Yazı Detayı
13 Ocak 2016 - Çarşamba 15:48 Bu yazı 570 kez okundu
 
CUMA GENELGESİ ANAYASA İHLALİDİR
Ömer Kılıç
 
 

Başbakan Davutoğlu'nun cuma günü düzenlemesi ile ilgili açıklamasının bir kısmı aynen şöyle: "Bundan sonra herkes huzur içinde Cuma namazına gidecek. İsteyen gidecek, istemeyen gitmeyecek. Herkesin kendi inancına göre. Ama gitmek isteyenin huzur içinde gitmesini sağlayacak şekilde gerekli esneklik gösterilecek. Cuma günleri bir bayram günü kutlaması şeklinde de bütün Türkiye!de kardeşliğimize daha da fazla katkı sağlayacak bir ortam gerçekleşmiş olacak."

                       

                        Açıklamanın özellikle isteyen gidecek, istemeyen gitmeyecek kısmı can alıcı görünüyor. Buradan anlaşılmak gereken, devletin, cuma namazına hangi memurunun gitmek isteyip hangi memurunun gitmek istemediğini öğrenmek istediğidir. Genelge de aynen başbakanın ifadesi gibi çıktı. İşte genelge metni: "Anayasa ve ilgili mevzuatla güvence altına alınan dini inanç hürriyetinin bir gereği olarak; Cuma Namazı saatinin mesai saatine denk gelmesi halinde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan isteyenlere mesai kaybına neden olmaksızın izin verilir. İsteyenlere kelimesini özellikle siyah punto ile yazdım. 

                 

                         İsteyenlere mesai kaybına neden olmaksızın izin verilir tümcesi ile gerçekte yapılmaya çalışılan, kimlerin cuma namazına gidip kimlerin gitmediğini resmi belge ile belirlemek. Fişlemek yani. Toplumu her anlamda ayrıştırmaya çalışan muktedir, dini ritüelleri bir ayrıştırma metası olarak kullanmaya devam ediyor,  bundan vazgeçecek gibi de görünmüyor.

                    

                        Asıl maksat din ve vicdan özgürlüğü ile ilgili düzenleme yapmak değil, fişlemedir. Bu ülkede cuma namazına gitmeyeceksin kardeşim diyen bir amire rastlamak mümkün değil. Rastlanır ise tam da bu noktada devlet devreye girer ve gereğini yapar. Doğrusu budur. Devletin din ve vicdan özgürlüğü konusundaki görevi bu özgürlüğe engel olunduğunda polislik yapmaktır.

                       

                        Düzenleme bu haliyle anayasaya aykırıdır. Şöyle: Anayasamızın 10. maddesine göre herkes din dil, ırk ve cinsiyetine bakılmaksızın kanun önünde eşittir ve devlet eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

                       

                        Yapılan bu düzenleme, sünni müslümanların hayatını ve ibadetini kolaylaştırmaktadır. Diğer  zümreler karşısında sünni müslümanlara bir imtiyaz tanınmaktadır. Genelge, başka din mensupları ya da başka mezhep mensuplarını kapsamamaktadır. Bu haliyle anayasanın 10. maddesine aykırılık açıktır.                                                        

                        Anayasamızın 24. maddesi din ve vicdan özgürlüğü başlığı altında herkesin dini inancının gereğini yerine getirmekte özgür olduğunu belirtir.  Yine aynı madde, "Kimse dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz;."cümlesi ile de devletin ya da başka birinin  kimin neye inandığını bilmek istemesinin önüne geçer.

                       

                        Yapılan düzenleme ile devlet, aslında yukarıda da belirttiğimiz üzere kimin neye inandığını, kimin namaz kılıp kılmadığını anlamaya çalışmaktadır. Bu da anayasamızın 24. maddesinin açık ihlalidir.

                       

                        Din bu coğrafyanın kırılma noktasıdır. Özellikle sağ siyasal iktidarlar bu ülkede bu kırılma noktasından tutmayı gelenek haline getirmişlerdir. Bugünkü iktidar da bu geleneği takip etmektedir. Kendi meşruiyetlerini dini ritüellere sarılarak güçlendirmeye çalışmakta, toplumu ayrıştırmak pahasına bunu yapmakta ısrarcı görünmektedir.

                       

                        Çözüm bir sonraki yazımın konusu olan demokrasilerin omurgası olduğuna inandığımız laikliktedir.                  

 

                       

                       

 

 
Etiketler: , CUMA, GENELGESİ, ANAYASA, İHLALİDİR,
Yorumlar
Haber Yazılımı Haber Scripti Haber Sistemi Haber Paketleri