmişten kalan tarihi eserler sergileniyor. Gaziantep halkı, geleneksel yemek kültürünü devam ettiriyor. Sahre(piknik) kültürünün yansıtıldığı müzede, geçmiş döneme tanıklık eden birçok görsel öğe bulunuyor. Sahre kültürü günümüzde hala Gaziantep’te devam ettiriliyor. Gaziantep’te oturma kültürünün beraberinde getirdiği mırra içme geleneği ve o dönemde kullanılan mırra cezveleri müzede sergileniyor. Mırra, genellikle Güneydoğu’ da içilen bir kahve türü. Buradan şu sonucu çıkarabiliriz: Güneydoğu Anadolu mutfağını, Antep mutfağı temsil ediyor. Gerçekten de öyle.

***        

   Müzeye ilk girişte Antep’ in yöresel yemek kültürü canlandırılmış haliyle bizi karşılıyor. Antep’ in mimarisinin özgünlüğü korunarak inşa edilen müze de, 19.yy dan dan kalma, kapaklı bakır sahan, bakır çukur tepsi, cezve, tis tepsi, kaymak tepsisi, çirtikli sahanlar gibi eserler bulunuyor. Eski Antep'ten kalma tencere, kazan, yemek sofrası, tavalar, bıçaklar, kaşıklar, kepçeler, süzekler, kömürlü ütü, mırra cezvesi, kadehler, maşrapalar, sahanlar ve birçok araç müzede sergileniyor. Mırra ve fekke sofrasına oturmuş yöresel giysili mankenler tarafından tanıtılan müze, ziyaretçilerine keyif veriyor. Gaziantep yemek kültürünü anlamak için müzeyi gezmek yeterli olur diye düşünüyorum.

               

***

   Ülkemizin belki de Dünya’nın ilk ve tek mutfak müzesi olan Emine Göğüş, tarihi dokusu ve içinde yer alan materyaller ile Antep yemek kültürü hakkında ziyaretçilerini bilgilendiriyor. Antep yemek kültürü, fotoğraflar ve mankenlerle tanıtılıyor. Müzedeki eserlerde zengin ışıklandırmalar kullanılarak, müzeyi ziyaret edenlere değişik bir ortam sunuluyor.

 

 

 
Etiketler: Damak, (T/Adının, Tadı), Gaziantep,
Yorumlar
Haber Yazılımı